Buradasınız:
Böylece, insanların dünyanın sıcaklığını değiştirebilecek
kadar etki yapabilecekleri fikri bir yüzyıldan önce ortaya atılmışsa da görece
olarak ancak son zamanlarda bilim adamları bu fikri kesin olarak doğrulamıştır.
Dünyanın her tarafından verilerin toplanması, bu verileri analiz edebilmemizi
sağlayabilmek için teknolojinin gelişmesi ve küresel ısınmayı anlayabilmek için
fizikte ve diğer bilimlerde temel ilerlemelerin gerçekleşmesi gerekti. İklim
hakkında bildiğimiz bir şey varsa o da kendini bu işi araştırmaya adayanlara
tam bir teşekkür borçlu olduğumuzdur.
Bununla beraber, geçtiğimiz yüzyılda, iklim sistemine o kadar çok karbondioksit
saldık ki insanın neden olduğu iklim değişikliğini gözlemlememiz daha kolay
oldu ve dünyanın her tarafında insanları ve ekosistemi etkileyen iklim
değişikliği etkileri şimdi açıkça görülebilir bir şekle geldi. Daha fazla
otomobil, daha çok fabrika ve daha fazla enerji santrali, bunlar önceleri
olduğundan daha hızlı bir şekilde iklimi değiştiriyor ve daha belirgin
değişikliklere neden oluyor.
Gezegenin ısısını ölçmek
Dünyanın her tarafı aynı derecede ısınmadığından, dünyanın sıcaklığını doğru bir
şekilde resimleyebilmek için, birçok değişik yerde ısı ölçümleri yapmak gerekir.
Gerçekte, dünyanın tamamı ısınırken bile bazı yerler soğumaya devam edebilir.
Aynı zamanda, uzun dönemli doğru bir resimleme yapabilmek için zamana yayılmış
birçok ölçüm yapılması gerekir. Küresel bir ısı tarihi geliştirebilmek zamanın
gerisine doğru ölçümler yapabilmek için araştırmacılar dünyanın en uzak
köşelerine kadar gitmek ve yöntemler geliştirmek zorunda kaldılar.
Geçmişteki sıcaklık verileri hakkında yaralanılabilecek kaynaklar:
Tarihi kayıtlar – Gemilerin seyir defterleri, çitçilerin
günlükleri ve gazete makalelerini kapsar. Bunlar dikkatle incelenip
değerlendirildiğinde, hem nitelik hem de nicelik bakımından veriler
sağlayabilir.
Kişisel hikayeler ve kişilerin anlattığı tarihçeler – bir yerde yaşayan yerli insanlardan yaşlı olan nesil hayatlarını sürdürebilmek için daima tabiata bağlı idiler. Bu nedenle on yıllar boyunca tabiattaki değişikliklerin iyi bir gözlemcisi olmuşlardır. Bu insanların ömürlerinden yaşamış oldukları an ve koşullar hakkında faydalı bilgiler çıkarılabilir.
Doğrudan termometre gibi cihazlarla ölçümler – Sadece 300 yıl öncesine kadar gider ve 150 yıldan daha öncekiler çok çeşitlilik gösterir. Termometre tiplerindeki farklılıklar ve değişken özelliklerin de hesaba katılması gerekir.
Balon ve uydularla toplanan veriler. – Çok faydalı, ancak
sadece 1979 dan itibaren var.
Ağaç gövdeleri içindeki halkaların kalınlığı - Genişlik ve kalınlıkları yetişme şartlarına bağlı olarak değişir.
Okyanus ve göl diplerindeki çökeltiler- Her yıl milyarlarca ton çökelti birikir. Çökelti tabakaları arasında sıkışıp kalan fosiller ve kimyasallar geçmiş yılların iklimlerinin yorumlanmasında kullanılabilir.
Mercan iskeletleri– Mercanların yetiştiği suların sıcaklıkları, mercan iskeletleri içindeki minerallerin, oksijenin ve oksijen izotoplarının kalıntılarından yararlanılarak belirlenebilir.
Çiçek tozu fosilleri – Her bitkinin benzersiz çiçek tozları olur. Fosil kayıtlarından belirli bir zamanda hangi bitkinin yetiştiğinin bilinmesi, bilim adamlarının o zamandaki iklimin nasıl olduğuna dair sonuç çıkarmalarını sağlar.
