Son bölüm: Emre amadelik

“Elektrik üretiminin sürekliliği yönünden, nükleer santraller, termik ve hidrolik santrallere göre daha güvenli ve emre amadedir.” Enerji Bakanlığı web sitesi

GP02CKN

Depremin ardından bir aydan uzun zaman geçti. Bu süre zarfında Japonya’nın doğu kıyısındaki reaktörler devreden çıktı. Bölgenin önemli bir kısmına elektrik sağlanamadı. Tsunami nedeniyle hayatını kaybeden binlerce kişinin cesetleri soğutulamayan ortamlarda çürümeye bırakıldı.

Bir çocuk babasıyla, alışveriş yapmak için markete giriyor. Fukuşima Daiçi Nükleer Santrali'ne 70km uzaklıkta... Herşeye rağmen günlük hayat devam ediyor.

Bu arada Japonya’nın küçük bırakılmış rüzgar sektöründen tam güçle çalışmaları istendi. Hiçbir rüzgar türbini zarar görmedi. Depremin merkezinden sadece 300 km uzaklıkta bulunanve denizin içinde bulunan Kamisu rüzgar santralı ülkeye elektrik vermeye devam etti.

Tabii, bir nükleer reaktörün çalışmayı durdurması için illa büyük bir deprem gerekmiyor. Bir nükleer reaktörde herhangi bir arıza, küçük ölçekli bir kaza bile o nükleer santralin aylarca hatta yıllarca durmasına neden olabilir. Ülke ihtiyacının %5’ini tek bir nükleer santrala bağlayacaksanız bu durumu yeniden gözden geçirmek Türkiye’nin faydasına olacaktır. Zaten, artık enerji üretim ve tüketimi akıllı teknolojik sistemler aracılığıyla yönetilebiliyor ve dengeleniyorsa, emre amadelik de önemli bir faktör olmaktan çıkıyor.