Skip navigation.
Yenilenebilir enerji, merkezi olmayan enerji sistemleri ve enerji verimliliği programları, gerçek, gelişmiş, ekonomik olarak tutarlı ve kullanıma hazır durumdadır. On yıllardır teknolojik anlamda geliştirilen yenilenebilir enerji teknolojileri, rüzgar tribünleri, güneş paneli (fotovoltaik) panelleri, biyokütle güç üniteleri, güneş ısı toplayıcıları ile geleneksel enerji teknolojileri ile rekabet edebilecek durumdadır. Yenilenebilir enerjiler için küresel market hızla büyümektedir. 2006 yılı cirosu 38 milyar USD’dir ve bir önceki yıla göre %26 büyümüştür. Her 3 yılda bir 2’ye katlanmaktadır. Bu bilgisayarlar ve cep telefonu artış çizgisinden hemen sonra gelmektedir.

Yenilenebilir enerji teknolojileri çok büyük çapta değişmekte,ekonomik değeri de o oranda büyümektedir. Ayrıca gelecekteki fosil yakıtlardaki fiyat artışı da bu rekabetçi yapıyı geliştirecek, karbondioksit kısıtlamaları da finansal değerini arttıracaktır.

Temiz ve sürdürülebilir enerjiye dönmenin ve uyumun arkasındaki 5 temel prensip şunlardır:

1. Temiz ve yenilenebilir enerji uygulamalarının gerçekleşmesi, merkezi olmayan enerji sistemlerine dayanması;

2. İhtiyacın doğal sınırlar içinde kalması gerektiğinin kabulü;

3. Kirli ve sürdürülemez enerji kaynaklarının devre dışı bırakılması;

4. Kaynakların kullanımında daha fazla toplumsal ve politik eşitlik sağlanması;

5. Enerji tüketimi ile ekonomik büyümeyi ayıran politikalara yönelinmesi;

Bugün, Ortadoğu için yenilenebilir enerji kaynaklarının pasta payı sadece %1’dir. Su gücü ana yenilenebilir enerji kaynağıdır ve çoklukla elektrik üretimi için kullanılır. Elektrik üretiminde yenilenebilir kaynakların oranı %3’tür.Hemen hemen Ortadoğu’nun tüm enerji tedariki fosil yakıtlardan gelmektedir.

Elektrik endüstrisi yenilenebilir enerji kullanımı açısından öncü olacaktır. Küresel anlamda 2050 yılında ağırlıklı hidroelektrik olmak üzere elektrik üretiminin %70’i yenilenebilir enerjilerden gelecektir. 2050 yılında hazır kapasite 7100 GW olarak yıllık 21.400 terawatt elektrik üretecektir.

2050’de ısıtma sektörü de yenilenebilir enerjilerle çalışacaktır. Toplamın %67’si yenilenebilir kaynaklardan sağlanacaktır. Soğutma ve ısıtma için güneş toplaçları ve jeotermal enerji geleneksel enerjinin yerini alacaktır.

2050 yılında birincil enerji ihtiyacımızın %50’si yenilenebilir enerjiler tarafından karşılanacak.

Daha ucuz ve daha temiz

Hızla artan elektrik talebini karşılamak için Ortadoğu,çok büyük masraflarla yüzleşerek elektrik sağlamak zorunda kalmaktadır. Referans Senaryosuna göre  talep artışı,fosil yakıtların fiyatları ve karbondioksit salımı maliyetleri gibi küresel faktörler sonucu 2050 yılında yıllık maliyet 300 milyar USD bulacaktır.

Enerji Devrimi Senaryosu sadece karbondioksit salınımındaki düşürme hedefini tutturmakla kalmaz, enerji fiyatlarının da dengelenmesini sağlar. Ayrıca uzun vadede enerji verimliliğinin artması, yenilenebilir enerji kaynaklarına dönüş elektrik tedarik masraflarını Referans Senaryosunun öngördüğü rakamların 1/3’üne çekecektir. Sayıları kontrol edin!

Enerji devriminin önündeki engeller teknik değil, politiktir. Politikalar yeni market koşullarında rekabetin önünü açmalı ve enerji verimliliği, yenilenebilir enerjilerin tanıtımını sağlamalıdır.

Enerjiyi Akıllıca Kullanmak

Akılcı kullanım, sınırsız tüketim değil temel felsefede enerji tasarrufudur. En önemli enerji tasarrufu seçenekleri ısı yalıtımı ve bina tasarımı ayrıca, verimli elektrikli aletlerden geçmektedir. Ayrıca elektrikli ısıtma sistemlerinin yenilenebilir enerji kullanan  sistemlerle değiştirilmesi ve mal ve yolcu taşımacılığındaki araçlarda enerji kullanımın azaltılması da çok önemlidir.

Endüstrileşmiş OECD ülkeleri inanılmaz atık bırakan,verimsiz  enerji sitemleri yaratmışlar ve bunun yaşam standartlarını maliyetsiz bir şekilde düşürmeden enerji tasarrufu yapamaz hale getirmişledir. Enerji devrimi senaryosu OECD  ülkelerinde yapılacak tasarruflarla gelişmekte olan ülkelerin enerji ihtiyacının dengelenmesini sağlayacaktır. Buradaki önemli olgu önümüzdeki 20 yılda enerji tüketiminde küresel bir denge sağlanmasıdır. Aynı zamanda hedef enerji eşitliği sağlamak ve bugünkü tek taraflı atık yaratıcı endüstrileşmiş ülkelerin sisteminden daha adil bir şekilde tüm dünyaya verimli bir enerji tedariki sağlamaktır.

Yeniden yönlendirilmiş teşvik

Bugünün destek politikası geleneksel güç kaynaklarına yöneliktir. Dünya Bankası’nın rakamlarına göre, yıllık 250-300 milyar dolarlık kaynak aktarımı ile geleneksel ve nükleer enerji kaynakları desteklenmektedir. Bu büyük destekleme hareketi yenilenebilir enerjinin pazara girip başarı kazanması önündeki en büyük engellerden biridir. Bazı destekler, enerji tasarrufunu hedeflemekte bu yolla toplumun hassas kesimlerine karşı geleneksel yapıyı korurken esneklik sağlanmaya çalışılmaktadır. Daha sonra gelişmekte olan ülkelerin ekonomileri daha esnek bir zaman çizelgesine ihtiyaç duyacak ve öngörülebilir bir gelecek için başka sübvansiyonlar da gerekecektir.