Skip navigation.
2006'da Rainbow Warrior, Akdeniz'i korumak için deniz rezervleri ilan 
edilsin talebiyle Türkiye'deydi.

2006'da Rainbow Warrior, Akdeniz'i korumak için deniz rezervleri ilan edilsin talebiyle Türkiye'deydi.

Büyütmek için tıklayın

Uluslararası — Greenpeace İspanya ve Yunanistan'da aynı anda yayımladığı raporlar ile önemli kıyısal ve denizel alanların korunması adına acil önlemler çağrısı yapıyor! Ya Türkiye?

Milyonlarca insan şu sıralarda Akdeniz'de tatil yapmaya hazırlanırken, Greenpeace'in iki yeni raporu (1), Avrupa'nın en fazla ziyaret edilen tatil beldelerinden olan İspanya ve Yunanistan'ın, ölümcül hale gelen, geniş ölçekli, sürdürülemez, ve genelde yasadışı kıyısal yapılaşma, ticari balık avcılığı ve kirlilik tehditlerinin altında olduğunu gösteriyor.

Madrid'de bu sabah duyurulan “Tüm kıyılardaki (maliyetlerdeki) yıkım” (‘Destruction at all co(a)st’) adlı rapor, İspanya kıyılarındaki, gelecek bir kaç yıl içinde iki milyonun üzerinde yeni ev inşaatının yapımının planlandığı, sürdürülemez ve kontrol dışı kentsel gelişimin etkilerini gözler önüne seriyor.

Golf sahaları ve marinaları olan yerleşim alanlarının sayısında da inanılmaz bir artış gözlendi. Bunun dışında İspanya kıyılarında, genelllikle de iklim değişikliği etkileri nedeniyle çevrenin ağır baskı altında olduğu alanlarda, 312 yeni golf sahası ve 109 yeni marinanın yapılmakta veya varolanların genişletilmekte olduğu vurgulanıyor. Bunlara ek olarak, 350 kasaba ve ilçe,  halihazırda yasadışı atık boşaltımı veya kentsel atıkların doğru arıtılamaması sorunlarından sıkıntı yaşamakta.

Rapor ayrıca büyük oranlardaki yolsuzlukları da ortaya çıkarıyor. Bu tarihe dek, yaklaşık 100,000 ev yasadışı olarak yapılmış ve kentsel gelişime bağlı olarak 85 yolsuzluk olayı yetkililerce soruşturmaya açılmıştır.  

Rapor, hükümetlere özellikle önemli kilit kıyısal alanlarda, bir dizi çözümün uygulamaya geçirilmesi için çağrı yapıyor ve kıyıların yıkımına son verebilmek için kıyısal alan yönetiminde acilen reformlar yapılmasının gerekliliğini vurguluyor.

Greenpeace İspanya ofisinin denizler kampanyası sorumlusu María José Caballero, “İspanya'nın  Akdeniz kıyı şeridindeki durum her yıl daha da kötüye gidiyor, ve artık ortada insanların buralara asıl geliş nedenini yokedecek gerçek bir tehdit var” dedi. “İspanya kıyılarındaki turizm endüstrisinin tam bir analizinin yapılmasını talep ediyoruz- bu analiz,  çevresel etkiler, sürdürülebilirlik ve öngörülen büyüme, ve bu kıyısal ve denizel çevrenin düzgün korumasının garanti altına alınması için acil önlemleri içermelidir” diye ekledi.

Kıyısal yapılaşmanın, gerek turizm adına gerek yerleşim alanları açma adına, kontrolsüz büyüdüğü ve hem deniz hem kıyısal alanlardaki doğal kaynakların acımasızca yok edildiği Akdeniz ülkelerinden biri de Türkiye.

Greenpeace Akdeniz Ofisi Denizler Kampanyası sorumlusu Banu Dökmecibaşı, “İspanya, Yunanistan gibi ülkelerde yaşanan tecrübelerden ders alamayan Türkiye, en değerli varlıklarımızın, deniz ve kıyılarımızın gitgide yapılaşmaya ve tahribata kurban edilmesine göz yummaktadır. Bir yandan kıyı alanlarını yağmaya açacak yasa tasarıları zorlanırken, bir yandan da Çeşme gibi SİT alanı olacak kadar önemli doğal yapılara sahip turizm beldelerinde yeni yapılaşmaların önünü açacak kararlar alınıyor. Bu gidişi çok geç olmadan durduracak bir kıyısal yönetim planı hazırlanmadan benzer hiçbir kararın alınmaması gerek” dedi (2).

