(Ağrı Bildirgesi, 31 Mayıs 2007 tarihinde Nuh'un Gemisi'nin açılışında Okan Bayülgen tarafından okunmuştur.)
Dünya üzerinde yaşayan tüm insanlar ve halklar adına!
Gezegenimizin, dolayısıyla hayatlarımızın ve refahımızın bağlı olduğu
yeryüzündeki doğal kaynakların yönetimini sizlere, seçimle ya da
atanarak başa gelen liderlerimize emanet etmiştik.
Bu
nedenle, sizlere iklim değişikliğinin hepimizi yıkıma sürükleyen
etkileri konusundaki derin kaygılarımızı ifade ediyoruz. İklim
değişikliği Nuh’un Gemisi efsanesinin ilk kez anlatıldığı zamandan bu
yana görülmemiş büyüklükte kuraklıklara, su krizlerine, kıtlıklara,
toplu göçlere, deniz seviyesinde yükselmelere, aşırı hava olaylarına ve
sellere neden olacaktır. İklim değişikliği, milyarlarca insanın
hayatını alt üst ederek gezegenimizdeki doğal yaşamı geri dönülemez
biçimde değiştirecektir.
Bizler, yaklaşmakta olan felaketi engellemekte, siz devlet liderlerimizi sorumlu tutuyoruz.
Yaşamlarımızı,
meskenlerimizi, toplumlarımızı ve doğal kaynaklarımızı hem insan
kaynaklı hem de doğal tehditlerden korumanın sizin vekaletinizde
olduğunu sizlere hatırlatırız. Ne siyasi ne de fiili anlamda, temsil
ettiklerinizin yaşamını tehlikeye atacak herhangi eylemde
bulunamazsınız. Böylesi bir yetenek veya yükümlülüğü barındırmayan
liderlik kurumunu anlamsız ve hükümsüz addediyoruz.
Sizleri,
küresel ortalama sıcaklık artışı endüstrileşme öncesi seviyenin 2
derece üstüne çıkmadan, iklim değişikliği felaketini engellemek üzere
acilen küresel ölçekte işbirliği yapmaya çağırıyoruz. Bu, önümüzdeki on
– onbeş yıl içinde seragazı salımlarının artışını durduracak radikal
bir programın derhal yürürlüğe konulmasını gerektirmektedir. Ayrıca,
küresel ölçekte sera gazı salımlarının 2050 itibariyle 1990 seviyesine
oranla en az %50 oranında azaltılması hedefine yönelik yasal taahhütte
bulunmalısınız.
Sorumluluğunuz
dahilindeki tüm şehirler, devletler veya halklar, insiyatif kullanarak
ve zaman kaybetmeksizin küresel salımların azaltılmasına yönelik her
şekilde katkıda bulunmalıdırlar. Arzu edilen ve ihtiyaç duyulan
önlemleri başkalarının alması beklenemez ve beklenmemelidir. İklim
değişikliğini engellemek yönünde öngörülen asgari her katkı, iklim
değişikliğine sebep olan tarihsel katkı ve bunu önlemekteki kapasite
gözetilerek hakkaniyete dayalı bir şekilde belirlenmelidir.
Bu
nedenle, sanayileşmiş ülkeleri, 1990 yılındaki sera gazı salım
oranlarını 2050 yılına kadar en az yüzde 80-90 oranında azaltarak bu
küresel programa önderlik etmeye çağırıyoruz.
İklim değişikliği karşısında sizlerden:
1.
Sorumluluğunuz altındaki her kişinin temel hakkı olan yaşama, barınma,
sağlık, toplum ve yaşamsal doğal kaynaklara erişim güvenliğini muhafaza
etme hakkını açıkça kabul etmenizive tatbik etmenizi,
2.
Sorumluluğunuz altındaki herhangi bir kişiyi, iklim değişikliği
nedeniyle kendi güvenliğine yöneltilen tehdit ve iklim değişikliğinin
küresel olarak azaltılmasına yaptığınız katkı hakkında bilgilendirme
yükümlülüğünüzü açıkça kabul etmenizi ve tatbik etmenizi,
3.
Yüksek verimlilik ölçütlerinin uygulanması ve yenilenebilir enerjiye
kapsamlı olarak yatırım yapılması yönünde köklü bir programı
devreye koyarak bir ‚Enerji Devrimi’ yapmanızı,
Zira,
2050 itibariyle küresel enerji ihtiyacının yarısından fazlası,
sürdürülebilir yenilenebiir enerji kaynakları tarafından
karşılanabiliyor olmalıdır. Ayrıca nükleer enerjiye ve verimsiz fosil
yakıtlara ait enerji altyapısı derhal küresel ölçekte tasfiye edilmeli,
ilgili tüm teşvik ve yatırımlar kesilmelidir.
4.
Günümüzde dünya nüfusunun dörtte birinin, yoksulluğu tetikler biçimde,
modern enerji arzına erişimi bulunmaması gerçeğinden hareketle
sürdürülebilir ve yenilenebilir enerjiyi herkes için ulaşılabilir
kılmanızı,
5.
Sorumluluğunuz altındaki tüm toplulukları, bireyleri, şirketleri ve
diğer kişileri; iklim değişikliğinin azaltılmasında etkili, adil ve
sürdürülebilir katkıda bulunacak her türlü değişikliği; tutumlarında,
düzenlemelerinde, ürünlerinde ve yöntemlerinde hayata geçirmeleri için
eğitmenizi, yetkilendirmenizi ve onlara rehberlik etmenizi,
6.
Nükleer teknolojinin de dahil olduğu tehlikeli ve denge bozucu enerji
üretim biçimlerini işletmekten kaçınmanızı, fiilen ve barışçıl
yollardan, diğerlerini de bu yolları kullanmaktan caydırmanızı,
7.
Etkili bir denetim ve uygulama mekanizması kurarak; devletleri,
sözkonusu iklim değişikliği azaltım ilkelerini, ölçütlerini ve
hedeflerini uygulamakla yükümlü kılmak üzere, derhal Birleşmiş
Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Kyoto Protokolü
çatısı altında anlaşmaya girişmenizi,
8. İklim
değişikliğinden etkilenen tüm kişilere, topluluklara, örgütlere ve
devletlere veya bunları temsil edenlere etkili yasal sağaltım yollarına
erişimi sağlamanızı talep ediyoruz.
Greenpeace, 31 Mayıs 2007