Bolivyalılar, kendi ürettikleri 'doğal' patatesleriyle
Günümüz tarım endüstrisi çiftçilikten çok madenciliğe benziyor.
Sistem, bütün gelecek besin gereksinimlerimizin bağlı olduğu
yeryüzünün ta kendisini ilgilendiriyor. Çiftçiliğe olan şu anki
yaklaşım hataları, zengini de yoksulu da tehdit ediyor.Endüstriyel
tarım, yöresel toplulukların sağlıklı bir beslenmeye olan
gereksinimlerini karşılayacak biçimde ürün yetiştirmek yerine,
dünya pazarlarında satacak ürünler üretiyor. Dünya tarım üretimi,
1950'den bu yana ,ç kat artarken; günümüzde, 20 yıl öncesine oranla
daha çok insan aç.
Küçük aile çiftlikleri topraklarından ediliyor ve yerel
topluluklar üretileni satın almayı karşılayamıyor. Sonuç, çevresel
yıkım, yoksulluk ve açlıktan ibaret bir düşüş oluyor.
Açlık ve yoksulluk kol kola gider. Gen mühendisliği gibi
teknolojik 'çözümler', açlığa neden olan gerçek toplumsal ve
çevresel sorunları gölgede bırakıyor. Bu konular besinimizi kimin
ürettiği, nasıl ve nerede üretildiği, nasıl paylaştırıldığı gibi
konuları içeriyor.
Tarımsal araştırma ve gelişme içerisinde temel bir zıtlaşma var:
Endüstrinin gereksinimlerine yönelik bir gündem ya da yoksulların
gerçek gereksinimlerine ve doğaya yönelik bir gündem... 1969'da
tarım, orman ve balıkçılık projelerine dünya çapında 7 milyar dolar
kalkınma yardımı yapılırken, 1999'da bu miktar 3 milyar dolara
gerilemişti.
Gen mühendisliğinin dünyayı beslemek adına yaşamsal önem
taşıdığı ve tarımsal üretimi arttırmada merkezi bir rolü olduğu
yolundaki tartışma, açlığın çok az miktarda besin olmasından
kaynaklandığı varsayımına dayanıyor. Gen mühendisliği taraftarları,
çoğu aç insanın besin açığından çok besin artışının olduğu
ülkelerde yaşadığı gerçeğini gözardı ediyor.
Besin güvenliği teknik düzeltmelerle, hatta besin üretimini
arttırmayla bile sağlanmayacak. Bu, diğer etkenler bir yana,
toprağa ve paraya erişimi gerektiriyor.
Greenpeace gerçek çözümler için uğraşıyor. Çiftçiliğin geleceği,
onun sadece besin üretimindeki rolünü değil; aynı zamanda, temiz
su, çeşitli vahşi yaşam ve bitkiler ve geleceğin bağlı olduğu
verimli toprağı sağlamadaki rolünü de tanımaktan geçiyor.
Ekolojik ve toplumsal açıdan sürdürülebilir tarımı uygulayan
dünyanın dört bir tarafındaki çiftçilerden başarı öyküleri
geliyor.
Bu öykülerden bazıları Greenpeace, Oxfam ve ILEIA tarafından
ortaklaşa oluşturulan bir site olan Farming Solutions (çiftçiliğe
çözümler) web sitesinden edinilebilir.