Çernobil sebebiyle radyasyona maruz kalmış nüfuslarda yapılan çalışmalar sonucunda kanserle ilişikli hastalıklarda gözlenen değişimler sağlıkla ilgili etkilerinin sadece bir yüzüdür.
Doğrudan
sebep-sonuç ilişkisi çıkarmak zor ve uluslarası etkisi olan Çernobil
gibi önemli bir olayda eldeki veriler nispeten yetersiz olsa da, mevcut
raporlar gösteriyor ki, sadece kanserle ilişikli gözlenen değişimlere
dayanarak, bu nüfuslardaki hastalık oranı ve ölüm oranlarını saymak
bakmak, insan sağlığının aslında ne derece ekilendiğini hafife almak
oluyor.
Solunum Sistemi
İnsanların
solunum sisteminin Çernobil kazası sonucu yayılan radyoaktif maddelere
maruz kalması iki yoldan gerçekleşmiştir. Radyoaktif yayılmanın erken
evrelerinde değişik formlarda ve boyutlardaki katı ve sıvı püskürtüler
yani “sıcak parçacıklar” gaz formundaki radyonüklitlerle beraber olunca
solunum yolları önemli derecede etkilendi. Aynı şekilde, harici ışın
saçılması solunum sisteminin etkilenmesinde neden olan önemli yollardan
biri olarak kabul gördü.
Beyaz
Rusya’da 30km’lik mesafeden tahliye edilenler arasında yapılan
incelemede, solunum yolları hastalıklarının iki katına çıktığı
bulunmuştur.
Sindirim Sistemi
Çernobil
kaynaklı radyasyona maruz kalmış kişilerde sindirim sistemi
hastalıklarının daha sık görüldüğüne dair kanıtlar
bulunmaktadır.1995’te yapılan bir ankete göre Beyaz Rusya’daki tahliye
edilenler ve kirletilimiş bölgelerde yaşayanlarda bu tip hastalıkların
tüm Beyaz Rusya’yla karşılaştırıldığında 1.8 kere daha fazla
görülmüştür. 1991 ve 1996 arasında rapor edilen peptik ülser vakaları
tüm Beyaz Rusya’da 10% artmıştır.
Ukrayna’da
bu konuyla alakalı daha kapsamlı raporlar bulunmaktadır. Kirlenmiş
bölgelerde yaşamaya devam edenlerde, sindirim sistemi hastalıkları
1988-1999 yılları arasında iki katına çıkmıştır.
Kan damar sistemi
Kirlenmiş bölgelerde kan sistemiyle ilgili hastalıklar 1988 -1999 arasında tahmini olarak 10 ile 15 kere artmıştır.
Hormon/endokrin durumu
1993’te
Beyaz Rusya’nın Gomel bölgesinde yapılan anekete göre 40%’dan
fazla çocukta tiroid bezlerinde büyüme olmuştur. Ukrayna’nın Vinnitsk
ve Zhytomyr bölgelerinde ise tiroid bezlerinde zarar, kaza sırasında 6
ila 8 yaşları arasında olan 3 019 çocuğun 35.7% de görülmüştür.
Endokrin
sistem hastalığına bağlı olarak görülen beslenme bozuklukluğuyla,
metabolizma ve bağışıklık sistemi bozukluğuna, bölgeden tahliye edilen
ve kirlenmiş topraklardaki nüfusta Beyaz Rusya’nın geneliyle
karşılaştırıldığında iki katı fazla rastlanmştır.
Kazanın
hemen sonrasına kıyasla, endokrin sistem hastalıklarının çocuklarda
meydana gelmesi, Rusya’nın Çernobil dolayısıyla kirlenmiş Tula
bölgesinde 2002’de beş katına çıkmıştır.
Genel bağışıklık tepkileri
Bağışıklığın
azalması, Rusya’da Çernobil’den etkilenen yerlerde izlenildiğine göre,
akyuvarlarda, T lenfositlerin faaliyetinde ve öldürücü hücrelerde ve
ayrıca trombositemoni ve kansızlığın değişik formlarında etkisini
göstermiştir. Çernobil faciasıyla beraber, 2002’de Tula bölgesindeki
çocuklardaki bağışıklığa ilişkin ve metabolik etkilerdeki oran Çernobil
öncesine göre 5 kat arttı.
Ukrayna’da
en kötü değişimler ana rahminde yüksek dozda tiroid ışın saçılmasına
maruz kalan çocuklarla gözlemlenmiştir. Kontrol grubunda 28.0% iken bu
çocuklardan 43.5% ‘inde bağışıklık bozukluğu meydana gelmiştir.
