Greenpeace’ten düzenli haber almak için isminizi ve e-postanızı belirtin!
Buradasınız:
Aktivistler bir termik santralin önünde “Kömür iklimi öldürür” yazılı pankartı taşırken. Santral, Avrupa’nın en büyük enerji üreticilerinden biri olan Electrabel adlı şirkete ait. Electrabel kömür ve nükleer enerji kullanarak kirli enerji üreten, rüzgar ve güneş gibi temiz enerji üretim yöntemlerine ilgi duymayan bir şirkettir.
Büyütmek için tıklayınAncak Greenpeace’in endişesi, AB’nin iklim değişikliği ile
mücadeleyi genel politikasının merkezine yerleştirmemiş olmasıdır. AB,
yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği gibi, enerji sektöründeki toplam
sera gazı salımının azaltılmasındaki en ucuz, en güvenli, en çabuk ve hem
çevresel hem de sosyal anlamda en kabul edilebilir olan yolları henüz yeterince
desteklemiş değildir. AB halen fosil yakıt ve nükleer enerji için yüksek sübvansiyonlar
vermeye devam etmektedir. İklime zarar veren florlu gazların iklim dostu
alternatifleriyle değiştirilmesi hususunda ise yeni yeni politik irade
göstermektedir.
AB, Kyoto Protokolü ile 2008-2012 döneminde sera gazı
salımını 1990 yılındaki seviyesinin %8 altına indirmeyi taahhüt etmiştir.
Kyoto Protokolü tek başına iklim değişikliğini durduramaz;
bu nedenle AB 2012 sonrası (Kyoto’nun ardından) gelecek stratejileri tartışmaya
başlamıştır. Greenpeace Kyoto Protokolü’nün ilkelerinin onun ardından gelecek
anlaşmalara temel oluşturmasını desteklemekte ve AB’ye şunları önermektedir:
* Kyoto’nun ikinci döneminde de aynı isteği ve çabayı
göstererek iklim değişikliği konusunda liderliğini sürdürmesi.
* Ortalama sıcaklık artışı sınırını 2°C’nin de altına
çekecek hukuksal bağlayıcılığı olan azaltım hedeflerini benimsemesi. Bu, yine
1990 değerleri üzerinden, 2015 yılı itibariyle %15, 2020 yılı itibariyle ise en
az %30 azaltım anlamına geliyor.
* Uzun vadeli planlamalarla, 2050 yılında %80’lik bir azaltımın
başarılması.
* İlgili tüm alanlarda ama özellikle enerji üretimi, ulaşım,
tarım, kimyasal üretim ve büyüme alanlarında 2°C’nin altında kalma hedefinin eşgüdümlü
politikalarla sağlamlaştırılması.
AB Devlet Başkanları heyeti Mart 2005’te doğru yolda ilk
adımlarını attılar. Bu konudaki basın açıklamamızı okuyabilirsiniz: http://www.greenpeace.org/eu-unit/
Her ne kadar, Avustralya ve ilk sıradaki sera gazı üreticisi
ABD’yi işin içine katma konusundaki çabaları yoğunlaştırmak gerekse de, Avrupa
Birliği 2012 sonrası hedeflerini belirlemek için bu ülkeleri beklememeli.
ABD’nin isteksizliği, dünyanın geri kalanının ilerlemesine engel olmamalı, bunun
kabulü hayati önem taşıyor.
AB’ye sunduğumuz politika önerilerimiz ise şunlardır:
Greenpeace Avrupa ofisinin iklim ve enerji sayfalarına
bakabilir (http://www.greenpeace.org/eu-unit/)
ve
Avrupa’nın Kirli Enerji Sübvansiyonları başlıklı pdf
belgesini okuyabilirsiniz. (http://www.greenpeace.org/international/press/reports/SubsidiesReport)