Buzların içi– Yüzyıllar boyunca yüksek dağların tepelerine yağan karlar ve kutuplara yağan karlar zamanlar üzerindeki kar ağırlığı ile çökerek buzullaşır. Bu buzullar içine sıkışıp kalan tozlar ve hava kabarcıkları iklimler hakkında değerli bilgiler verir. Örneğin buzul içine sıkışmış bir hava kabarcığı bin yıllık bir karbondioksit yoğunluğu hakkında bilgi sağlar.
Gözlemlenen erime – Buzullardaki gerileme oranı,
kutuplardaki alttaki donmuş topraktaki erimeler, kutuplardaki buzul
tabakasındaki küçülme ve Kuzey kutup denizindeki buzlardaki azalma, hem kısa
dönemdeki hem de uzun dönemdeki iklim değişikliklerinin göstergeleridir.
Önemli olan şey yalnızca bir çeşit veri kaynağına bakmak yerine bütün
kaynakların birlikte değerlendirilmesidir. Bu dünyadaki ısınmanın sera etkisi yaratan
gazlardaki artışla paralel bir şekilde arttığını gösteren bir resim oluştuğu
sonucunu bilimsel olarak kanıtlamaktadır.
Geleceğin iklimini tahmin
Küresel iklim modelleri gerçek dünyanın ikliminin matematik şekilde
gösterimidir. Bazı modeller, karışık iklim davranışlarının, iklimlere yol açan
kuvvetlerin anlaşılır ve nispeten daha basit bir hale getirilmesi için bilim
adamları tarafından formüller üretme girişimleridir. Bununla beraber, insanlar
uzun vadeli iklim davranışları hakkındaki belirgin tahminlerden bahsettikleri
zaman genel dönüşüm modellerinden bahsederler. Bu tür modellerde, model geçmişteki ve şimdiki
şartları, gerçek gözlemlerle karşılaştırıldığında, mümkün olduğu kadar doğru
bir şekilde tahmin edebilecek duruma gelinceye kadar denklem makul bir şekilde ayarlanır.
Her geçmiş değişkeni bilmenin imkansız olması nedeniyle ve model gerçek dünya
ile asla birebir uyuşmayacağından, Bilim adamları her modeli tekrar tekrar
deneyerek her seferinde başlangıç şartlarında (mesela bir yerdeki rüzgar hızını
%1 oranında artırmak gibi) ve diğer faktörlerde ince ayarlar yaparlar. Böylece
mümkün olan değişik sonuçlar hakkında bir fikir edinirler. Eğer bir sonuç
diğerlerinden daha sık elde edilirse bunun doğru olması daha muhtemeldir.
Nihayetinde, her model bir dizi, gerçekleşmesi mümkün sonuçlar tahmin eder.
Örneğin mevcut bütün farklı modelleri hesaba katarak, 1.4-5.8 derece
santigradlık küresel ısınma olduğu üzerine uzlaşmış IPCC’yi ele alalım. Hiç kimse gelecek yüzyılda ısının ne kadar
artacağını tam olarak söyleyemez, fakat bir kaç uyarı verisine dayanarak bu
ölçüler arasında olabileceği üzerine bahse girmek güvenlidir.
Uyarılar
İklim modellerinin tahmin edemediği tek şey geri besleme mekanizmalarının
muhtemel etkilerinin ne olacağıdır. İklim değişikliğini durduracak mı yoksa
tahmin edilemeyecek bir şekilde daha da hızlandıracak mı? Elbette iklim modellerini küçümsemek ve bu
belirsizlikler yüzünden en iyisini ümit etmek sorumsuzluk olur. Daha fazla
bilgi için geri besleme etkileri sayfamıza bakınız.
Bu modellerin gerçekten tahmin edemeyeceği diğer bir şey de insan davranışları
ve marifetleridir. Tahmin edilenden daha fazla fosil yakıtları tüketebiliriz ve
en kötü senaryodan daha fazla bir ısınmaya yol açabiliriz. Ya da yenilenebilir
enerjileri ve enerji etkinlik ve verimliliğini de düşündüğümüzden daha hızlı
bir şekilde uygulayarak daha yüksek sıcaklık değişimleri ihtimalini azaltarak
çözümü hızlandırabiliriz.