1.
Hükümet seragazı salımı olmayan güneş, rüzgar, jeotermal, küçük hidro,
biyokütle gibi yenilenebilir kaynaklar dururken neden hala bana kömür,
doğal gaz ve petrol kaynaklı enerji satmakta diretiyor? Neden onlarca
kömür santrali kurmakta ısrar ediyor? Neden doğal gaz santrallerini
kombine ısı ve elektrik santrali şeklinde yapmak isteyen üreticiye en
ufak bir teşvik vermiyor? Neden “yeşil elektrik” almak gibi bir
seçeneğim yok?
2. Neden
aynı işi yapmasına karşılık kat kat daha fazla elektrik tüketen
makineler yasaklanmıyor ya da neden enerji verimliliği sağlayan
makinelere (beyaz eşya, ampul vs.) vergi indirimi yapılmıyor?
3. Ben
evime güneş paneli yerleştirdim diyelim, neden gündüzleri güneş
panellerimin fazladan ürettiği tertemiz elektriği şebekeye veremiyorum?
Bu ülkede her çatıya güneş panellerinin yaygınlaşmasını sağlayacak olan
çift taraflı sayaç uygulaması niye yok?
4. Neden
bu ülkede güneşten hem elektrik hem de sıcak su üreten tek bir ısıl
güneş enerjisi santrali yok? Demek ki bu santrali kurmak isteyen
yatırımcıya yeterince teşvik veya güvence veremiyorsunuz.
5. Neden
bu ülkede atıkları geri dönüştürmekte bu kadar geç kaldınız? Şimdi
organik atıkları kullanan küçük biyogaz santralleri her mahallede
yapılsaydı da bu santrallerle hem evlerimiz ısınsa hem de elektrik
üretilseydi? Kirli ve pahalı nükleer enerjiyi, kömürü teşvik edecek
gücünüz var da bunu teşvik edecek gücünüz neden yok?
6. Neden
sanayi ve evlerde enerji verimliliği uygulamaları teşvik edilmiyor?
Neden Akdeniz’de, Ege’de yeni yapılan binalara güneş paneli koyma
şartı veya teşviki getirilmiyor?
7. Neden
elinizdeki doğal gazı bitirmek için jeotermal zengini İzmir’e ve
çevresine elinizde kalan doğal gazı zorla satmaya çalışıyorsunuz?
Nerede jeotermal santralleri, nerede jeotermal suyuyla ısınan evler,
seralar, fabrikalar?
8. Su
kıtlığı iklim değişikliğinin sebebi değil sonucudur. Kuraklığı
engellemenin tek bir şartı var, küresel ısınma kritik artış olan 2°C’ye
ulaşmadan bunu durdurmak. Siz hükümetsiniz, ülkenin susuz kalmasını
engellemek, bunun için de iklim değişikliği ile mücadele etmek sizin de
göreviniz değil mi?
9.
Sizden öncekiler ve siz, her yere karayolları yaptınız ve sürekli
bireysel araç kullanımını teşvik ettiniz. Bu ülkede demiryolu yapacak
demir mi kalmadı? Yaya yolu, bisiklet yolu yapmak için taş mı kalmadı?
Bu ülkenin tramvay gibi yatırımlar yapacak gücü yok mu? Vatandaşını
konforlu bir şekilde evine işine götürecek bir toplu taşıma sistemi
kurmaktan aciz mi?
10.
Neden benim ülkemde bir tane bardağı üretmek için en kötü OECD
ülkesinden bile en az 4 kat daha fazla elektrik tüketiyoruz? Bu ülkede
nükleer santral, kömür santrali yapacak mühendisler var da, enerji
yoğunluğunu düşürecek mühendisler yok mu?
11. Niye seragazı indirimi yapacak sanayi kuruluşları teşvik edilmiyor? Niye karbon salımını vergilendirmiyorsunuz?
12.
Avrupa’da belediye bazında bile varken, neden bu ülkede yenilenebilir
enerjilerin gelişmesini sağlayacak bir resmi kuruluş yok?
13.
Neden bu ülkenin yenilenebilir enerjilerle ilgili hedeflerimizi
garantileyen tek bir yasa yok? Bırakın yasayı, hedefimiz bile yok!
14.
Gelecek için seragazı indirimi hedeflerimiz de yok. 4 yıldır
iktidardasınız, neden bu sorunu görmezlikten geldiniz? Neden iklim
değişikliği ile mücadelede bu dünyada yaptırımları olan tek anlaşma
olan Kyoto protokolü’nü imzalamadınız? Kyoto Protokolü 2008-2012
arasında devrede, sonra daha ağır protokoller yapılacak. Kyoto
Protokolünü devreden kalktıktan sonra mı imzalayacaksınız?
Sayın
Bakanlar, bizim sorumluluklarımızı bize anlatmanıza gerek yok. Sizden
daha iyi biliyoruz sorumluluklarımızı. Siz bize akıl vereceğinize,
enerji sistemimizde devrim yapın! Karbonsuz yenilenebilir enerjileri
teşvik edin, nükleer, petrol ve kömür gibi kirli enerjileri teşvik
etmekten vaz geçin. Enerji verimliliği uygulamalarını (ısı
izolasyonunu, verimli teknolojileri vs.) zorunlu hale getirin, toplu
taşımayı geliştirin. Bu iklimi, bu gezegeni, ülkemizi kurtarmak,
bizlere ve çocuklarımıza yaşanabilir bir dünya bırakmak için her
hükümet gibi sizin de sorumluluklarınız var. Siz bu sorumlulukları
yerine getirmezseniz yarın bunun hesabını sormak da bizim
sorumluluğumuzdur.