Bir insanın başına gelebilecek en büyük felaketlerden biri, bir deniz gözlüğüyle suya dalıp, hiçbir deniz canlısına rastlamamak olsa gerek. Tıpkı, karada sokağa çıkıp, hiçbir ağaca ve insana rastlamamak kadar ürkütücü bir şey bu. Bu Yunanistan’ın Arki Adaları'ndaki eski bir yanardağın gölet olmuş sularında yüzerken aklıma geldi. Büyük bir nefes alıp, dibe daldım. Ve şükür ki, orda beni bekleyen yosunlar, yosunlar arası gezinen turuncu balıklar ve ağzında tığ taşır gibi sivri bir burunla ilerleyen küçük balıklar vardı.
Sıradışı zamanlarda bile insanlar sıradan zamanlar yaşadıklarını düşünürler. Sıradışı bu zamanlarda bir felaket vurduğunda bu felaketin, kendilerinin yarattığı bir şeyden ziyade kendilerinin dışında gelişen bir olay olduğunu düşünürler. İkinci Dünya Savaşı başladığında; bu savaş herkes tarafından uzun zamandır beklenen, fakat herkes tarafından inkâr edilen bir “sürprizdi”. Savaşın yarattığı kâbus sona erdiğinde, başka bir kâbuslar ortaya çıktı, farkında olup görmezden geldikleri soykırım kâbusu. Farkına vardıklarında düşündüler, önlemek için bir sürü ‘şey’ yapılabilirdi diye, ama zamanında yapmadılar…
Adım Toprak. Belki de bu yüzden doğayı seviyorum. 4 elementten biri olmamsa cabası. ☺ Belki de bu yüzden suyu da bir o kadar seviyorum. Havayı ve Ateşi de tabii..Okul kültür filan derken ateşi kontrol etmeyi öğrendim mesela. Çevremize saygılı olmayı, yerlere çöp atmamayı, ne bilim karıncayı bile ezmemeyi şunu bunu…
Küresel iklim değişimi problemine, insanın bilinçsiz davranış ve yaşam tarzı neden olduğu bir bilimsel gerçek. “Isınmaya gerçekten insan mı, yoksa buna atmosferimizdeki doğal salımınlardan biri mi neden oluyor” tartışmaları ise artık çok gerilerde kaldı. Biz yeni keşfetmiş olsak bile Kyoto Protokolü de bu “Baki kalan bu kubbede bir hoş seda” oldu artık!
Ufuk çizgisine, geleceğe doğru bakarken çizginin altında yatanı görmek mümkün değil. Gelecek orada bir yerde… ancak bizi neler bekliyor? Bilmiyoruz. Ufka doğru yol alırken o geleceği biz yaratıyoruz. Hepimizin yaşamak isteyeceği bir geleceği yaratmak ise hayal gücü, kararlılık ve eylem gerektiriyor. Bu köşeden sizlere o geleceğin hayallerini, gerektirdiği kararları ve hepimizin yapması gerekenleri sunmaya çalışacağız.