Skip navigation.

Hidroelektrik enerjisi su enerjisidir. İster bir akarsu olsun, isterse bir okyanus dalgası olsun, hareket eden suda muazzam derecede doğal enerji vardır. Sele neden olan ve kıyılarını tahrip eden bir nehrin veya sahil şeridini parçalayıp dağıtan bir büyük dalganın yıkıcı gücünü düşünün, bunu yapabilecek gücün miktarını gözünüzde canlandırabilirsiniz.

Bu enerji kontrol edilerek elektrik enerjisine çevrilebilir ve hidroelektrik santraller sera gazı salınımı yapmazlar. Su yeryüzünde sürekli bir dönüşüm içinde yenilendiğinden sudan elde edilen enerji de yenilenebilir bir enerjidir. Hidroelektrik sitemin ihtiyacı olan tek şey, bir çay veya nehir gibi sürekli akan bir su kaynağıdır. Güneş enerjisi veya rüzgar enerjisinin aksine, hidroelektrik santralleri günün 24 saati sürekli elektrik üretebilirler.

Dalga enerjisi


Dünya Enerji Konseyi dalgaların her yıl iki terawatt enerji üretebileceğini hesaplamıştır. Bu miktar, bugün dünyada üretilen enerjinin iki katıdır ve 2000 adet büyük petrol, gaz, kömür ve nükleer santralin ürettiği enerjiye eşdeğerdir. Eğer hepsinden yararlanmak mümkün olsaydı, okyanuslardaki toplam yenilenebilir enerji dünyanın bugünkü enerji ihtiyacının 5.000 katından fazlasını karşılamaya yeterdi. Fakat şimdiye kadar dalga gücünden yararlanmak sadece teorik olarak mümkündü. Gerçekte teknoloji hala geliştirilme safhasındadır ve dünyanın enerji üretimine ne kadar kısa süre içinde katkıda bulunabileceğinin hesaplanabilmesi için henüz çok erkendir.

 

Nehir enerjisi


2003 yılında, dünya elektriğinin %16 sı hidroelektrik santrallerinden elde edilmiştir. Hidroelektrik santraller yüksek bir yerden daha alçak bir yere doru hızla akan/dökülen sulardan istifade ederek elektrik üretir. Düşüş yüksekliği ne kadar fazla olursa, akan suyun hızı ne kadar çok olursa üretilen elektrik miktarı da o kadar çok olur.

Maalesef büyük ölçekli hidroelektrik santrallerinin gerektirdiği büyük barajlar ekosistemleri su altında bırakabilir. Nehir boyunca yerleşik toplumların, çiftçilerin ve ekosistemin su ihtiyacı da hesaba katılmak zorundadır. Ayrıca uzun süren kuraklık dönemlerinde nehirlerin suları kuruyabileceğinden veya çok azabileceğinden hidroelektrik santrallerinde üretim durabileceğinden güvenilir olmayabilir.

Bununla birlikte, küçük ölçekli hidroelektrik santralleri büyük barajlara ihtiyaç duymadan çok miktarda elektrik üretebilir. Ne kadar elektrik ürettiklerine bağlı olarak, “küçük”, “mini” veya “mikro” olarak sınıflandırılırlar. Küçük hidroelektrik sistemleri, nehir yatağını doğal akıntısından çok fazla değiştirmeden nehrin enerjisini kullanabilir.

Küçük ölçekli hidroelektrik tesisleri büyük gelişme potansiyeli ile çevre dostu bir enerji kaynağıdır fakat biz ona bir şans vermediğimiz sürece bu potansiyele ulaşamayacaktır. İklim değişikliklerine karşı çözümün nasıl bir parçası olabileceğinizi anlamak için  siber eylem sayfamıza kaydolabilirsiniz.