Bölüm 3: Ekonomik kalkınma

fukushima yakinlarinda 2 ciftci

Fukuşima Daiçi Nükleer Santrali'ne 40km. uzaklıktaki Tamara şehrinde 30 senedir organik tarımla uğraşan bir çiftçi aile...

'Bizim ciddi meselelerle işimiz var. Bizim, ülkemizin kalkınmasıyla işimiz var. Affedersiniz, elinde iki tane paçavrayla gelecek ve Türkiye'nin nükleer enerjiden istifade etmesini provoke etmeye gayret edenlere biz bu ülkede prim vermeyiz.' Başbakan Erdoğan, Meclis’te eylem yapan Greenpeace aktivistlerine cevabı (9 Şubat 2010)

Öncelikle ticari nükleer santrallerin sadece ve sadece elektrik üretmek maksadıyla kurulduklarını hatırlayalım. Giderek artan ilk yatırım maliyetlerinden dolayı bu elektrik pahalı bir elektriktir. Rusya ile yapılan anlaşmada elektrik fiyatının 12-15 Dolar-sent arasında belirlenmesi de buna en iyi örnek. Bu rakam bugün rüzgar için yasayla belirlenen fiyatın iki katı. Kısacası, nükleer santrallerin kalkınma vaadi aslında bir yanılsamadan ibaret.

Ama bütün bunların yanı sıra sadece bir kazanın yarattığı ekonomik zarara bakalım. Japonya’da santral sahibi firma TEPCO’nun 130 milyar Dolar tazminatla karşılaşacağı söyleniyor. Ama Japonya’daki yasalara göre deprem ile ortaya çıkan santral kazalarında şirketin hiçbir yükümlülüğü yok. Dolayısıyla, ya bu miktar devletin cebinden çıkacak. Ya da zarara uğrayan kişiler uğradıkları zararla kalacaklar. Her iki durumda da Japonya halkı kaybediyor.

Ekonomik zarar bununla bitmiyor. 25 ülke Japonya’dan tarımsal ürün almayı durdurdu. Japonya’nın en büyük sektörlerinden biri olan balıkçılık binlerce ton radyoaktif maddenin aktığı doğu yakasında özellikle gelişmişti. 13 milyar Dolarlık cirosuyla bugün bu sektör büyük bir darbe aldı.

Bir bilimsel analize göre bugün 200 bin kişi kanser riskiyle karşı karşıya. Bunun sağlık harcamalarında yapacağı etkiyi siz hesaplayın. Kaybedilen ve artık hiç kullanılamayacak toprakları, o topraklarda artık çürümeye bırakılacak kentleri, tarımsal alanları, fabrikaları.

İş bu kadarla da bitmiyor. Hisse değerleri tabanı vuran TEPCO için bugün kamulaştırma yapılması düşünülüyor. Malesef, bu da Japon halkının vergilerinden ayırılacak bir kaynak demek.

Sonuç olarak, elbette kredi kuruluşları Japonya’nın notunu düşürecekler ve tüm bu zararların yanı sıra Japonya’ya yatırım yapmak da güçleşecek.

Kısacası, bugün pahalı bir elektrik üreten nükleer santraller bir patlamaya görsün kendisiyle birlikte bütün ekonomiyi de çökertiyor.

Belarus’a göre Çernobil’in temizlik, yeniden yerleştirme ve sağlık için artırılan ödenekler ve reaktörün üstünün kapatılmasından ortaya çıkan maliyeti 235 milyar Dolar. Bu Türkiye’nin toplam ekonomisinin (GSYİH) üçte birinden daha fazla. 25 yıl geçmiş olmasına rağmen hala her yıl Ukrayna ve Belarus yıllık bütçelerinin %5-9’luk önemli bir kısmını sadece Çernobil giderlerine ayırıyor. (Daha iyi anlamak açısından, bu oran Türkiye’nin kamu sağlık harcamalarına denk)

Pahalı elektrik satın almak için bu riski almaya değer mi?

Yarın son bölüm; ' Emre amadelik...'