Dünya, BM İklim Değişikliği Konferansı için Bali'de toplanan politikacıları izledi.
Kanada, Japonya ve Rusya'nın açık açık, Avusturalya ve Yeni
Zelanda'nın da sessiz işbirliğiyle perçinlenen ABD'nin ayak
oyunları zirve boyunca topun bir o yana bir bu yana savrulmasına
neden oldu.
Gelişmekte olan ülkeler salonda bir öfke patlaması yaşanana
kadar paketi reddeden ABD'nin harekete geçmesine bağlı olarak
ölçülebilir ve doğrulanabilir eyleme geçecekleri konusunda
anlaşmaya vardılar.
Salon ağır tartışmalara sahne oldu. Bir çok ülke lideri ABD'ye
karşı tepkiliydi. Özellikle Papua Yeni Gine, Amerika'dan ya
liderlik etmesini ya da yoldan çekilmesini talep etti.
ABD’nin taktikleri anlaşmayı zayıflattı
ABD'nin zirve boyunca edindiği tutum, Bali'den çıkan
yaptırımların zayıf kalmasına sebep oldu.
Gelişmekte olan ülkelere temiz teknoloji iletmek ve iklim
değişikliğinden hali hazırda etkilenen ülkelere maddi yardım
sağlamak gibi konularda mütabakata varıldı.
Ancak, iklim değişikliğinin en büyük sebeplerinden biri olan
ormansızlaşmanın yol açtığı karbon emisyonlarının azaltılması gibi
konuların üzerinde yeterince durulmadı.
Türkiye yine pasif kaldı
Zirveye katılan Türk heyetleri, Erdoğan'ın Eylül ayında Kyoto
Protokolü için yaptğı olumlu açıklamaları örnek göstererek,
Türkiye'nin anlaşmaya olumlu baktığını savundular. Ancak, bu
açıklamaya rağmen, yine de kesin bir takvimve eylem planı vermekten
kaçındılar.
Eyleme devam etmeliyiz
Önümüzdeki iki yıl boyunca gözümüz kulağımız açık olarak, iklim
değişikliği konusunda çalışmalarımıza devam etmeliyiz. Bazı
hükümetler, hala almaları gereken sorumlulukları almaktan
kaçınıyorlar. Kyoto sonrası güçlü adımlar atılması için baskı
odaklarını doğru kurmalıyız.
İklim değişikliği konusunda çalışmalarımıza ve eylemlerimize
devam edeceğiz. Aşağıdaki haritada, son bir kaç ayda tüm dünyada
yaptığımız bazı iklim eylemlerini görebilirsiniz:
View Larger Map
7 adım iklim kampanyasına katılın!
7 adım kampanyasına katılarak, 2009 yılına kadar israf ampülü üretimini durdurmamıza yardım edin!
Bağış yapın!
Bağımsızlığımızı korumak için hiçbir şirket, devlet ya da politik partiden bağış ya da sponsorluk kabul etmiyor, sadece sizin gibi bireylerin desteği ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz.