Amazon Yağmur Ormanlarını Kurtarmak İçin Verdiğimiz Mücadele 10 Yaşında

Haber - 22 Temmuz, 2009
Bundan on sene önce, tekne veya uçak haricinde hiçbir ulaşım yolu bulunmayan, Amazon yağmur ormanlarının kalbindeki Manaus şehrinde yasadışı ağaç kesimini ortaya çıkarmak için bir ofis açtık. Sadece üç yıl sonra, kampanyamız Brezilya’daki yasadışı maun ticaretinin bitimini müjdeledi.

Tüm karbondioksit salımlarının yüzde yirmisi tropik ormanların tahribinden kaynaklanıyor ki bu oran bütün dünyadaki arabaların, gemilerin ve de uçakların toplam karbon salımından daha fazla!

O zamandan beri, yeni orman suçlarını ifşa ederek, McDonald's gibi şirketleri ve de Brezilya Hükümeti'ni orman yıkımına karşı eyleme geçmeleri, ve de bu şekilde gezegenimizi kontrolden çıkan iklim değişikliğinden korumaları için ikna etmeye uğraşıyoruz.

Tahminlere göre, Amazonlar'dan gelen kerestenin yüzde sekseni yasadışı kesimle elde ediliyor. Ancak 'yasal' sayılan kesim faaliyetlerinin çoğunluğu dahi son derece tahrip edici ve de kullanılan imalat teknolojisinin ilkelliği yüzünden inanılmaz miktarda israfa yol açmakta. Ormanda kesilen odun miktarının ortalama sadece üçte birinin nihai üründe yer aldığı tahmin ediliyor.

Amazonlar'daki orman yıkımının arkasındaki en büyük sebep sığır yetiştiriciliği; halihazırda kesilmiş orman arazilerinin yüzde 79.5'i sığır otlatmak için kullanılıyor. 2003 senesinden beri, Brezilya dünyanın önde gelen et ve deri ihracatçılarından bir tanesi haline gelmiş vaziyette. Ayrıca soya üretmek için yapılan tarım faaliyetleri de büyük bir tehdit.

Big Mac ve Ağaçlar!

2006 yılında, Avrupa ve Çin'in devamlı artan hayvan yemi talebini karşılamak için, soya ekiminin, dünyanın en büyük yağmur ormanının içlerine doğru kontrolsüz bir hızla genişlemekte olduğunu gözler önüne serdik. Soya kullanmakta olan belli başlı uluslararası şirketleri, Amazon yağmur ormanlarının yok oluşuyla bağlantılandırmayı başardığımızda, gıda üreticileri, süpermarketler, fast-food zincirleri ve de diğer sivil toplum kuruluşlarından oluşan bir ittifak kurup sesimizi yükseltebildik. Bütün bu baskıların ardından, Temmuz 2006'da yürürlüğe girmek üzere, Brezilya'da iş yapan tüm büyük soya tüccarları Amazonlar'da yeni yok edilmiş orman arazilerinden gelen soya ürünlerinin ticaretine son vereceklerini ilan eden bir mutabakatı kabul ettiler. Haziran 2008'de ise bu mutabakatı bir sene daha uzattılar.

video

'Eating up the Amazon' isimli raporumuz, McDonald's'ın tavuklarını beslemek için nasıl yeni katledilmiş Amazon ormanlarının küllerinde yetişen soya ürünlerini kullandığını meydana çıkardı. Küresel bir kampanyayı takiben, bunun sona ermesini talep eden binlerce destekçi, McDonald's'ın Avrupa merkezine mesajlar yolladılar. McDonald's ise sadece bu talebi karşılamayı kabul etmekle kalmadı, aynı zamanda beklenmedik bir uzlaşma sonucu, Brezilya'nın yağmur ormanlarını korumak adına hem bizimle hem de diğer önde gelen perakende gıda satıcılarıyla birlikte çalışmaya başladı.

Soya mutabakatı, soya ekiminin yağmur ormanlarının yıkımına katkıda bulunmamasını garanti altına almak için gerekli olan ekonomik, çevresel ve siyasi çerçevenin oluşturulmasına imkan tanıyan bir fırsat penceresi yaratmakta. Yağmur ormanlarının korunması için kalıcı tedbirler oluşturulana kadar, soya ekimi ve ticaretinde yer alan sanayi kuruluşlarına mutabakatı daha da uzatmaları için baskı yapmaya devam ediyoruz.

Ölü Ormanlar, Ölü Gezegen

Amazon ormanlarıyla ilgili konular oldukça karmaşık olmakla beraber, aslında hepsi çok basit bir ekonomik esasa indirgenebilir. Bugün, bir kereste şirketi veya bir çiftçi için yağmur ormanlarını kesip yok etmek, onları kendi halinde bırakmaktan daha karlı. Mevcut koşullar altında, ormanı kurtarmanın herhangi bir ekonomik değeri yok. Esas itibariyle, pazar, ölü ağaçların canlı ağaçlardan daha değerli olduğu kanaatinde. Buna rağmen, iklim değişikliği söz konusu olduğunda dünya üzerindeki yağmur ormanlarının değeri ölçülemeyecek kadar fazla. Bu durumu değiştirmek adına, 'İklim İçin Orman' isimli bir fon oluşturmak için mücadele ediyoruz.

Amazonlar'ı kurtarmak için verilen savaş, aynı zamanda kendimizi de kurtarmak için verilen bir savaş. Ormanların katli iklim değişikliğini körüklüyor; iklim değişikliği

ise bizim hayatta kalma yetimizi tehdit ediyor. Bilim adamları bize iklim değişikliğine bağlı bir afetler zincirini durdurmak için neredeyse hiç zamanımız kalmadığını söylüyorlar. Aynı zamanda Amazonlar'ı korumanın iklimimizi dengede tutmak için son derece büyük bir öneme sahip olduğunu ve de kaybedecek hiç zamanımız olmadığını da belirtiyorlar. Dolayısıyla, bu sene devlet temsilcileri Kopenhag'daki BM İklim Zirvesi'nde ormanlar için bir anlaşma çıkartmaya çalışırken, aslında sadece ağaçların korunması için değil, gezegende yaşayan herkesin selameti için müzakere ediyorlar. Bu, gerçekten bu kadar önemli ve bu kadar acil.

Amazonlar'ın Kurtuluşu

Amazonlar'ı korumak için on yıldır sahada çalışıyoruz. Kopenhag'da bu sene gerçekleşecek olan İklim Zirvesi ormanlarımızı kurtarmak için şu ana kadar sahip olduğumuz en iyi fırsat. Kırk yıldır ormanlarımızı kurtarmak için savaşan ağaç tutkunlarının da size söyleyebileceği üzere, bu son şans. Onları kurtarmak için sahip olduğumuz en son şans. Ya ormanları koruyacak tarihi bir anlaşma çıkacak, ya da bunu durduracak kadar güçlü bir mekanizmanın yokluğundan dolayı orman katliamı kontrol edilemez şekilde artacak.

'İklim İçin Ormanlar' fonu, Brezilya gibi ülkelere Amazonlar'ı korumak ve daha gelişmiş izleme ve icra kabiliyeti kazandırmak amacıyla ödeme yapacaktır. Bu fon, Kopenhag'da kabul edildiği takdirde, dünyadaki sanayileşmiş ülkeler tarafından sağlanacak. İklim krizi acilen eyleme geçilmesini gerekli kılıyor, ve de 'İklim İçin Ormanlar' fonu tam da böyle bir mekanizmayı hayata geçirecek. Greenpeace tüm dünyadaki yaklaşık 3 milyon destekçisinden bu tarihi fırsatı kaçırmamak için hemen şimdi destek bekliyor.

Güzel Bir Gelişme

Kopenhag'da müzakere edilen tasarılar uygulamaya geçirilene kadar ormanların korunmasına yönelik çabaları büyük ölçüde kısıtlayan mali eksikliğe dikkat çekilmesi ve de bu eksikliğin giderilmesi için Galler Prensi tarafından ön ayak olunan Yağmur Ormanları Projesi'ni, ve de kendilerinin bu yöndeki çabalarını destekliyoruz. Kopenhag'da üzerinde mutabakata varılacak bir düzenleme, ormanların yok olmasını durdurmak için en erken 2013 yılında kaynak aktarmaya başlayabilecek. Ancak ormanlarımız iklim değişikliğine büyük ölçüde katkı yaparak şu anda yok oluyorlar. İklim değişikliğinin feci sonuçlarının önüne geçilmesi için küresel sera gazı salınımlarının 2016 yılına kadar inişe geçmiş olması gerekiyor. Bu ise, ormanların tahrip olmasını engellemek için iyi teşkilatlanmış, donanımlı, uluslararası bir örgütlenme olmadan mümkün olamayacak; bu örgütlenmeninse şu anda başlaması gerekiyor.

Galler Prensi'nin Yağmur Ormanları Projesi, dünyanın en önemli ve tehdit altındaki yağmur ormanlarını konu alan çarpıcı fotoğrafları için Daniel Beltra'yı bir ödüle layık gördü. Daniel yıllar boyunca bizim Amazonlar kampanyamızla beraber çalıştı. Fransa'nın Cannes şehrinde yer alan ödül gecesindeki görüntülü mesajında Galler Prensi şöyle dedi: 'Fotografik imgelem olayın gerçekliği hakkında insanların dikkatini kuşatan bir hikaye anlatabilir, ve de olayın gerçekliği şudur ki, eğer tropik ormanları kurtarmaya yönelik savaşımızı kaybedersek, o zaman iklim değişikliğine karşı olan savaşımızı da kaybedeceğiz.'

Destek Ver!

Amazon Ormanları hızla yok olurken Greenpeace sahada daha etkin kampanyalar yapmak zorunda. Daha etkili kampanyalar ise ancak daha çok maddi güce sahip olduğumuzda mümkün. Lütfen Amazonlar’a yapacağınız yardımı ertelemeyin. Greenpeace’in Amazon kampanyasına şimdi destek verin.