Sayfa - 24 Nisan, 2006
Nükleer maddelerin nakliyesi nükleer yakıt çevriminin her aşamasında yer alır. Radyoaktif materyaller deniz, tren, kara ve hava yollarıyla taşınıyor. Bir nükleer santralin yakınında yaşamıyorsanız da, bilincine bile varmaksızın bir nakliye yoluna yakın olabilirsiniz.
Nükleer
nakliyat, insan sağlığı ve çevre için dikkate değer ölçüde ve mazur
gösterilemeyecek riskler barındırır. Yüksek oranda radyoaktif
kullanılmış yakıt elementleri içeren bir varil, yaklaşık olarak
Çernobil kazasında salınan kadar radyasyon içerir. Taşımacılık ayrıca,
terörist saldırılar ya da nükleer bomba materyallerinin çalınmasının
hedefi olabilir.
Nükleer
endüstri bazı kaza testlerinden geçmek zorunda oldukları için
varillerin güvenli olduğunu savunur. Bununla birlikte, testler gerçekçi
koşullar altında yönetilmemektedir. Konteynerler “güvenli” sayılsa
bile, bu onların radyasyon yaymadığı anlamına gelmez. Bu sadece, açığa
çıkan radyasyonun belirli doz sınırlarını aşmadığı anlamına gelir.
1998’de, Castor adı verilen varillerden sızan radyasyon oranının izin
verilenden daha fazla olduğu ortaya çıkınca, Avrupa’da nakliyat
durdurulmak zorunda kalmıştı.
Nakliyat,
onay şöyle dursun, nakil yollarındaki topluluk ya da ülkelere daha önce
uyarı yapılmadan yürütülüyor. Nükleer nakliyatın ortaya çıkardığı
tehlikeler, dünya çapında pek çok topluluğun, çevrecinin ve
politikacının bu uygulamayı protesto etmesine neden olmuştur.