17 Temmuz 2006
St. Petersburg, Rusya Federasyonu – Greenpeace G-8 Devlet Başkanları Bildirisi’nde ifade edilen “ortak küresel enerji güvenliği stratejilerini önümüzdeki Hareket Planı içerisinde tamamlayacaklar” iddiasını gerçekçi bulmamaktadır. Bildiri ortak strateji olarak tanımlanabilecek hiçbir şey içermiyor ve nükleer güç üzerinde ciddi ayrışmaları yansıtıyor ve Bush hükümetinin Kyoto Protokolü’ne karşı duruşunda yalnız kalışına dikkat çekiyor.
Öte
yandan G-8 devletleri iklim değişikliğinin bir tehdit olduğunu kabul
ediyorlar. Atmosferdeki sera gazlarının yoğunluğunun, iklim
sistemlerine tehlike oluşturabilecek insan etkisini engelleyeceği
seviyede dengelenmesi hedefiyle ilgili taahütlerini yinelediler.
Bildiri aynı zamanda yenilenebilir enerji kaynakları ve enerji
verimliliği konularının önemine dikkat çekiyor, geçen seneki Gleneagles
Zirvesi’nde kabul edilmiş kararlara yeni bir madde eklenmemiş.
“Bir kez
daha, G-8, gerçek ve sürdürülebilir enerji güvenliğiyle ilgili bir
strateji geliştirme konusunda başarısız oldu. G-8 bu konuyu
ciddiye almalı, yoksa çok geç olacak.”
Greenpeace
Rusya’dan Tobias Muenchmeyer Rusya’da toplanan G-8 zirvesini şöyle
değerlendirdi: “Alman hükümeti gelecek yılki zirveye değin iklimi
korumak için güçlü ve verimli yöntemler üzerine çalışmaya başlamalı.
Rusya; Bush, Blair ve Chirac ile birlikte zirveyi nükleer güç
kullanımının küresel yaygınlaşmasıyla ilgili çağrılar yapmak için
kullanmayı umuyordu. Oysa, G-8 bu soruda bölündü ve bildiri
beklenenden çok daha zayıf bir nükleer-destekçi dil içerdi”.
“Almanya
nükleer çalışmalarını aşama aşama sonlandırmaya başladı. İtalya zaten
sonlandırmış durumda ama yine de bildiri nükleer enerjiyi, enerji
karışımlarını çeşitlendirmesi açısından destekliyor. Şüphesiz,
Putin, Bush ve diğer üyeler nükleer teknolojiyi yaygınlaştırmaya
kalkışacaklar, ki bu aynı zamanda ülkelere nükleer silah seçeneğini de
verecektir. G8 tehlikeli ve gereksiz nükleer seçenekleri reddedip
nükleer artışı durdurup kademe kademe sonlandırmaya odaklanmalıdır.”
Gerçek
sürdürülebilir enerji ve iklim güvenliği yolu, yenilenebilir enerji
kaynakları ve enerji verimliliğindedir. St. Petersburg, bir kez
daha kaçırılan bir G-8 fırsatıdır ve sürdürülebilir enerji
geleceğinden, daha da fazla küresel emniyetsizlik ve nükleer artış ve
çevre kirliliğine doğru atılmış tehlikeli bir adımdır.
Zirvenin
öncesinde Amerika ve Rusya, nükleer işbirliği anlaşması için
görüşmelere başlamakta mutabakata vardılar. Mutabakat, Rusya’nın
Birleşik Devletler’in tüm dünyadaki reaktörlerinden tonlarca
kullanılmış nükleer yakıt (spenr nuclear fuel – SNF) ithal etmesi ve
depo etmesi için önünü açıyor. Birleşik Devletler’in Batı Avrupa
ülkelerinin, Japonya, Tayvan ve Güney Kore’nin nükleer atıklarını
Rusya’ya atabilmesine izin vermeyi kabul etmesi gerekecekti.
Muenchmeyer,
“Bush ve Putin, nükleer gücün yaygınlaşmasının nükleer atık sorununa
bir çözüm yanılsamasına gerek duyduğunu biliyor. Buldukları
çözüm, atıkları Rusya’ya atmak ve orayı dünyanın nükleer çöp tenekesi
yapmak. Bu pazarlıklar, Bush’un Küresel Nükleer Enerji Ortaklığı
(Global Nuclear Energy Partnership – GNEP) altında yatan tehlikeli
planlarının merkezinde yer alıyor (1). Rusya’nın ölümcül nükleer
atıkları ithalatının ciddi bir artış tehditi oluşturacak olmasının
yanında, bu durum, sağlıkları zaten kötü durumda olan Rusya halkının
üzerindeki radyasyon riskini de ciddi anlamda arttıracak – hem şimdiki
hem de gelecek kuşakların.” açıklamasında bulundu.
Notlar
(1)
Küresel Nükleer Enerji Ortaklığı (GNEP), ABD Enerji Departmanı’nın
üretici reaktör ve ayrıştırıcıların kullanımının yaygınlaştırılması ve
tüm dünya ülkelerine zenginleştirici ve yakıt servislerinin arzını
içeren önerisidir. 50 yıldan fazla bir zaman milyarlarca dolar
kazandırmış teknolojileri temel almaktadır ancak sürdürülebilir ve
ekonomik olarak uygulanabilir enerji sağlamak konusunda başarısız
olmuştur.