Dresden, Uluslararası
—
Uluslararası Çevre Örgütü Greenpeace ve Avrupa Fotovoltaik Sanayisi Derneği’nin ortak hazırladıkları “SolarGeneration” piyasa raporuna göre 2025’e kadar her yıl 113 milyarlık küresel bir yatırım yapıldığı takdirde güneş, 2 milyardan fazla insana elektrik ve 2 milyondan fazla kişiye de iş imkanı yaratacak. Sözkonusu piyasa raporunda ayrıca bu yolla 350 milyon ton karbodiyoksit salımının (140 orta ölçekli kömür termik santraline eş) önleneceğini ve 2040’da güneş elektriğinin küresel talebin %16’sını karşılayacağını belirtiyor.
Güneş enerjisi oldukça rekabetçi bir enerji piyasasına liderlik
edebilmenin eşiğinde, ancak şimdi enerji endüstrisi, maliyetleri aşağı
çekmek için kitlesel üretime daha çok yatırım yapmalı. Güneş
elektriğinin küçük bir pazardan çıkıp ait olduğu temel enerji üretimine
geçebilmesi için önümüzdeki iki yıl kritik bir öneme sahip. Güneş
enerjisinin başarılı biçimde yaygınlaşmasını sadece endüstrinin değil
hükümetlerin de taahhüt etmesi gerekiyor. Güneş enerjisinin yatırımcısı
hazır, hükümetler nerede?
2005 yılında tüm dünyadaki güneş fotovoltaik (güneş pili) sistemlerinin
kurulu gücü 5000 MW’ı geçti (yaklaşık 10 orta büyüklükteki kömür termik
santrali kadar). Son yıllarda fotovoltaik hücrelerin ve modüllerin
küresel nakliyesi her yıl % 40’dan fazla artış gösteriyor. Aynı
büyümeyi yaşayan güneş elektriği sektöründe sadece Avrupa’daki
fotovoltaik endüstrisinin 2005 yılı cirosu 5 milyar doları geçti.
Küresel ölçekte bu ciro yaklaşık olarak 10 milyar dolar.
Avrupa Fotovoltaik Endüstrisi Derneği Başkanı Dr. Winfried Hoffmann’ın
bildirdiğine göre 2006 yılında güneş endüstrisi, ekonomik ölçeğini
arttırmak ve fotovoltaik sistemlerin maliyetlerini aşağıya çekmek için
yeni güneş fabrikalarına ve Ar&Ge çalışmalarına 1 milyar dolarlık
yatırım yapıyor. Hoffman’a gore küresel fotovoltaik endüstrisi gelecek
yıllarda daha da fazla yatırım yapmaya hazır ama bu yatırımı kazanca
çevirmeyi garanti altına alacak kalıcı bir siyasi yapının oluşması şart.
Greenpeace ve Avrupa Fotovoltaik Endüstrisi Derneği, hükümetleri bu
yatırımları destek programlarıyla güven altına almaya çağırıyor.
Şimdiye kadar denenmiş olanlardan en başarılı destek şebekeye sağlanan
her kilovatsaat’in önceden belirlenmiş bir fiyatla satın alınmasını
garanti altına alan “tarife teminatı” düzeni. Tüketicilerin çatılarına
güneş sistemleri kurup şebekeye satmalarını sağlayan teminat politikası
hali hazırda 41 devlette bulunuyor. Bu sistem henüz Türkiye’ye
getirilmediği için fotovoltaik sektörü küresel ölçekte son yılların en
hızlı gelişen sektörü olmasına karşın Türkiye’de emekleme aşamasına
bile geçemedi. Ayrıca Avrupa Birliği’nin aksine Türkiye’de yasal
bağlayıcılığı olan yenilenebilir enerji hedefleri olmadığı için diğer
yenilenebilir enerjiler gibi güneş enerjisi de, kirli ve pahalı nükleer
ve kömür gibi enerjilerin tartışmaları arasında gölgede kalıyor.
Güneş enerjisi alanında büyük bir potansiyele sahip Türkiye yerinde
sayarken, dünyadaki büyük fotovoltaik üreticileri arasındaki
rekabet güneş potansiyelini farkeden yeni oyuncuların katılımıyla
birlikte fena halde kızışıyor. Dünya çapında özellikle Avrupa ve
Japonya’daki fotovoltaik endüstrisi yeni teknolojilere ve üretim
tesislerine yoğun miktarda yatırım yapıyor. Aynı zamanda, özellikle
Almanya, Japonya, ABD ve Çin gibi ülkelerde güneş elektriğine sağlanan
siyasi destek uzun vadede satışlarını arttıracak yapıların kurulmasını
sağladı.
Sürekli artan elektrik fiyatlarından korunmak için en iyi yol kendi
çatınıza bir güneş pili yerleştirmektir. Güneş panellerinden dağıtılan
enerji milyarlarca ton karbondiyoksit salımını engelleyecek ve bütün
dünyadaki aileler için de değişmeyen elektrik ücretlerinin garantisi
olacaktır. Çatınıza güneş enerjisini kurduğunuz gün kabarık elektrik
faturalarından kurtulduğunuz gün olacak.