Skip navigation.
1765-2100 arası sıcaklık değişikliği: IPCC'nin 3.Değerlendirme 
Raporu'ndan alınan grafik, küresel ısı değişikliğini gösteriyor.

1765-2100 arası sıcaklık değişikliği: IPCC'nin 3.Değerlendirme Raporu'ndan alınan grafik, küresel ısı değişikliğini gösteriyor.

Büyütmek için tıklayın

İklim değişikliği gerçek bir olaydır. Dünyamız bugün, son 2000 yılda olduğundan daha sıcak. Mevcut eğilimler devam ederse, küresel sıcaklık 2 milyon yılın en yüksek noktasına ulaşacak. 20. yüzyılın sonları belki yeryüzü tarihinin en sıcak dönemi değildi, ancak sıcaklığın küresel niteliği ve doğal mekanizmalarla açıklanamaması normal değildir. Bu değişiklikten büyük ölçüde insanlığın sorumlu olduğu konusunda geniş çaplı bilimsel uzlaşı var ve bugün yaptığımız seçimler geleceğin iklimini belirleyecek.

İklimi nasıl değiştiriyoruz?

İnsanlar yüz yıldan uzun bir süredir enerji ihtiyaçları için benzin, kömür
ve gaz gibi fosil yakıtlara bel bağlıyor. Bu fosil yakıtları yakmak,
küresel ısınmaya yol açan karbondioksit gazını atmosfere salıyor. Ayrıca, sera gazları ve ormanların tahrip edilmesi de iklim değişikliğine yol açıyor.  

"İklim değişikliğini bilimsel olarak anlamak, bugün acil eyleme geçen ülkeleri haklı çıkarmaya yetiyor."

11 ulusal bilim akademisinin dünya liderlerine sunduğu ortak
bildiri (tam metin)

Ne biliyoruz?

Küresel ısınmanın özellikle zamanlama, kapsam ve yerel
değişimleriyle ilgili belirsizlikler olsa da temel hakikatler
üzerinde gerçekler konusunda temel bir bilimsel mutabakat var:

•  Karbondioksit gibi belirli gazlar, ısıyı yakalayıp, atmosferde tutarak “sera etkisi” yaratır ve yeryüzündeki yaşamın normal şartlarda devam etmesini engeller.

•  Fosil yakıtları (kömür, benzin vs. ) yakmak, atmosfere yüksek miktarda karbondioksit salar. Karbondioksit, sera gazlarının en kuvvetlisi olmasa da, salınan büyük miktarlar nedeniyle, insanların yarattığı etkiler açısından en kayda değeri.

•  Atmosferdeki karbondioksit yoğunlaşması bugün, son 150 bin yılın en yüksek seviyesinde.


•  1990'lar pek muhtemelen tarihin en sıcak onyılı, 1998 ise en sıcak yılıydı.


Şu konularda da yaygın mutabakat var:


•  Belirli bir miktarda ek ısınma sanayi-öncesi döneme kıyasla yaklaşık 1,3 º Celsius (2.3º Fahrenheit) bugüne kadarki salımlar yüzünden muhtemelen kaçınılmaz. Isınmayı 2° Celsius'un (
3.6°F) altında tutmanın, iklim değişikliğinin en kötü etkilerini önlemek için hayati önem taşıyor.


•    Sera gazı salımlarımız kontrol altına alınmazsa, iklim değişikliğinin gelecek yüzyıllardaki artışı, uygarlığın doğuşu öncesinden bu yana görülen her şeyden daha hızla olacak.


•    Ortada iklim geri besleme mekanizmalarının ani ve geri dönülemez bir iklim değişikliğine neden olacağına ilişkin gayet olası bir ihtimal var. Ne kadar küresel ısınmanın böyle bir "kıyamet günü senaryosu"nu tetiklemeye yeteceğiniyse hiç kimse bilmiyor.