castor-eylem

Geçtiğimiz hafta Almanya nükleer atıklara ve mevcut 17 nükleer reaktörün ömrünün oratalama 12 yıl daha uzatılmasına karşı en büyük kitlesel hareketlerden birine şahit oldu. Bu anti-CASTOR (Cask for Storage and Transport of Radioactive material) hareket genç yaşlı, çiftiçilerden politikacılara kadar hemen herkesi barındırıyordu. Almanya’nın bugüne kadarki en büyük kitlesel hareketini oluşturan grubun ortak amacı: Nükleer Enerji- Hayır Teşekkürler! demekti.

6 Kasım sabahı defalarca yolu kesilen tren son durağı olan, nükleer atık saklama tesisinin bulunduğu Gorleben’e 10 km. uzaklıktaki küçük Dannenberg kasabasına ulaşmıştı. Tren, yolculuğundaki en büyük blokajlardan birisini de o gece yolunun 10.000 kişi tarafından kesilmesiyle yaşamıştı. Blokajı gerçekleştiren grup sadece çevrecilerden de oluşmuyordu; futbol klüpleri ve sendikalar gibi çok farklı gruplar saatler boyunca trenin ilerlemesine engel olmuştu.

castor-eylem-kopru

Bir noktada tamamen bireylerden oluşan 5.000 kişi bütün bir gece boyunca, soğukta, rayların üzerinde uyurken bu direniş, yıllarını bu işe adamış olanları bile şaşırtmayı ve ilham kaynağı olmayı başarmıştı.

Tren son durağına yaklaşırken, evi raylardan 15 metre uzaklıkta olan ve evini güvenlik sebebiyle terk eden bir kişi Greenpeace’den geçiş sırasında evinde radyasyon ölçümü yapılmasını talep etmişti. Ölçülen değerler normalin çok üzerindeydi ve bunun polise bildirilmesinden sonra polis de güvenlik çemberini raylardan 50 metre daha uzaklaştırma kararı aldı.

CASTOR nükleer atık nakliyatı son bulması gereken ‘nükleer aptallığa’ çok iyi bir örnek. On bir adet 100 tonluk, Fransa’da tekrardan işlenmiş ve Almanya’ya depolanması için gönderilen atıkları taşıyan tren konvoyunda ölçümler yapan ANDRA (National Agency for Radioactive Waste Management) her bir konteynırdaki radyoaktivite seviyesinin 1986 yılında Çernobil’de salınandan daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. CASTOR aslında tekerlekler üzerinde giden bir Çernobil!

castor-eylem-termal

Son durağı Gorleben’e gönderilmek için atıklar dün gece kamyonlara yüklendi. Groleben bu atıkların saklanması için jeolojik olarak kesinlikle uygun değil. Neresi uygun diye sorarsanız o daha büyük bir soruna işaret ediyor; nükleer endüstri hala atıklar için kalıcı bir çözüme sahip değil.

Greenpeace Almanya’daki aktivistleriyle atıkların taşındığı kamyonların geçeceği yolu sahte bir bira kamyonu ile tıkadı.

Kamyonun dorsesinin açılmasıyla ortaya çıkan kutunun dışında mesajımız, içindeyse aktivistler bulunuyordu. Kutu yol seviyesine indirilerek kamyonun çekilişi zorlaştırıldı.

castor-eylem-kamyon

Almanya’daki bu direniş bize çok değerli ve evrensel bir mesaj veriyor: Vatandaşları yerine nükleer endüstrinin çıkarları için çalışan hükümetlerin önünde eğilmeyeceğiz. 

Nükleer enerji planları yapan bütün hükümetler bu mesaja kulak vermeli!