Dünyanın en güçlü ülkelerinin liderleri İtalya’da bir araya gelirken 100’den fazla Greenpeace eylemcisi ülkenin dört kömürlü termik santralini bloke etti.
Dünyanın en güçlü ülkelerinin liderleri İtalya'da bir araya
gelirken 100'den fazla Greenpeace eylemcisi ülkenin dört kömürlü
termik santralini bloke etti. Eylemciler, G8 ülkelerinin devlet ve
hükümet başkanlarına iklim değişikliği konusunda liderlik yapmaları
çağrısında bulundu.
Kısa bir süre önce L'Aquila'da yaşanan deprem, doğal
felaketlerin gücü ve verebileceği hasarı gösteren önemli bir örnek
olarak hala hafızalarımızda. Bu deprem önlenemedi ama iklim
değişikliğini önlemek mümkün. Bu nedenle altı Türk Greenpeace
eylemcisi İtalya'da G8'e katılacak dünya liderlerine bir mesaj
verdi: Bu duruma müdahale edin ve 2009 Aralık ayında Kopenhag'da
yapılacak BM İklim Toplantısı'nda dünyaya kurtaracak bir anlaşmaya
varılması için çaba gösterin!
Kopenhag, iklim felaketine dur diyebilmek için son fırsat
İklim değişikliği insanoğlunun bugüne kadar karşılaştığı en
büyük felaket. Küresel ısınmanın iki derecelik kritik sınırı
geçmesi gezegenimizi dönüşü olmayan bir noktaya sürüklüyor. Halen
Kuzey kutbu ve Antarktika'daki buzul kayıpları, bilimsel
araştırmaların öngördüğü en kötü senaryoların bile ötesine geçmiş
durumda. Seller ya da kuraklık nedeniyle toprak kayıpları artıyor,
insanlar yaşadıkları topraklardan göçmek zorunda kalıyor. Bu
felaketi önlemek ancak kalıcı bir çözümün üretilmesi ile mümkün. Bu
çözümün önündeki en büyük engel ise gelişmiş ülkelerin bu konuda
yeterince istekli davranmaması.
Kopenhag'ta yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi'ne beş
ay kaldı. Bu beş ay içinde, G8 ülkelerinin liderlerinin alacağı
kararlar, dünyayı iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerinden
kurtarabilir.
Karşı karşıya olduğumuz felaketi önlemek için öncelikle gelişmiş
ülkelerin karbon salımlarını önümüzdeki on yıl içinde, 1990
seviyesine göre %40 oranında azaltmak zorunda. 2050 yılına
gelindiğinde ise bu oran sıfır seviyesine inmiş olmalı. Ancak durum
o kadar kötü ki bu önlemler bile tek başına yeterli olmayacak.
Gelişmekte olan ülkelerin karbonsuz ekonomiye geçişleri ve tropikal
ormanların korunması için yıllık 140 milyar dolarlık bir fonun
gelişmiş ülkeler tarafından sağlanması gerekiyor. Her yıl savunma
harcamalarına ayrılan para, bu miktarın on katı. Dünyadaki vahşi
tüketim karşısında esas savunulması gereken yerkürenin kendisi. Bu
nedenle dünya liderleri bu konuda sorumluluk almalı ve iklimi
kurtarmak için gerekli fonları oluşturmalı.
Çözümün bir parçası olmak için Türkiye'nin yapması
gerekenler
Türkiye ise artık sorumluluklarını yerine getirmek zorunda.
Türkiye'nin karbon salımı 1990 seviyesine göre %119 oranında artış
gösterdi. Buna
rağmen hala 47 tane kömürlü termik santral yapılması
planlanıyor. Eğer enerji politikaları böyle devam ederse
Türkiye, 2020 yılında Avrupa'nın en çok kirleten ülkesi olacak.
Bu nedenle artık Türk hükümeti acil adımlar atmalı, kalkınma
hakkını koruyarak ve var olan kapasitesini kullanarak
sorumluluklarını yerine getirmelidir. Bunun ilk adımı da salım
azaltımı için kendine bir hedef belirlemek olacaktır.
Aralık ayında Kopenhag'da yapılacak iklim zirvesinde Türkiye'yi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan temsil etmeli ve iklimi kurtaracak
bir anlaşmanın oluşturulması için sorumluluk paylaşarak liderlik
örneği göstermelidir.
Bunun yanı sıra Kopenhag'da oluşturulacak anlaşmada, Türkiye
Ek-1 ülkesi olmaya devam etmelidir. Bu gruptaki ülkelerin 2020
yılına kadar hedefi %40'lık salım azaltımı sağlamaktır. Türkiye de
bu hedeften hakça ve sürdürülebilir bir çerçevede kendi payına
düşen salım azaltımını gerçekleştirmeli ve bunun için öncelikle ve
acilen kurulması planlanan 47 kömürlü termik santralinden hemen
vazgeçmelidir.
Türkiye, sorun yaratan bir ülke olmaktan çok çözümün bir parçası
olmak için çaba göstermeli, uluslararası işbirliğine gitmeli ve
çevre konusunda, denge siyaseti yerine güçlü liderlik politikasını
benimsemelidir.
Harekete Geçin
İklim değişikliğinin tehlikeli etkilerini durdurmamiz için bize yardım edebilirsiniz. Türkiye’de yapılacak 47 yeni kömürlü termik santral için internet eylemine katılın. Sesimizi Ankara’ya hep birlikte duyuralım.
Destek Ver!
Bağımsızlığımızı korumak için hiçbir şirket, devlet ya da politik partiden bağış ya da sponsorluk kabul etmiyor, sadece sizin gibi bireylerin desteği ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz.