Greenpeace ve Bumerang İzmit'te Alikahya köyünde yumurta analizleri icin numune toplarken.
Greenpeace ve Bumerang, İzmit'te Alikahya köyünde yumurta analizleri icin numune toplarken.
Dünyanın 20 ülkesinde yapılan yumurta analizleme
çalışması,
Türkiye'nin de katılacağı, KOK'lar ile ilgili Stokholm Anlaşması'nın
(2) 1.
Taraflar Konferansı arifesinde gerçekleştirildi. Konferans, 2-6 Mayıs
2005 tarihleri arasında Uruguay'da yapılacak. Bu tarihi anlaşma, toksik
kimyasalların
kullanımı, üretimi ve bertarafının kontrol edilerek çevre ve canlı
sağlığını
korumayı amaçlayan ilk küresel ve yasal bağlayıcılığı olan uluslararası
antlaşmadır. Türkiye bu antlaşmayı 2001
yılında imzalamıştı.
Çek Cumhuriyeti'ndeki Axys Varilab Laboratuvarı'nda
yapılan analizlerden hazırlanan rapor, Izmit'ten toplanan yumurta örneklerinde,
AB limitlerini aşan seviyede dioksinin ve dikkat çekici seviyede HCB'lerin
tespit edildiğini göstermektedir. Söz konusu kimyasalların ana kaynaklarından
biri olan Izmit tehlikeli ve klinik atık yakma tesisinden yayılan KOK'ların
besin zincirini zehirlemeye başlamış olması önemli ölçüde endişe vericidir.
Izmit'teki yumurta örnekleri, diğer ülkelerdekilere kıyasla 2 katı fazla oranda dioksin ve 5 katı
fazla oranda HCB içermektedir.
Greenpeace Akdeniz, toksik maddeler kampanyası
sorumlusu Banu Dökmecibaşı ''Konvansiyon, yalnızca çevre adına kazanılmış bir
zafer değil, aynı zamanda uluslararası camianın, politik istek ve niyet
olduğunda, insan sağlığını kirletici endüstrilerin çıkarlarından daha öncelikli
tutarak gelecek nesilller için güvenli bir geleceği garanti altına
alabileceklerinin de açık bir göstergesidir'' dedi. Dökmecibaşı, ''Ancak KOKların besin zincirine
çoktan karıştığı ve her geçen gün çevreye ve bedenlerimize biraz daha fazla
zehirin girdiği de açıkça görülmektedir, bu nedenle eyleme geçmek için daha
fazla zaman kaybedemeyiz. Türkiye'nin önünde KOK'ların kaynaklarını tespit
etmek ve son vermek adına çok acil ve
önemli adımlar vardır'' diye ekledi.

KOK'lar yeryüzündeki tüm canlılar için ciddi bir tehdit
yaratmaktadırlar. Çok düşük seviyeleri bile hormonal bozukluklara yol açarlar,
insan ve hayvanların üreme ve bağışıklık sitemlerini tehdit ederler. Bazıları
aynı zamanda kanserojendir. Bu tür kirleticiler kalıcıdırlar ve çok uzak
mesafelere seyahat ederek ulaşabilirler.
Çevre organizasyonları Greenpeace, Bumerang ve
IPEN(Uluslararası KOKların eliminasyonu bilgi ağı) ,Türkiye'den KOK kaynağı
olan şu üç sıcak noktalar raporlarını yayımlayarak hükümetlerin konvansiyonu
onaylamalarının ve uygulamalarının aciliyetine işaret ettiler (4) : PVC ve klor
üreticisi olan Petkim A.Ş., Derince'deki tarım ilacı (BHC) deposu ve Izmit
tehlikeli ve klinik atık yakma tesisi. Bu üç rapor da Türkiye'de acilen bir
KOK'lar envanterine ihtiyaç olduğunun altını çizmektedir.

Bumerang kampanyacısı Melis Yarman '' Petkim A.Ş. ile
Izaydaş atık yakma tesisi, çevreye yaydıkları dioksin, PCB'ler (poliklorlu
bifeniller) ve HCB'ler(heksaklorabenzen) ile Konvansiyonun üretimine son
verilmesini öngördüğü öncelikli kimyasalların ana kaynaklarından
sayılmaktadırlar. Yapılan yumurta analizleri Çevre Bakanlığı'na bu tür
tehlikeli kimyasalların kaynağında durdurulması yönünde acilen eyleme geçmesi
için önemli bir uyarıdır'' dedi.
Greenpeace'den Tuna Türkmen'' Bir başka KOK kaynağı olan
Derince'deki 3000 tonluk BHC ve DDT stoğunun, Bakanlığın karar verdiği gibi
Izaydaş'da depolanarak değil, alternatif bertaraf teknolojileri ile yokedilmesi
mümkündür. Konvansiyon, çevreye salınacak yeni KOK'lar yaratacak yöntemler
yerine alternatif çözümler için fonlar sağlamaktadır'' dedi.
Bumerang kampanyacısı Gözde Baykara ise ''Bu nedenlerle
hükümetlerin halihazırda insan sağlığı ve çevreyi tehdit eden ve gelecekte
tehlikeli kirlilik kaynakları oluşturacak riskleri azaltmak adına biran önce
eyleme geçmeleri son derece kritiktir. Türkiye'yi imza attıkları Konvansiyona
uygun davranmaya ve KOK'ları kaynakta azaltma ve son vermeye dair verdikleri
sözü tutmaya çağırıyoruz'' dedi.
Türkiye, çevre ve canlı yaşamını korumaya yönelik
isteğini göstermek için, KOK'lar ile ilgili bir envanter hazırlamalı ve
ardından da ulusal stratejisini oluşturmalıdır. Bu envanter, Türkiye'nin 2006
yılından önce Stokholm Konvansiyonu'nu onaylamasına öncülük etmelidir.
1) Bumerang, zehirsiz bir gelecek için KOK'lar ile ilgili çalışmalar yapmayı amaçlayan yeni bir çevre kuruluşudur. Daha fazla bilgi ve deklerasyon istek üzerine temin edilebilir.
2) Kalıcı Organik Kirleticiler ile ilgili Stokholm Konvansiyonu, tedbirli yaklaşım ilkesine dayanarak tüm KOK'lara kaynakta son verilmesini amaçlayan ve yasal bağlayıcılığı olan uluslararası bir antlaşmadır. http://www.pops.int / Şu ana kadar imzalayan ve onaylayan ülkelerin listesi için: http://www.pops.int/documents/signature/signstatus.htm
3) '' Izmit tehlikeli ve klinik atık yakma tesisi civarındaki tavuk yumurtalarındaki dioksin, PCB ve HCB kirliliği'' raporu Greenpeace ofisinden temin edilebilir.
4) '' Petkim'', '' Derince tarım ilacı stoğu'' ve ''Izaydaş'' ile ilgili 'hotspot' (sıcak noktalar) raporları ve Greenpeace'in ''Petkim'in Karanlık Yüzü'' ile '' Izmit tehlikeli ve klinik atık yakma tesisindeki ağır metal ve organik kirleticiler'' raporları Greenpeace ofisinden temin edilebilir.