Bu sayfa arşivlenmiştir. İçeriği güncel olmayabilir.
Greenpeace eylemcileri, genleriyle oynanamış soya dolu depoların önünde oturma eylemi yaparken.
Cartagena Protokolü, genleriyle oynanmış organizmaların serbest
bırakılmasını doğaya, insan sağlığına ve biyoçeşitliliğe karşı
önemli bir risk olarak tanımlar.29 Ocak 2000'de Kanada'nın Montreal
şehrinde bazı uluslararası çevresel kurallar tartışıldı ve kabul
edildi. Bu kurallar, biyolojik türlülüğün sürdürülebilir kullanımı
ve korunmasını olumsuz etkileyebilecek, ve insan sağlığı açısından
riskler yaratabilecek GO organizmaların sınırlar ötesi taşınımını,
alıp satımını ve kullanımını denetlemeyi öngörüyor.
BM Biyolojik Çeşitlilik Anlaşması'nın bir parçası olan
Biyogüvenlik Protokolü'nü (Cartagena Protokolü) bu kurallar
oluşturur.
Protokol, GO organizmaların serbest bırakılmasını doğaya, insan
sağlığına ve biyoçeşitliliğe karşı önemli bir risk olarak
tanımlar.
İhtiyat ilkesi bu anlaşmanın en yaşamsal maddesini oluşturur:
Güvenlik konusunda bir bilimsel bilgi yada uzlaşı eksikliği
olduğunda, ülkelerin GO organizmaların ithalatını ve kullanımını
yasaklama ya da sınırlandırma hakkı olduğunu söyler.
Yasal olarak bağlayıcı olması için gereken 50 ülke sayısına bu
yıl içinde ulaşıldı; bu nedenle şu anda bu protokol uluslararası
bağlayıcılığa sahip.
Greenpeace, soya fasulyesi, mısır, kakao tohumu, patates,
domates ve pamuk gibi genleriyle oynanmış tohum ve malların her
türlü ithalat ve ihracatını yasaklamak için mücadele ediyor.