Haber - 8 Aralık, 2004
Greenpeace, bugün Avrupa Komisyonu binasının önünde yaptığı eylemle, Türkiye'yi bekleyen yeni bir çevre felaketi tehlikesine dikkat çekti. Eylemciler, "Türkiye Avrupa'nın Çöplüğü Değil!" yazılı bir pankart açıp, Aliağa gemisökümü alanından topladıkları numuneleri Komisyon binası önünde sergilediler.
Greenpeace eylemcileri, Avrupa Komisyonu temsilciliğinin önünde, Aliağa gemi sökümü alanından topladıkları toksik maddelerle bir sergi açtılar. Greenpeace, AB'nin temiz gemisökümü için sorumluluk almasını istiyor.
Eylem, Greenpeace'in kamuoyuna duyurduğu yeni bir araştırmayla
aynı gün yapıldı. Araştırma, tüm dünyada tek cidarlı petrol
tankerlerinin tasfiyesi sonucunda Türkiye ve Asya sahillerinin
büyük bir çevre kirliliği ile karşı karşıya kalabileceği uyarısında
bulunuyor.
Uluslararası çevre örgütü, bu tankerlerin üçte birinden sorumlu
olan Avrupa Birliği'ni dünyadaki gemisöküm alanları civarındaki
insanların sağlığını ve çevreyi korumak için derhal harekete
geçmeye çağırıyor.
Greenpeace Gemisökümü Kampanyacısı Erdem Vardar, "Türkiye'ye
Avrupa'dan her yıl elliden fazla toksik atık içerikli gemi sökülmek
üzere ve hiçbir önlem alınmadan gönderiliyor. Buna bir de petrol
artıklarıyla dolu yüzlerce tanker eklenince, yaşanan çevre
felaketinin boyutları daha da büyüyecek." dedi. Vardar, Avrupa
Birliği'nin temiz gemisökümü için sorumluluk almasının zamanının
geldiğini sözlerine ekledi.
2000 petrol tankeri, 130 milyon litre petrol artığı
AB ve Uluslararası Denizcilik Örgütü, Erika ve Prestige
felaketlerinin ardından tek cidarlı petrol tankerlerini tasfiye
etmek üzere harekete geçmişti. Greenpeace'in araştırmasına göre beş
yıl içinde 2000'in üzerinde petrol tankeri hurdaya çıkarılacak.
Araştırma aynı zamanda önümüzdeki yıl sonuna kadar hurdaya
çıkarılması gereken gemilerde bulunan ürkütücü boyuttaki petrol
artığını da ortaya çıkarıyor: 130 milyon litre, yani Prestige'den
yayılan petrolün iki katından fazla. Gemiler aynı zamanda asbest ve
zehirli TBT (tribütiltin) dolu. Endüstrileşmiş ülkelerin yasalarına
göre bu maddelerle çalışırken çok ciddi korunma önlemleri alınması
gerekiyor. Ancak bu önlemler ek maliyet anlamına geldiği için,
Avrupa ülkeleri gemilerini sökülmek üzere işgücünün ucuz, çevre
önlemlerinin ise yetersiz olduğu Türkiye, Hindistan, Çin ve
Bangladeş gibi ülkelere gönderiyorlar.
Greenpeace eylemcileri bugün Ankara'da, Brüksel'de ve Mumbai'de
(Hindistan) AB heyetlerine, bu ülkelerin çürümüş ve kirli tanker
çöplüğü haline gelmek istemedikleri yönündeki taleplerini
ilettiler.
Vardar, Avrupa Birliği'nin yarattığı gemisökümü skandalını
kontrol altına almak için bir fırsata sahip olduğunu söyledi: "AB
kurumlarından Basel Anlaşması hükümlerine uymasını ve söküme giden
petrol tankerlerinin toksik yükünün Türkiye ve Asya sahillerine
boşaltılmayacağını garanti etmesini talep ediyoruz."