Bugün aynı zamanda Yunanistan'da Greenpeace ve Korint Çevre Hareketi tarafından Korint Körfezine yönelik tehditlere dikkat çeken bir rapor yayımlandı. Korint Körfezi, sıradışı güzellliği ve deniz biyoçeşitliliği, onlarca yıldır aşırı avlanma ve özellikle de Yunan Alimünyum sanayinin boşaltmakta  olduğu kırmızı çamurun neden olduğu kontrolsüz kirlenme yüzünden can çekişiyor.

Korint Körfezi'nin bir “deniz rezervi”olması gerektiğini öneren “Korint Körfezi, yaşam için küçük bir sığınak” adlı rapor, bu sabah Rainbow Warrior'da basın toplantısı ile duyuruldu. Körfezin deniz rezervi ilan edilmesi, Akdeniz'deki diğer benzer deniz alanlarının da bir deniz rezervleri ağı olarak oluşturulmasına model oluşturacaktır.

Greenpeace Yunanistan Ofisi Denizler Kampanyası sorumlusu Sofia Tsenikli, “Korint Körfezi, eşşiz ve sıradışı zenginlikte bir deniz yaşamına sahip, Ancak şu anda korkunç bir durumda, ve eğer korunması için hızlı bir değişim yapılmazda, bölgedeki pekçok insanın yaşamının bağımlı olduğu doğal kaynaklar ve çevre geri dönülmez felaketlere varan sonuçlar yaşanabilir” dedi. “Yunan hükümetini Korint Körfezi'nin korunması için deniz rezervi olarak ilan etmeye, böylece hem Yunanistan hem de geniş anlamda Akdeniz için örnek oluşturmaya çağırıyoruz” diye ekledi.

Greenpeace Akdeniz Ofisi Denizler Kampanyası Sorumlusu Banu Dökmecibaşı, “Aynı Yunanistan'da önerilen Korint körfezi deniz rezervi örneği gibi Türkiye'nin de en değerli yaşamsal kaynaklarından olan çevreleyen denizlerinin biyoçeşitliliğini koruyabilmek için acilen bir deniz rezervleri ağı çalışması yapmalı, ve bununla ilgili yasal düzenlemleri hazırlamalıdır. Aksi takdirde denizlerimizin doğal yapısını kaybetmesinin devamı olarak hem sosyal hem ekonomik anlamda geri dönülmez zararlar yaşanacaktır” dedi. “ Yeni seçimlerin arifesinde tüm politik partilerin söz konusu bile etmedikleri denizlerimizin sürdürülebilirliği üzerine yasal çalışmalara başlamaları konusunda uyarıyoruz” diye ekledi.

Greenpeace deniz yaşamının korunması ve balık stoklarının iyileştirilmesi için en etkin yöntem olan ve tüm dünya denizlerinin %40 ının deniz rezervi ilan edilmesi için kampanya yürütmektedir. Bu kampanyanın bir parçası olarak Rainbow Warrior şu anda Akdeniz'de dolaşarak denizlere yönelik tehditleri belgelemekte ve deniz rezervlerinin oluşturulması için çalışmaktadır.

Notlar:
1- Greenpeace İspanya Ofisi'nin ‘Destruction at all co(a)st’ raporunun  ve Greenpeace Yunanistan Ofisinin “Golf of Korinth, a small shelter for life” raporunun ingilizce özeti için tıklayınız; http://www.greenpeace.org/turkey/press/reports/destruction-at-all-co-a-st, http://www.greenpeace.org/turkey/press/reports/golf-of-korinth-a-small-shelt

2- Greenpeace 2006 yılında Çeşme yarımadasının özellikle de aralarında koruma latında olan türlerin de bulunduğu önemli canlı yaşam alanlarını kapsayan tahsis kararlarına karşı, SAD-AFAG, Ege Doğa Derneği, Doğa derneği gibi kuruluşlar ile ortak açtığı dava dilekçesi için tıklayınız: http://www.greenpeace.org/turkey/press/reports/ala-at-dava-dilek-esi