Haber - 31 Ocak, 2007
60 yıl önce, nükleer savaşın hortlamasıydı Atom Bilimcileri Bülteni’nin(Atomic Scientist Bulletin) soğuk savaş kronometresi olan Kıyamet Saati’ni yaratmış olan. Gece yarısına yaklaştıkça, dünya kıyamete o kadar yaklaşacaktı.
Geceyarısına 5 dakika kaldı...
“Bilim
adamları olarak, nükleer silahların tehlikelerinin ve yok edici
etkilerinin farkındayız ve insanlığın belki hiç düzelmeyecek olan iklim
tehlikesine olan etkilerini de öğrenmekteyiz.
Dünya vatandaşları olarak, hükümetlerin ve toplulukların modası geçmiş
nükleer silahları yok etmek ve gelecek iklim tehlikesinden korunmak
amaçlı hiçbir şey yapmamaları durumunda öngördüğümüz tehlikelere ve
yaşamak zorunda bırakıldığımız gereksiz risklere karşı insanları
uyarmalıyız.”
Stephen Hawking, BAS sponsoru, Cambridge Üniversitesi matematik profesörü, The Royal Society üyesi
Bu günlerde, süper güç kutuplaşması tehlikesi ortadan kalkmış olabilir,
ama nükleer anlaşmazlık tehdidi sürüyor. Ve buna ek olarak, kıyamet
günü saati kadranını hareket ettiren yeni bir güç daha var: küresel
ısınma.
Son 60 yılda, saat gece yarısına 17 dakika uzaklıkla 2 dakika uzaklık arasında sürekli gidip geldi.
Her yeni nükleer tehditle, 12’ye yaklaştı. Soğuk Savaş sonunda,
1991’de, saat 12’ye 17 dakika kalayı gösteriyordu. Her yeni silah
kısıtlayıcı antlaşmayla biraz daha geri gitti. Nükleer silahların
yeniden gündeme gelmesi ve küresel ısınma, kadranı 2 dakika ileri
çekti: 12’ye 5 kalaya.
Yeni nükleer tehditler, saati ABD ile SSCB arasındaki nükleer oyunun
karanlık günlerindeki pozisyonuna çekiyor. Bunlara Kuzey Kore’yi
nükleer silahlar kulübününe resmi üyeliğini getiren nükleer denemesi,
ve ABD’yi İran’ın saldırılarından korumak için stratejik olarak
kullanılması planlanan nükleer silahlar da dahil.
Nükleer savaş olasılığını yok etmek kadar önemli bir konumuz da küresel
iklim değişikliği, ki kendisi nükleer gerilimin yanına yeni eklendi.
Greenpeace Akdeniz Barış ve Silahsızlanma Kampanyası Sorumlusu Aslıhan
Tümer “Kıyamet Saati ileri gittiği gibi geri de gidebilir;
yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek, enerjinin akıllı
kullanılması, enerji tasarrufu ve nükleer silahsızlanma yönünde
atılacak adımlar saatin yönünü değiştirebilir” dedi.
Nükleer savaş tehdidini en aza indirmek için, hükümetlerin nükleer
silahların kullanımına karşı çıkan kendi vatandaşlarını dinlemeleri
gerekiyor. Einstein demişti ki, atomun parçalanması her şeyi
değiştirdi, düşünce tarzımız haricinde: artık davranış biçimimizi
değiştirmemiz gerekiyor.