Bu sayfa arşivlenmiştir. İçeriği güncel olmayabilir.

"Mısır bombası". Greenpeace'in 'sorunlu tohumlar' yarışmasında birinciliği alan çalışma.

Gen mühendisliği, biliminsanlarının doğadaki varlıkların genleriyle oynayarak doğada olmayan bitkiler, hayvanlar ve mikro-organizmalar üretmesine izin veriyor.

Genetiği değiştirilmiş bu organizmalar (GDO), doğal organizmalarla temasa geçerek üreyebiliyor ve çoğalabiliyor, ve bu suretle, yeni ortamlara ve gelecek kuşaklara, önceden tahmin edilemeyecek ve kontrol edilmesi olanaksız bir biçimde hızla yayılıyorlar.

Genleriyle oynanmış organizmaların üretim ve dolaşımının serbest bırakılması, 'genetik kirlilik' anlamına gelir ve bu çok büyük bir tehdit oluşturur. Bu organizmalar bir kez çevreye bırakıldığında,  bırakıldıkları çevrelerden tekrar geri toplanmaları olanaksızdır.

Sırf ticari çıkarlar yüzünden, kamuoyu, besin zincirinin içindeki genleriyle oynanmış maddeler hakkında bilgilendirilme hakkından mahrum bırakılıyor ve de dolayısıyla, sözkonusu yiyeceklere karşı önlem alıp, bunlardan sakınma hakkını yitiriyor.

Moleküler biyoloji alanındaki bilimsel ilerlemeler, bir yandan doğayı kavramamızı hızla genişletme ve yeni tıbbi araçlar sağlama doğrultusunda büyük bir potansiyele sahipken, diğer yandan, sözkonusu ilerleme, doğal çevremizin dev bir 'genetik deneyi'ne çevrilmesini haklı çıkarmak için kullanılmamalıdır.

Yaşamın sürdürülebilmesi için dünyamızın en önemli anahtarlarından biri olması açısından biyolojik farklılığa ve çeşitililiğe saygı duyulması gerekiyor.

Genetiği değiştirilmiş organizmalar, insan sağlığına ve doğaya etkileri konusunda elimizde yeterli bilgi olmaması nedeniyle, doğal çevrelerde serbest bırakılmamalıdır.

Bizler, Genetik değişime uğramış ürünlerin etiketlenmesi ve doğal ürünlerden ayrı tutulması gibi acil ara önlemlerin alınmasını savunuyoruz.

Bizler, genler üzerinde patentlendirilme yapılmasına karşı olduğumuz kadar, hayvanlar, bitkiler ve insanlar üzerindeki patentlendirmeye de karşıyız. Yaşam ticari bir mal değildir. Yaşam biçimlerini ve dünyamızın yiyecek kaynaklarını kendi doğal yollarından çıkararak ekonomik modellerimize uymaya zorlarsak, bunun getireceği büyük tehlikeyi de gözönüne almamız gerekecek.

Son güncellemeler

 

Plastik poşeti bırak

Blog yazısı ile Deniz Bayram | 14 Ocak, 2019

İlkokulda çevre kirliliği ile ilgili ilk öğrendiğim bilgi, plastik poşetlerin binlerce yıl doğada kalmasıydı. Bir kez kullanıp attığımız bir malzemenin binlerce yıl doğada kaldığını bilmek şok edici bir bilgi, on yaşındayken öyleydi,...

Başardık, arılara zarar veren üç pestisit yasaklandı

Blog yazısı ile Berkan Özyer | 24 Aralık, 2018

150 binden fazla insanın imzası, karar alıcılarla yapılan görüşmeler, bilimsel raporlar, videolar, sivil toplum kuruluşlarıyla atılan ortak adımlar nihayet sonuç verdi. Arı sağlığına doğrudan tehdit oluşturan ve tarımda kullanılan üç...

COP24'ten geriye kalanlar

Blog yazısı ile Duygu Kutluay | 18 Aralık, 2018

İki hafta süren Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) Taraflar Konferansı (COP24) Polonya'nın Katowice kentinde geçtiğimiz haftasonu tamamlandı. Birkaç ay önce yayınlanan ve büyük ilgi çeken Hükümetlerarası...

Hepimiz aynı kovandayız

Haber | 13 Aralık, 2018 at 13:31

Arılar yaşasın diye hepimiz aynı kovandayız.

Sivil Toplumdan İklim için Ortak Çağrı

Haber | 5 Aralık, 2018 at 9:56

Türkiye'den 25'in üzerinde sivil toplum kuruluşu, iklim müzakereleri öncesinde yetkilileri iklim değişikliği konusunda acil ve iddialı harekete geçmeye çağırdı

5 soruda COP24

Haber | 5 Aralık, 2018 at 9:22

Bu yıl Polonya’da düzenlenecek BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 24. Taraflar Konferansı (COP24), 2015 yılında imzalanan Paris Anlaşması’ndan sonra en kritik dönemeç olarak kabul ediliyor.

Tam Zamanlı Çağrı Merkezi Yetkilisi

Haber | 29 Kasım, 2018 at 12:50

Greenpeace, küresel çevre sorunlarını ortaya çıkarmak, yeşil ve barış dolu bir gelecek için gereken çözümleri sunmak amacıyla şiddetsiz ve yaratıcı çözümler sunan, bağımsız projeler yürüten bir organizasyondur.

Kirli palm yağına karşı takibimiz devam ediyor

Blog yazısı ile Yakup Çetinkaya, Serkan Dadak | 23 Kasım, 2018

On yıllardır talan edilen Endonezya yağmur ormanları, orangutanlar (yerel dilde orman insanları) ve binlerce başka canlı türünün yuvası. Palm yağı üretmek adına kontrolsüzce, yasa dışı yollarla kesilen ve yakılan ormanların yoğun...

Devletler, Antarktika Okyanusu’nu korumayı başaramadı ama her şey bitmedi

Haber | 6 Kasım, 2018 at 17:20

Geçtiğimiz 2 hafta, Antarktika Okyanusu Koruma Komisyonu üyesi devletler, bölgede dünyanın en büyük okyanus koruma alanı oluşturulması için görüşüyorlardı. Maalesef bizi hayal kırıklığına uğrattılar.

Endonezya'nın Cennet Kuşu, İstanbul'a Kondu

Haber | 16 Ekim, 2018 at 14:28

Endonezya'da palm yağı endüstrisinin tehdidi altındaki cennet kuşu, İstanbul'da bir duvara kondu.

2744 sonuçtan 1 - 10 sonuç