Skip navigation.
Action at the nuclear power plant at Tihange on the 10th anniversary 
of the nuclear accident at Chernobyl in the Ukraine.

Çernobil nükleer kazasının 10. yıldönümünde Tihange nükleer santralinde gerçekleştirilen eylem.

Büyütmek için tıklayın

Gerçek şu ki nükleer enerji 20. yy’da olduğundan hiç de farklı değil- kabul edilemez derecede tehlikeli. Geçmişten günümüze defalarca kere endüstri temiz ve güvenilir nükleer enerji iddialarında bulundu ancak nükleer reaktörler hep aksini gösterdi.

Güvenilir reaktörler hep bir masal olarak kalmaya devam edecek. Bugün herhangi bir reaktörde büyük miktarda radyasyonun doğaya salınabileceği bir kaza gerçekleşebilir. Normal işletim halinde dahi radyoaktif maddeler havaya ve suya salınmakta. Dahası II. Dünya Savaşı’nda atom bombasının yapımı sırasında yürütülen gizlilik politikası nükleer enerji projeleri için günümüzde de devam ettiriliyor.

Kimse, dünya üzerinde hiçbir kaynaktan elektrik üretebilmek için 27 AB ülkesinin ortak bir uyarı sistemi oluşturması gerektiği bir enerji kaynağına güvenilir diyemez!

Depolama

Radyoaktif maddelerin gömülmesi işinin nükleer mühendisler tarafından New Mexico'da; Nevada'daki Yucca Dağı'nda, Nevada, Gorleben Almanya gibi atık sahalarına ya da önerilen İngiltere, Rusya ve Avusturalya gibi ülkelerdeki sahalara rağmen, çözüldüğü söylense de hiçbir zaman kanıtlanmamıştır, üstelik jeoloji ve kimyasal olgular denetlenmemiştir. Gömü alanı olarak kullanılan derin mağara veya oyuklar hakkında yeterli bilgi yoktur. Ellerindeki sadece şüpheli birer varsayım olarak görülmelidir.

devamı

Atık Yönetimi

Radyoaktif maddelerin saklanmasında kalıcı çözümler üretmek için yıllardır sürdürülen araştırmalar ve aktarılan milyarlarca Dolar hiçbir işe yaramadı. Endüstrinin kalıcı bir çözüme ulaşılacağını iddia ettiği Nevada'daki Yucca Dağı'nda da proje planlanan tamamlanma tarihinin 20 yıl gerisinde kaldıktan ve bütçesini 32 milyar Dolar aştıktan sonra, sonunda bu yıl A.B.D. yönetimi projeyi sonlandırma kararı aldı.

devamı

Sağlık Etkileri

Almanya ve A.B.D.’de yayınlanan raporlarda nükleer santrallerin yakınında yaşayan çocuklarda istatistiksel olarak lösemi oranlarının yüksek olduğu ortaya çıktı. Benzer şekilde uranyum madenciliği de Afrika, Kuzey Amerika, Avustralya ve Hindistan’da yerel halkların topraklarına ve sağlıklarına zarar vermeye devam ediyor.

devamı

Nükleer Kazalar

Güvenli reaktörler bir masaldır. Kazalar her nükleer reaktörde olabilir. Her biri çevreye ölümcül radyoaktif serpinti yayma tehdidi taşımaktadır. Dahası tasarlandıkları gibi çalışsalar bile mutlaka bir miktar radyoaktif madde havaya ve suya karışmaktadır. 1940’lardan beri nükleer endüstri bu gerçeği askeri bir sır gibi saklamaya devam etmektedir.

devamı