Deniz rezervleri sadece barındırdığı deniz yaşamını korumakla kalmaz, aynı zamanda tüm ekosistemi ve o bölgeden geçen tüm deniz canlılarının varlıklarını sürdürmelerine yardımcı olur.
"Deniz anıtı" olarak adlandırılacak olan ve toplam 505,775
kilomerekarelik bir alan koruma altına alınacak. Bu alan aynı
zamanda dünya denizlerinin ekolojik anlamda en zengin bölgelerinin
bazılarını barındırmakta.
Bush, 2006'da Hawai adalarında başka bir alanı da koruma altına
aldırmıştı.İki hafta içinde görevinden ayrılacak olan Bush, bu yeni
kararla birlikte bugüne dek en geniş deniz alanını koruma altına
alan kişi olacak. Bu karar ABD'de "Antiquities Act" olarak bilinen
ve Başkanlara tek başına koruma alanı ilan etme yetkisi veren kanun
sayesinde verildi ve Bush bunu daha önce sadece bir kez
kullanmıştı.
Bu karar balinaları, köpekbalıklarını ve mercanları
koruyacak
Söz konusu deniz rezerv alanlarından iki tanesi orta Pasifik'te
tamamen izole ve yerleşim olmayan Line Adalarını da kapsıyor.
Üçüncü deniz reservi ise Batı Pasifik'te, dünyanın en derin
denizaltı kanyonunu barındıran Kuzey Mariana Adaları ve Mariana
Trench bölgelerini çevreleyen alanda bulunuyor.
İki bölge de köpekbalıklarının, nadir mercanların ve balinaların
yanısıra hassas derin su ekosistemlerinin bulunduğu zengin bir
deniz yaşamını barındırıyor. Koruma altına alınacak alanın yaklaşık
yüzde 60'lık bölümünde balıkçılık ve diğer tahrip edici faaliyetler
yasaklanacak.
Denizlerdeki yaşamın çeşitliliği, deniz ekosistemlerinin
devamlılığına başlıdır ve deniz rezervleri bunu sağlar. Aşırı
avlanma gezegenin en uç noktalarına dek ulaşabildiğinden büyük
balık türlerinin yüzde 90'ı artık denizlerimizden kayboldu ve deniz
ekosistemleri bir yıkımın eşiğine geldi. İşte bu nedenle 2004
yılından beri Greenpeace küresel bir deniz rezervleri ağı için
kampanya yürütiyor.
"Ironi" diye bir kelime bu yüzden bulunmuş olmalı!
Bush, iklim değişikliği konusunda hiç harekete geçmedi,
gezegenimizin geleceğini tehdit etti ve bugüne dek ABD tarihinde
çevre konularına en az ilgi gösteren başkan oldu. Eğer bu dev deniz
koruma alanları ile hatasını azaltmaya çalışıyorsa, anlaması
gerekir ki bu denizlerin korunmasında sadece küçük bir adımdır.
Deniz yaşamını korumak için deniz tabanının tahrip edilmesini
engellemek ve balıkçılıktan korumak iyi bir girişimdir. Ancak
denizleri ve okyanusları korumamız gereken çok büyük bir tehdit
daha var: iklim değişikliği. Küresel ısınma, deniz ısısının artması
ile toplu mercan ölümleri ve okyanus asidifikasyonu nedeniyle de
canlı türlerinin yokolması gibi katastrofik etkilere neden
olmakta.
Deniz rezervleri iklim değişikliğini durduramaz, ama en azından
deniz ekosistemleri üzerindeki çevresel etkileri ve tehditleri
azaltabilir - ve böylece küresel ısınma sonucu oluşan
değişikliklere uyum sağlanması için bir şans yaratmış olur.
Bush yönetimi bu son karar ile deniz koruma alanında önemli bir
adım attı. Yakında göreve gelecek olan Obama'ya mümkün olan en iyi
bilimsel yöntemleri temel alan daha ilerici eylemler için çağrıda
bulunuyoruz.
Henüz sonuca ulaştık mı?
Denizlerimizin ve okyanuslarımızın artan küresel ısıya ve aynı
hızla devam eden aşırı avlanmaya karşı bir şans elde edebilmesi
için deniz alanlarının %40'ının deniz rezervi olması gerekmektedir.
Bush yönetimi tarafından tam koruma altına alınacak olan bu
alanlar, biliminsanlarının tavsiye ettiği alan miktarının yüzde
birinin küçük bir miktarını oluşturmakta.
Peki bu gelişmeden alacağımız ders nedir? Diğer dünya liderleri
Bush'un bu tek seferlik faydasını örnek alsalardı, bizler
denizlerimizi kurtarmak için çok daha hızlı yol alabilirdik.
Peki ya Türkiye?
Türkiye de elindeki eşsiz deniz kaynaklarını tamamen yoketmeden
bir an önce deniz rezervleri konusunda harekete geçmeli. Şuanda
koruma altındaki deniz alanlarımızda ne yazık ki tahribat sürüyor.
Daha da kötüsü aşırı ve yasadışı avlanma yüzünden tüm sularımızda
azalan balık stokları ve artan bilinçsiz turizm yatırımları
nedeniyle bu alanlara yönelik baskı gittikçe artıyor. Bu nedenle
Türkiye'nin bir an önce ulusal bir "deniz rezervleri" yasal
yapılaşmasını hazırlayarak, en değerli alanlarımızı tam korumaya
alacak bir "deniz rezervleri ağı" oluşturması gerekmektedir.
Greenpeace 2006 yılından beri tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de
deniz ekosistemleri koruyarak gelecek nesillere de bu kaynakları
aktarabilmek için deniz rezervleri ağı oluşturulması için kampanya
yürütmektedir.
Eyleme geçin
Eğer George Bush denizlerimizi korumak için zaman ayırabiliyorsa, siz neden yapamayasınız? 30 saniyenizi ayırın ve internet eylemimize katılın. Birleşmiş Miletler’den dünya denizlerinin % 40’ını koruyacak bir deniz rezervleri ağı kurmasını talep edin!
Greenpeace'e bağış yapın
Bağımsızlığımızı korumak için hiçbir şirket, devlet ya da politik partiden bağış ya da sponsorluk kabul etmiyor, sadece sizin gibi bireylerin desteği ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz.