Greenpeace’ten düzenli haber almak için isminizi ve e-postanızı belirtin!
Aşağıdaki formu doldurup 'gönder' düğmesine tıklayın. Sunucumuz alıcıya paylaşmak istediğiniz haberin URL'sinin yer aldığı bir e-posta adresi gönderecektir.
Virgül işaretini kullanarak haberi birden çok dostunuzla paylaşabilirsiniz. Örnek: bir.ad@sunucu.com, ikinci.ad@baskasunucu.com
Greenpeace Arctic Sunrise gemisinde basın toplantısı düzenleyerek "Akdeniz'i Koruyoruz" turu hakkında bilgi verdi.
Büyütmek için tıklayın
Greenpeace bugün Mersin'deki Arctic Sunrise gemisinde bir basın toplantısı düzenleyerek Kıbrıs Kanalı'nın acilen korunması gerektiğini söyledi. Greenpeace'in Akdeniz turu Iyon Denizi'nde başladı ve önümüzdeki 3 ay boyunca bölgede bir deniz rezervleri ağı oluşturulması için çağrıda bulunmaya devam edecek.
Greenpeace'in “Akdeniz'i Koruyoruz” kampanyası üçüncü yılında, Akdeniz’e yönelik tehditleri göstermeye ve çözümleri sunmaya devam ediyor. Yasadışı akıntı ağları hala bazı ülkelerce kullanılıyor, mavi yüzgeçli orkinosların stokları tükenmek üzere olmasına rağmen aşırı avcılık devam ediyor, keşfedilmemiş açık denizlerdeki trolcülük derin su habitatlarını yokediyor ve kara kökenli kirlilik Akdeniz'in deniz yaşamını tehdit etmeye devam ediyor. Greenpeace 2006'da denizin verimliliği ve sağlığını iyileştirebilecek Akdeniz'in tümünü kaplayan bir deniz rezervleri ağı önerisi yayınladı.
Arctic Sunrise'daki basın toplantısı kaptanın tanıtımı ile başladı. Greenpeace Uluslararası denizler kampanyası sorumlusu Karli Thomas “Mavi yüzgeçli orkinosların Akdeniz'deki korkunç durumu denizlerde yaşanan küresel krizin bir göstergesidir. Türkiye, Akdeniz ülkeleri ile birlikte son kalan balık için yarışmak yerine Akdeniz'in korunması için tam korumalı bir deniz rezervleri ağı oluşturmak için işbirliği yapmalıdır” dedi.

Akdeniz'in ekosistemi için en önemli türlerden olan mavi yüzgeçli orkinoslar bir çöküşün eşiğinde. O kadar çok avlanıldılar ki, bu türün korunması ve yönetiminden sorumlu ICCAT (Uluslararası Atlantik Orkinoslarını Koruma Komisyonu)'in kendi bilimsel komitesi bile sektörü av miktarlarını radikal bir şekilde azaltmaya çağırdı. Ancak tüm bunlara rağmen bu durum ICCAT'e üye olan ülkeler tarafından tamamen gözardı edildi ve kendi biliminsanlarının tavsiye ettiği av kotasının iki katına karar verdiler. Bu sözde koruma kuralların bile taraf ülkelerce gözardı edildiği Greenpeace tarafından pek çok durumda belgelendi.
Greenpeace Akdeniz, denizler kampanyası sorumlusu Banu Dökmecibaşı, “Kıbrıs Kanalı mavi yüzgeçli orkinosların en önemli yumurtlama alanlarından biridir. Greenpeace, Türk hükümetini bu önemli alanı deniz rezervi ilan ederek yalnızca orkinosları değil aynı zamanda tüm deniz yaşamını korumaya çağırıyor” dedi.
Türkiye Doğu Akdeniz'in en verimli alanlarından birine sahiptir ve balıkçılarının ana geçim kayanağının geleceğini korumak için çok daha güçlü yaptırımlar getirmek zorundadır. Türkiye'nin deniz kaynaklarını korumak için tek yol açık denizlerde ve kıyısal alanlarda deniz rezervleri ilan etmek ve sürdürülebilir balıkçılık yönetimini uygulamaya sokmaktır.
Dökmecibasi, “Yeterli yönetmeliklere sahip olmasına karşın Türk sularında ve tüm Akdeniz'de deniz yaşamı gittikçe yokolmaktadır, mavi yüzgeçli orkinos bunun sadece bir örneğidir. Türk hükümeti, Akdeniz'i geleceğini kurtarmak için bir deniz rezervleri ağı ilan edilene ve uygun bir yönetim sistemi oluşturulana dek orkinos avcılığını durdurmalıdır” dedi.
Greenpeace, denizlerimizi iklim değişikliğinin etkilerinden koruyabilmek, balık stoklarını iyileştirebilmek ve denizlerdeki habitat tahribatını durdurabilmek için tüm dünya denizlerinin %40’ını kapsayacak bir deniz rezervleri ağı için kampanya yürütmektedir. Bu kampanyanın bir parçası olarak Arctic Sunrise Akdeniz'deki yolculuğu boyunca denizlerimizi tehdit eden etkileri belgeleyecek ve deniz rezervlerini tanıtacak.