Nükleer endüstrsi geçen 50 yılda harcanan 100 milyarlarca dolara rağmen nükleer atıklara kalıcı bir çözüm bulamadı. Endüstrinin yıllarca örnek gösterdiği Yucca Dağı projesinde, planlanan tamamlanma tarihinin 20 yıl gerisinde kalınmasına ve bütçenin 32 milyar dolar aşılmasına rağmen hiçbir ilerleme kaydedilemeyince, bu yıl Obama yönetimi projeyi sonlandırma kararı aldı.

Ortalama bir nükleer reaktör yıllık 25-30 ton arası atık üretiyor. Bugüne kadar dünya üzerinde üretilmiş 200,000 ton atık bulunuyor. Bunların üçte biri, yaklaşık 80,000 tonu tekrardan işlendi. Bu işlem büyük miktarda radyoaktif atığın denize ve havaya salınması sebebiyle insan sağlığına ve çevreye yönelik büyük riskler taşırken bu işlemin yeni nükleer silahlara izin vermesi de cabası.

atiklar01Peki kalan tonlarca nihai atığa ne oluyor; Avrupa'daki atıkların büyük bölümü Rusya ile yapılan anlaşmalar çerçevesinde Rusya'ya gönderiliyor. Siz şimdi bu nükleer atıkların büyük bir güvenlik içerisinde taşındığını sanma gafletine düşebilirsiniz. Ancak gerçek vaziyet biraz daha farklı;

Hiçbir güvenlik yok! Aktivite seviyesi saatte 800 microrem: Bölgedeki doğal seviyenin 40 katı.

Atıkların taşındığı geçici saklama merkezlerinin daha farklı olduğunu düşünebilirsiniz ancak durum oralarda da farklı değil.

atiklar03Atıklar yine, hiçbir güvenlik veya kontrol olmadan kaderlerine bırakılıyor. Son derece profesyonel olduğunu sanabileceğiniz nükleer endüstrinin arka bahçesinde olanlar, milyonlarca hayatın sorumluluğunun endüstriye teslim ediliyor olduğu gerçeğini daha da korkutucu kılıyor.

Temiz ve güvenilir nükleer enerji mi? Nükleer endüstrisinin içinden birisinin belirttiği gibi “en güvenli reaktör kağıt üzerinde hesaplanmış ve mürekkebi kurumuş olandır”.