Greenpeace’ten düzenli haber almak için isminizi ve e-postanızı belirtin!
Buradasınız:
Greenpeace eylemcileri bir süre önce sözde bilimsel balina programındaki balina eti kaçakçılığı skandalını ortaya çıkarmışlardı. Fabrkia gemisi Nisshin Maru’dan alınan etler gemi mürettebatı tarafından yasal olmayan yollardan satılıyordu. Greenpeace içeriği mukavva olarak belirtilen ancak içinde iyi kalite balina eti olan kutulardan birini ortaya çıkarmıştı.
Balina avcılık şirketi Kyodo Senpaku konuyla ilgili ifadesini neredeyse üç defa değiştirdi. Skandal ortaya çıkadan önce ise Japonya Balıkçılık Ajansı Yetkilisi balina etinin mürettebata kesinlikle verilmediğini söylemişti.
Sonunda Japonya Balıkçılık Ajansu, Memeli Deniz Hayvanları Araştırma Merkezi ve Kyodo Senpaku bulgularımıza karşılık ortak bir cevap hazırladılar. Üstelik bu olağanüstü çalışmada Greenpeace’den “kötü niyetli” olarak bahsediliyor!
Ancak bu açıklama cevaplar yerine daha fazla soruyu ortaya çıkarıyor!
Sorular :
Açıklamada kaçakçılığı yapılan etin bir “hediye” olduğu ve hükümetin araştırma departmanı olan Memeli Deniz Hayvanları Araştırma Merkezi’den Kyodo Senpaku tarafından satın alındığı bildiriliyor. Öyleyse faturası nerede?
Bu sözde “hediyeler” neden “mukavva” olarak etiketlenmişti? Eğer içeriği balina eti olan bir kutunuz varsa ve bu kutu size şirketiniz tarafından size verilmişse onu “mukavva” olarak mı etikletlersiniz? Üstünü bir de kirli kıyafetlerle mi örtmeye çalışırsınız? Ne saklamaya çalışıyorlardı dersiniz?
Şirket her bir mürettebatın 9,5 kg’lık balina eti aldığını söylüyor. Bu yaklaşık iki tonluk bir balina eti anlamına geliyor. Eğer mürettebata böylesine pahalı hediyeler verilebiliyorsa, neden Japon vergi mükelleflerinin destediğine ihtiyaç duyuluyor?
Greenpeace en az 23 gemi mürettebatnın toplam 93 kutu “kişisel bavulu” 30 farklı adrese gönderdiğini tesbit etti. Hiç birinin içeriği “balina eti” olarak belirtilmemişti. Bunun yerime “plastik eşya” gibi etiketlemeler yapılmıştı. Öyleyse mürettebatın geri kalanı ücretsiz aldıkları balina etini nasıl dışarıya taşıyabildi?
Neden hiç bir kutunun içeriği “balina eti” olarak belirtilmemişti?
Eğer ortaya çıkarılanlar tamamen uydurmaysa, neden balina avcılık filosunda görevli kişiler büyük risk alarak bizimle temasa geçtiler?
Ardından taşımacılık şirketi devreye giriyor...
Taşımacılık şirketi neden hemen kayıp bir kutu olduğunu raporlamadı? Şirket neden kutuyu ve içeriğini basın açıklamasıyla duyurmamızın ardından kayıp bir kutu olduğunu söyledi?
En büyük soru ise;
Bölge savcısı neden eylemcilerimiz tutuklandıkları anda soruşturmayı durdurdu?
Soruşturma kesinlikle yeniden başlatılmalı. Bu konu henüz kapanmış değil.
Bu ayrıca Junichi ve Toru için de bir son demek değil. Onlar hala hırsızlık ve başkasının mülküne izinsiz girme suçlarıyla karşı karşıya kaldıkları dava gününü bekliyorlar. Oysa yaptıkları tek şey bu büyük skandalı ortaya çıkarmaktı.
Konuyla ilgili tüm gelişmeleri buradan takip etmeyi sürdürebilirsiniz.