Yıkıcı iklim değişikliğini engellemek için ihtiyaç duyulan teknoloji zaten elimizde. Sadece bunu uygulamaya geçirmemiz gerekiyor
Yoğunlaştırılmış Güneş Enerjisi sistemleri, yenilenebilir
enerjiler konusunda son zamanlardaki en kayda değer gelişme. Bu
sistem, yüzlerce ayna kullanmak suretiyle güneşin ışınlarını 400
ila 1000 Celsius derece arası bir sıcaklığa ulaşana kadar
yoğunlaştırıp, bundan elektrik üretmeye dayanıyor. Olayı şu şekilde
bağlamına yerleştirebiliriz: 50 derecede bakteriler ölür; su 100
derecede kaynar; volkanik lav ise 1000 Celsius derece
sıcaklığındadır. YGE (Concentrating Solar Power - CSE) 'ışın
radyasyonu' denilen doğrudan güneş ışınlarını kullanmakta - yani
atmosferdeki bulutlar, duman ya da toz tarafından etkilenmemiş olan
güneş ışınları.
YGE için tercih edilen mekanlar, ideal olarak bu ışınların bol
miktarda bulunduğu, ekvatorun 40 derece kuzeyi ve güneyi arasına
denk düşen enlemlerde yer alıyor. Güneş ışınlarını toplayıp
yoğunlaştırmak ve orta ila yüksek derecede bir sıcaklığa ulaştırmak
için muhtelif teknolojiler mevcut. Daha sonra bu ısı, buhar veya
gaz türbini ya da Sterling motoru gibi geleneksel yollarla elektrik
üretmek için kullanılıyor.
Sanki bilim kurgu temalı sanatsal bir
grafik çizim gibi. Fakat bu İspanya'nın güneyindeki PS10
Yoğunlaştırılmış Termal Güç Santrali'nin bir fotoğrafı.
Gerçekleşmeyi Bekleyen Bir Devrim
Bu yöntem çok kısa zamanda içinde devasa bir ekonomik ve
teknolojik potansiyel barındırdığını gösterdi. Güneş gibi muazzam
bir yenilenebilir kaynağı kullanmasına karşın çok az dezavantaja
sahip. YGE, Kaliforniya kadar güneşli bölgeler için, Avrupa'daki
açık deniz rüzgar türbinlerine benzer bir vaat sunuyor. Güneş
enerjisini yoğunlaştırarak geniş çaplı elektrik üretimi sağlamak
hem iklim değişikliğine karşı nispeten düşük bir maliyetle mücadele
etmek, hem de fosil yakıt tüketimini azaltmak açısından en uygun
teknolojilerden biri.
YGE aslında neredeyse bir asırdır varolan bir teknoloji. İlk
örnekleri, tarla sulama için su getiren bir pompayı çalıştırmak
amacıyla, 1912'de Mısır'ın Kahire kentinde kurulmuş. Kömürün pahalı
olduğu bölgelerde, kömürle çalışan termik santrallerle rekabet
edebiliyordu; ancak gezegenimiz açısından sahip olduğu korkunç
bedele rağmen, kömürün değeri ucuzladıkça bu durum da değişmeye
başladı.
YGE'nin ticari amaçlı uygulamalar için geliştirilmeye başlanması
1980'li yılların ortalarına denk geliyor. İlk büyük çaplı
santraller Kaliforniya'nın Mojave Çölü'nde yapıldı ve halihazırda
inşa edilmekte olan en büyük santraller de yine Kaliforniya ve
İspanya'da bulunuyorlar. YGE, son beş yılda seri olarak üretilen
ana akım bir enerji seçeneğine dönüşürken, aynı zamanda temiz
enerji üretim sektöründe üçüncü sıraya oturarak milyarlarca
dolarlık bir sanayi haline gelmiştir. Modern depolama teknikleri ve
hibrid operasyonlar sayesinde yirmi dört saat boyunca sanayi
ölçeğinde güvenilir enerji sağlayabilme kapasitesine sahiptir.
