Haber - 26 Mayıs, 2008
"Akdeniz'i Koruyoruz" turunun Türkiye ayağı Mersin'de düzenlenen basın toplantısıyla başladı. Greenpeace gemisi Arctic Sunrise Akeniz'de "Deniz Rezervleri Şimdi" mesajını vermeyi sürdürecek.
Greenpeace Arctic Sunrise gemisinde basın toplantısı düzenleyerek "Akdeniz'i Koruyoruz" turu hakkında bilgi verdi.
Greenpeace bugün Mersin'deki Arctic Sunrise gemisinde bir basın
toplantısı düzenleyerek Kıbrıs Kanalı'nın acilen korunması
gerektiğini söyledi. Greenpeace'in Akdeniz turu Iyon Denizi'nde
başladı ve önümüzdeki 3 ay boyunca bölgede bir
deniz rezervleri ağı oluşturulması için çağrıda bulunmaya devam
edecek.
Greenpeace'in "Akdeniz'i Koruyoruz" kampanyası üçüncü yılında,
Akdeniz'e yönelik tehditleri göstermeye ve çözümleri sunmaya devam
ediyor. Yasadışı akıntı ağları hala bazı ülkelerce kullanılıyor,
mavi yüzgeçli orkinosların stokları tükenmek üzere olmasına rağmen
aşırı avcılık devam ediyor, keşfedilmemiş açık denizlerdeki
trolcülük derin su habitatlarını yokediyor ve kara kökenli kirlilik
Akdeniz'in deniz yaşamını tehdit etmeye devam ediyor. Greenpeace
2006'da denizin verimliliği ve sağlığını iyileştirebilecek
Akdeniz'in tümünü kaplayan bir deniz rezervleri ağı önerisi
yayınladı.
Arctic Sunrise'daki basın toplantısı kaptanın tanıtımı ile
başladı. Greenpeace Uluslararası denizler kampanyası sorumlusu
Karli Thomas "Mavi yüzgeçli orkinosların Akdeniz'deki korkunç
durumu denizlerde yaşanan küresel krizin bir göstergesidir.
Türkiye, Akdeniz ülkeleri ile birlikte son kalan balık için
yarışmak yerine Akdeniz'in korunması için tam korumalı bir deniz
rezervleri ağı oluşturmak için işbirliği yapmalıdır" dedi.
Akdeniz'in ekosistemi için en önemli türlerden olan mavi
yüzgeçli orkinoslar bir çöküşün eşiğinde. O kadar çok avlanıldılar
ki, bu türün korunması ve yönetiminden sorumlu ICCAT (Uluslararası
Atlantik Orkinoslarını Koruma Komisyonu)'in kendi bilimsel komitesi
bile sektörü av miktarlarını radikal bir şekilde azaltmaya çağırdı.
Ancak tüm bunlara rağmen bu durum ICCAT'e üye olan ülkeler
tarafından tamamen gözardı edildi ve kendi biliminsanlarının
tavsiye ettiği av kotasının iki katına karar verdiler. Bu sözde
koruma kuralların bile taraf ülkelerce gözardı edildiği Greenpeace
tarafından pek çok durumda belgelendi.
Greenpeace Akdeniz, denizler kampanyası sorumlusu Banu
Dökmecibaşı, "Kıbrıs Kanalı mavi yüzgeçli orkinosların en önemli
yumurtlama alanlarından biridir. Greenpeace, Türk hükümetini bu
önemli alanı deniz rezervi ilan ederek yalnızca orkinosları değil
aynı zamanda tüm deniz yaşamını korumaya çağırıyor" dedi.
Türkiye Doğu Akdeniz'in en verimli alanlarından birine sahiptir
ve balıkçılarının ana geçim kayanağının geleceğini korumak için çok
daha güçlü yaptırımlar getirmek zorundadır. Türkiye'nin deniz
kaynaklarını korumak için tek yol açık denizlerde ve kıyısal
alanlarda deniz rezervleri ilan etmek ve sürdürülebilir balıkçılık
yönetimini uygulamaya sokmaktır.
Dökmecibasi, "Yeterli yönetmeliklere sahip olmasına karşın Türk
sularında ve tüm Akdeniz'de deniz yaşamı gittikçe yokolmaktadır,
mavi yüzgeçli orkinos bunun sadece bir örneğidir. Türk hükümeti,
Akdeniz'i geleceğini kurtarmak için bir deniz rezervleri ağı ilan
edilene ve uygun bir yönetim sistemi oluşturulana dek orkinos
avcılığını durdurmalıdır" dedi.
Greenpeace, denizlerimizi iklim değişikliğinin etkilerinden
koruyabilmek, balık stoklarını iyileştirebilmek ve denizlerdeki
habitat tahribatını durdurabilmek için tüm dünya denizlerinin
%40'ını kapsayacak bir deniz rezervleri ağı için kampanya
yürütmektedir. Bu kampanyanın bir parçası olarak Arctic Sunrise
Akdeniz'deki yolculuğu boyunca denizlerimizi tehdit eden etkileri
belgeleyecek ve deniz rezervlerini tanıtacak.