Genetik anormallikler ve Kromozomal aberasyonlar
Genel
ortalamayla kıyaslandığında kromozal aberasyonların sıklığı Ukrayna,
Beyaz Rusya ve Rusya’nın Çernobil’den etkilenmiş bölgelerinde
farkedilir bir biçimde çok daha yüksektir. Ukrayna’da yapılan bir
araştırmada Çernobil kazasının öncesinde ve sonrasında radyasyonla
ilişikli kromozom değişikliklerinin sıklığında 6 kat artma
saptanımıştır ve bunun aynı zamanda bu kişilerin çocuklarına da
taşınmıştır. Çernobil’le alakalı olduğuna inanılan kromozomal
aberasyonlar Avusturya, Almanya ve Norveç’te görülmüştür.
Kromozom
mutasyonu sıklığındaki artış çoğunlukla, bir çok hastalığı da
beraberinde getirir. Mesela, lenfositlerdeki kromozomal
aberasyonlardaki artış, psiko-patolojik ve ikincil bağışıklığın
baskılanması vakaları “tasviye memurları”nın 88%inde görülmüştür.
Ürogenital and üreme sistemi
Ürogenital
sistemine bağlı hastalıklar 1988-1999 arasında Ukrayna’da kirletilmiş
bölgelerde hala yaşayan kesiminde iki katına çıkmıştır. İnflamatuvar
hastalıklarda üç kat bir artış, menstrüasyon döngüsünde değişiklikler,
iyi huylu yumurtalık tümörü, kadınlarda görülen ve rapor edilen
vakalardır. Diğer kirletilmiş bölgelerde de, kısırlık ve erkeklerde
cinsel güçsüzlük kazadan sonra daha sıkça görülmeye başlandı. Seminifer
tübüllerde yapısal değişimler ve sperm üretiminde aksaklıklar Rusya’nın
Kaluga bölgesindeki erkeklerin dörtte üçünde meydana geldiği anketlerle
ortaya çıkmıştır.
Kazadan
8-10 yıl sonra, aksak hamileliğin tehlikesi 30km.’lik bölgeden tahliye
edilenler ve kirletilmiş topraklarda yaşayan bayanlarda sıkça görülmeye
başlanmıştır. Ukrayna’da yüksek derece zarar görmüş gruplardaki hamile
kadınların yarısı hamilelikleri sırasında komplikasyonlar (gebelik
zehirlenmesi, kansızlık, plezenta yetmezliği) yaşamıştır, bu vakalar
kontrol grubunda 10% oranında görülmüştür. Benzer bir şekilde, plezenta
gelişiminde tutukluk, radyasyon riski taşıyan kadın grubunun 35%
oranında, tüm nüfusta görülenin üç katı oranında görülmüştür. Doğum
sırasındaki komplikasyonlar ise radyasyon riski taşıyan kadın grubunda
dörtte üç olarak görülmüştür, bu oran kontrol grubundakinin iki
katından fazladır. Radyonüklitlerin kadınların plezantasında birikmesi
zayıf plezanta gelişmesinde ve doğan bebeklerin ağırılığında azalma
olabileceğinde işaret eder.
Etkilerin
Rusya, Beyaz Rusya ve Ukrayna ile sınırlı kalmış olması olası değildir.
Batı Avrupa ve İskandinavya’da (Yunanistan; Macaristan, Polonya, İsveç,
Norveç, Finlandiya ve Almanya) yapılan araştırmalar Çernobil radyasyonu
ana rahmindeyken maruz kalanlarda beklenmedik düşükler, bebeklerde
düşük doğum ağırlıkları ve bebeklerde erken ölümlerde etkileyici rol
oynar.
Nöroloji ve Psikolojik hastalıklar
Nispeten
az seviyede bile olsa radyasyonun iyonlaşması merkezi ve çevre sinir
sistemlerine zarar verebilir. Bu nedenden dolayı, Çernobil yüzünden
yayılan radyonüklitleri tamamen nörolojik zararlarla ilişiklendirmek
çok zor bir görevdir.
Fakat,
Rusya’daki “tasfiye memurları”nda nörolojik hastalıklar 18% lik bir
oranla görülen ortak ikinci hastalık durumunu teşkil ediyorlardı. Beyaz
Rusya’nın radyasyon kirlenmesine uğramış bölgelerindeki yetişkinlerde
nörolojik ve psikiyatrik hastalıklar normallere göre çok daha sıktır.
(31.2% ye karşı 18.0%).
Akıl ve
sinir sistemi rahatsızlıkları, IQ seviyesinin düşmesi gibi, her zaman
radyasyon etkisi doğrudan olmasa da Beyaz Rusya’daka çocuklarda
da daha sık rastlanmaya başladı.