Güç Bizim Elimizde
En son raporumuz,
Küresel Yoğunlaştırılmış Güneş Enerjisi Görünüm 2009 (Avrupa
Güneş Termal Elektrik Kurumu ve Uluslararası Enerji Ajansı'nın
SolarPACES'ı ile ortaklaşa yayımlanmıştır), kontrolden çıkmaya
başlayan iklim değişikliğinin yıkıcı sonuçlarının engellenebilmesi
için ihtiyaç duyulan enerji devriminin bir parçası olarak, YGE'nin
geliştirilmesine dair muhtelif senaryolar öngörmekte.
YGE'ye ilişkin rakamları - Harpers Index'i de selamlayarak -
buradan sunuyoruz:
1
Yılda 100 - 130 gigawat enerji elde etmek için güneş zengini
bölgelerde ihtiyaç duyulan alanın kilometre kare cinsinden
büyüklüğü
2
Tüm dünyanın enerji ihtiyacını karşılamak için Sahra Çölü’nün ihtiyaç duyulan yüzdesi
58
İddialı bir YGE senaryosuna göre, 2020 senesine kadar tedavülden
kaldırılabilecek kömür santrali sayısı
1,286
2050 senesine kadar tedavülden kaldırılabilecek kömür santrali
sayısı
1000
Bir YGE santralinin ürettiği ısının Celsius cinsinden
derecesi
1000
Erimiş lav sıcaklığının Celsius cinsinden derecesi.
200,000
2020’ye kadar YGE sayesinde yaratılabilecek iş sayısı
2,100,000
2050’ye kadar YGE sayesinde yaratılabilecek iş sayısı
5,000,000
1 kilometrekarelik alan üstüne kurulmuş olan YGE sayesinde tasarruf edilecek petrol miktarının varil cinsinden değeri
213,000,000
2020 yılına kadar YGE sayesinde tasarruf edilebilecek karbondioksit miktarının ton cinsinden değeri
4,700,000,000
2050 yılına kadar YGE sayesinde tasarruf edilebilecek karbondioksit miktarının ton cinsinden değeri
Son iki rakamı bağlamına oturtmak açısından, sadece Avustralya'nın
yıllık karbondioksit üretiminin 394 milyon ton, Almanya'nınkinin
ise 823 milyon ton olduğunu - ki bu tüm Afrika kıtasına denk -
ekleyelim.
Şimdi Kim Muhallebi Çocuğu?
YGE yatırımları bu yıl 2 milyar euro'yu (2.58 milyar dolar)
geçecek, ve toplamda ise 20.8 milyar euro (26.8 milyar dolar)
değerine ulaşabilir. Raporumuz, ileri düzeyde bir sanayi
kalkındırma senaryosuna göre, Yoğunlaştırılmış Güneş Enerjisi'nin
nasıl 2030 yılında dünyanın ihtiyaç duyacağı öngörülen enerji
miktarının yüzde 7'sini, ve de 2050 yılında ihtiyaç duyulacağı
tahmin edilen enerji miktarının ise toplam yüzde 20'sini
karşılayabileceğini gösteriyor.
İnanılması güç ama, YGE, iklimi kurtarmak için gerekli olan
toplam enerji kaynaklı karbondioksit indiriminin yaklaşık yüzde
yirmisini sağlayabilir.
Harekete Geçin
İklim değişikliğinin tehlikeli etkilerini durdurmamiz için bize yardım edebilirsiniz. Türkiye’de yapılacak 47 yeni kömürlü termik santral için internet eylemine katılın. Sesimizi Ankara’ya hepbirlikte duyuralım.
Greenpeace'e bağış yapın
Bağımsızlığımızı korumak için hiçbir şirket, devlet ya da politik partiden bağış ya da sponsorluk kabul etmiyor, sadece sizin gibi bireylerin desteği ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz.