Bu sayfa arşivlenmiştir. İçeriği güncel olmayabilir.

Nükleer Silahlar

Sayfa - 1 Mart, 2007
Dünyada bilinen 9 ülke, Çin, Fransa, Hindistan, İsrail, Kuzey Kore, Pakistan, Rusya, İngiltere ve ABD yaklaşık 30.000 nükleer silaha sahip. Yaklaşık 1500 tanesi haftada 7 gün 24 saat fırlatılmaya hazır bekliyor.

Nükleer silahlar dışarı!

Nükleer silah sahibi ülkeler silahlarına sıkı sıkıya bağlıdır, aktif bir şekilde geliştirirler, yeni görev alanları ve tasarımlar yaratırlar.

Eskitilmezler. Daha küçük kullanılabilir silah gibi önermeler çerçevesinde modernleştirilirler. Tüm bunlar nükleer silahların azaltılması üzerine verilmiş konferans ve antlaşmalara rağmen devam eder. Nükleer zenginler olarak bilinenler, nükleer silahların yayılmasını önlüyormuş gibi görünme çabalarına rağmen aslında nükleer silahlar kendi ellerinde olduğu sürece bu yayılma sürecini desteklerler.

1945 Nagazaki ve Hiroşima’da nükleer silah kurbanlarının başına gelen mahvedici etkilerin yanında 2000’den fazla nükleer silah denemesinin bölgesel mahvedici etkisi ve kirletiliciliği de var. Nükleer silah test sahalarına yakın oturan insanlar, kanser, ölü doğum ve düşükler nedeniyle acı çeker. Ülkelerin tüm bunlara karşılık hala nükleer silah üretmesi saçmadır ve kendi nüfuslarını da zehirlemektedir.

Son yıllarda Çin, Fransa, Rusya, İngiltere ve Amerikanın Nükleer Silahların azaltılması Anlaşmalarını çiğnemeleri durumu daha öngörülemez bir hale sokmuştur. Anlaşma imzalandıktan sonra Hindistan, İsrail, Kuzey Kore ve Pakistan gibi ülkeler de nükleer klübe katılmıştır. Nükleer enerji yayılma devam ederse, her şekilde, her durumda birileri daha silah yapacaktır.

Fakat umut var. Bazı ülkeler nükleer silahlarını söktüler. Güney Afrika’nın 1970’lerde nükleer silahları olmasına rağmen bunları söktü.Eğer bir ülke nükleer silahsızlanmaya karar verirse gerisi çok çabuk gelir.

Güney Afrikayı takip etme konusunda diğer nükleer ülkeler çok da hevesli değil. Ellerini fırlatma düğmesinden çekecek daha çok ülkeye ihtiyacımız var. Bu nedenle “Nükleerden Arınmış Ortadoğu Anlaşması” çok önemlidir. Bu nükleer bomba kullanım tehdidini azaltırken aynı zamanda günümüzün nükleer güçlerini Güney Afrika örneğini takip etmeye itebilir.