Skip navigation.

OKYANUS, a. İnsanlar – ki solungaçları yoktur- için yaratılmış dünyanın, üçte ikisini kaplayan büyük deniz Ambrose Bierce, The Devil’s Dictionary. Henüz 2000 yılında resmen isim verilen ve tanımlanan Güney Okyanusu, dünyanın ‘en yeni’ ve dördüncü en büyük okyanusudur. Ayrıca, sınır çizgisi bir kara parçasıyla değil de bir enlem ile belirtilen tek okyanustur.

Dünya’nınen güçlü rüzgarları, Antartika’yı tamamen çevreleyen bu sular boyuncaesmektedir. Ayrıca, Dünya’nın en büyük okyanus akıntısı olan ve dünyanın tümnehirlerinin toplamından yüz kat daha fazla su taşıyan Antarktik dolaykutupsalakıntısı da buradadır.

UluslararasıHidrografi Organizasyonu (IHO – International Hydrograhic Organization)tarafından 2000 yılında tanınmadan önce, Güney Okyanusu, Hint, Pasifik veAtlantik Okyanuslarının en son ucu olarak biliniyordu. Bazı ülkeler, okyanusunkapsadığı alan konusunda anlaşamıyorlar, fakat IHO’nun tanımına göre GüneyOkyanusu, Amerika Birleşik Devletleri’nin yaklaşık iki katı büyüklüğündedir.

Güney Okyanusu’nda Yaşam

GüneyOkyanusu suları yaşam doludur. Bu okyanus, yaklaşık yirmi çeşit balina veyunusa ve altı çeşit foka ev sahipliği yapmaktadır. 120 tür balık burada yaşarve buz gibi Antartika sularında donmamak üzere evrim geçirmişlerdir. Bu bölgedebirçok deniz kuşu yaşar, bunlar arasında 21 tür albatrosun 18’i dabulunmaktadır. Ayrıca en küçük okyanus yaşam birimi olan planktona da evsahipliği yapmaktadır.

Mikroskobikplankton, krill tarafından yenir ve ikisi birlikte Antartika besin zincirinintemelini oluşturur. Krill, Güney Okyanusu deniz kuşları, balık ve memelilerinintemel yiyecek maddelerinden birisidir. Krill sürüleri, metreküpte 30,000 canlısayısına kadar çıkmaktadır.

GüneyOkyanusu, birkaç uluslararası anlaşmalar ile korunmaktadır; Uluslararası BalinaAvcılığı Komisyonu’nun ticari balina avcılığına ilişkin yasağı, AntartikaFoklarının Korunması için Konvansiyon’un (Convention for the Conservation ofAntarctica Seals) fok avlanmasına ilişkin sınırlaması ve Antartika Deniz CanlılarınınKorunması Konvansiyonu’nun (Antarctic Marine Living Resources) balıkçılıklailgili regülasyonları. Fakat, bu konvansiyonlar iyi takip edilmemekte vesürekli olarak ihlal edilmektedir.

Güney Okyanusu’nun Karşı Karşıya KaldığıTehditler

 Aşırı balıkçılık ve korsanbalıkçılık

GüneyOkyanusu’nun, izole olması ve zorlu koşullarına rağmen, sularında, yoğun olarakve sürdürülemez şekilde balıkçılık yapılmaktadır. Güney Okyanusu’nun iki önemliticari su ürünü olan kaya balığı ve buz balığı, 1970’lerde oldukça azalmış ve odönemden beri de hiçbir iyileşme gözlenmemiştir. Yakın dönemde, Patagonyatoothfish ve güney orkinosu, soyları tehlikeye girecek şekilde –yasal ve korsangemilerce- hedef seçilmiş ve bunun sonucunda listelenme yapılması için çağrılaryapılmış ve bu türler Nesli Tehlikedeki Hayvan ve Bitkilerin UluslararasıTicareti Hakkındaki Konvansiyon tarafından (the Convention for InternationalTrade in Endangered Species - CITES) koruma altına alınmıştır. Bazı alanlardayakalanan Patagonya toothfish balıklarının %90’ının kaçak olduğudüşünülmektedir.

 ''Tahrip edici balıkçılık''

Zatentehdit altında olan, Patagonya tootfish ve güney orkinosunu hedef alan ve 200kilometre uzunluğunda yatay iplerde kullanılan ve üzerinde binlerce oltakancası  bulunan long-line olarakadlandırılan balıkçılık Güney Okyanus canlılarını büyük miktarlardaöldürmektedir. Her yıl, bu yemlere aldanıp kancalara takılarak ölencanlılardan, sadece albatros sayısı 100,000’i geçmektedir. Güney Okyanusu’ndabulunan onsekiz albatros türünün tümünün, tıpkı bu uzun yatay oltalara hedefiolan Patagonya toothfish ve güney orkinosu gibi nesillerinin tükenmesine ramakkalmıştır.

 Balina avcılığı

Güneyokyanusu’nda balina avcılığı uluslararası yasalarla yasaklanmıştır, fakat, heryıl, Japonya’dan bir balina avcı filosu, yüzlerce minke balınasını“bilimsellik” kisvesi altında yakalamaktadır. 2005’te, Japon Balıkçılık Ajansı(Japan Fisheries Agency), bu sayıyı iki katına çıkaracaklarını ve 50 fin ve 50kambur balina ekleyerek, Güney Okyanusu’nda yıllık kıyımı yaklaşık 1,000’eçıkaracaklarını duyurmuştur. Balina avcılığının başlamasından itibaren,Antartika balinalarının %90’ı kaybedilmiştir. 40 yıldır koruma olmasına rağmen,Güney Okyanusu Mavi Balina sayısı, daha önceki balina popülasyonunun ancak çokküçük bir parçası olarak kalmaktadır.

İklim değişikliği

Antarctic Peninsula, dünyanın geri kalanından 2 – 3 kat daha hızlı ısınmaktadır.Sıcaklıklar, geçen 50 senede, yaklaşık 2.5°C artmış, son on yılda iki büyükbuzul platformun yıkılmasına neden olmuştur. Antarctic Peninsula’nınısınması, bölgedeki gıda zincirinin temeli olan krill popülasyonlarındakiçarpıcı azalmayla ilişkilendirilmiştir. Bu, penguen popülasyonlarında sondönemde görülen azalmaya ve ayrıca, bazı balina popülasyonlarının kurtarılamamasınada sebep vermiş olabilir. 1997 yılında, Greenpeace, Antartika’ya yaptığı birseferde, Larsen B Buzul Platformu’nda büyük bir çatlak olduğunu belirtmiş vekısa süre sonra çökebileceği konusunda uyarıda bulunmuştur. On bin kilometrekarelik alanı kaplayan 200 metre kalınlığındaki buzul platform, 2002 yılındadenize çöktü.

Dünya Parkı Antartika

1980lerdenberi, Greenpeace, Ross Island’da bir Dünya Parkı Üssü- World Park Base kurarak,Antartika’nın korunması için kampanya yürütüyor. Beş yıl boyunca, bu üs,Greenpeace Antartika’nın kampanya merkeziydi ve yıllık olarak getirilenkaynaklarla devam ettirilmişti. Antartika’nın “barış ve bilime adanmış doğalkaynak” olarak gösterildiği Çevre Koruma Protokolü’nün (Protocol onEnvironmental Protection) imzalanmasıyla önemli bir zaferin kazanıldığı 1992’yekadar sürdürüldü.

 

oceans.greenpeace.org