2006’da Lübnan’daki Petrol Sızıntısından 1 Yıl Sonra...
Greenpeace, deniz ve kıyıların iyileştirilmesi için deniz rezervleri ağının oluşturulmasını talep ediyor
Ortadoğu’da
12 Temmuz 2006’da savaş başladı. Çatışma, 1701 nolu Birleşmiş Milletler
Kararı’na bağlı olarak yapılan ateşkesin 14 Ağustos 2006’da yürürlüğe
girmesine kadar 32 gün boyunca devam etti. Yaşanan insani acılar ve
hayat kayıplarının yanında, her silahlı çatışmada çevre de savaşın bir
kurbanı oluyor.
13 ve 15
Temmuz 2006’da, Beyrut’un 28 km güneyinde bulunan Ciyyeh’teki santralin
iki yakıt deposu İsrail askeri birlikleri tarafından vuruldu. Bu
saldırı, Akdeniz’in kuzeyine doğru, 10 bin tondan daha fazla miktarda
ağır yakıt sızıntına yol açtı. 2006 Ağustosunun ilk haftasında, Lübnan
Çevre Bakanlığı, sızıntının Lübnan kıyıları şeridinde en az 140 -150
kilometre boyunca yayıldığını açıkladı (REMPEC (2006c). Sitrep 5. Spill
in Lebanon, 07/08/2006. [http://www.rempec.org/news.asp].). 22
Ağustos’ta, Lübnan’daki, bir basın toplantısında, Greenpeace sualtında,
ağırlığı 10 cm’ye varan ağır bir yakıt halısı şeklindeki petrolün
varlığını da ortaya çıkardı (1). Daha sonra da Greenpeace, Lübnan Çevre
Bakanlığı’nın isteği üzerine Ekim 2006’ya kadar bölgede birçok
faaliyete katıldı (2).
Bu petrol sızıntısının
büyük olasılıkla savaşın çevre üzerindeki en görünür etki olduğunu ve
aynı zamanda Doğu Akdeniz’deki en büyük çevre felaketlerinden biri. Akdeniz’in kurtarılması ve korunması Lübnan
için öncelikli olmalıdır. Halkların savaş sonrası etkiler ve savaşın
çevresel yıkımları dolayısıyla acı çektiği zamanlarda, Akdeniz’i bu
kadar eşsiz ve insanlar için bu kadar değerli yapan türler ve yaşam
alanlarının iyileştirilmesi ve korunması için yeni sistemler
geliştirmek çok önemlidir.
Greenpeace,
bütün deniz yaşam alanlarının korunması için çok önemli bir yol olan,
tüm denizlerimizin %40’ında tamamen korunmuş deniz rezervleri küresel
ağının oluşturulması için kampanya yürütmektedir. Lübnan sularında
oluşturulacak bir deniz rezervleri ağı, hidrotermal kaynaklar,
kaplumbağa göçleri ve yumurtlama alanları gibi önemli kıyısal
değerlerin korunmasını sağlayacaktır. Ayrıca, Lübnan’ın denizler ve
deniz kaynaklarını, önlem prensipleri ve ekosistem anlayışı içerisinde
yönetmesini sağlayacaktır.
Okyanusların
yönetimi konusunda acil olarak, radikal bir değişime ihtiyacımız var.
Özellikle yerel balıkçılar ve halklar gibi geçim kaynakları okyanuslara
bağlı olan, milyonlarca insan için okyanus ekosisteminin korunması çok
önemlidir. Deniz rezervleri oluşturulması, denizlerin hem korunması ve
yeniden iyileştirilmesi hem de bölgede sürdürülebilir bir kalkınma için
tek yoldur.
Notlar:
1- http://www.greenpeace.org/international/press/releases/greenpeace-exposes-suffocating
2- Greenpeace’in çalışmaları, Petrol Sızıntıları Çalışmaları ve
Koordinasyonu Merkezi, Lübnan Donanması (OSOCC), Çevre Bakanlığı ile
çalışan Fransız, Alman ve Danimarkalı uzmanlar, İtalya Çevre Koruması
ve Teknik Servis Ajansı (APAT), İtalya Deniz Araştırmaları Merkez
Enstitüsü (ICRAM), Beyrut Amerikan Üniversitesi ve yerel STK'lar ile
eşgüdümlü olarak gerçekleştirilmiştir.
"Akdeniz-Suçlardan korumaya doğru" raporunun Türkçe özeti için tıklayın.