Greenpeace, Malta'yı toksik hurda gemilerini diğer ülkelere göndermekten vazgeçmeye çağırıyor

Güney Akdeniz'deki bu küçük ada, dünyanın en büyük ikinci toksik gemi ihracatçısı!

Haber - 28 Eylül, 2004
Greenpeace, Malta Hükümeti'ni Malta bayraklı toksik gemilerin Türkiye, Hindistan ve Bangladeş gibi gelişmekte olan ülkelere gönderilmesine son vermeye çağırdı.

Greenpeace Gemisökümü Kampanyacıları Erdem Vardar, Martin Besieux ve Marietta Harjono, bir basın toplantısında Malta'nın gemisökümündeki rolünü anlatıyor. Malta, dünyadaki en büyük ikinci toksik gemi ihracatçısı ülke.

Gemisökümü Kampanyası Sorumlusu Erdem Vardar'ın da katıldığı basın toplantısında, Malta'nın Asya ülkelerinde çevre ve insan sağlığında derin tahribata yol açan gemisökümü çalışmalarındaki payı masaya yatırıldı. Greenpeace, Malta'ya kötü ününden kurtulmaya ve çevre dostu gemisökümü kıstaslarını uygulamada diğer ülkelere önayak olmaya çağrısında bulundu.

Örgüt, Saklambaç Oyunu adlı raporda Malta'nın Panama'dan sonra ikinci en büyük toksik gemi ihracatçısı ülke olduğunu gözler önüne seriyor. Geçtiğimiz yıl tahminen 34 gemi sökülmek üzere Asya ülkelerine gönderildi. Gemi sahiplerinin hiçbiri, sökümden önce gemilerinin temizlenmesini sağlamadı. Geçtiğimiz yıl Hindistan'a düzenlenen Greenpeace turunda, St. Angelo adlı bir Malta bayraklı gemi kıyıda insani olmayan koşullar altında sökülürken belgelenmişti.

Malta, Uluslararası Denizcilik Örgütü'nün (IMO) uygulanması isteğe bağlı kurallarını kabul etti etmesine; ancak bunun uygulamaya hiçbir olumlu etkisi olmadı. Bu yıl içinde 15 Malta bandıralı gemi sökülmek üzere Asya ülkelerine gömderildi. Bu gemilerin ihracı, toksik atıkların sınırlarötesi taşınımını yasaklayan Basel Anlaşması'na aykırı.

Greenpeace Gemisökümü Kampanyacılarından Marietta Harjono, "Malta, bir bayrak ülkesi olmaktan kaynaklanan ahlâki sorumluluklarını gözardı edemez. Temiz gemisökümünü teşvik çalışmalarına önayak olmak, hem Malta'nın kötü ününden kurtulmasını, hem de ülkede yeni kârlı iş alanları yaratılmasını sağlar." dedi.

Şu anda Malta'da bulunan Greenpeace heyeti, hafta boyunca Malta'da İletişim ve Çevre Bakanları ile buluşup Malta'nın gemisökümündeki rolünü tartışacak.

Önümüzdeki aylar gemisökümünün kaderi açısından kritik, çünkü IMO ve AB yönergelerine göre, 2010 yılına kadar toplam 2 bin 200 tek cidarlı gemi hurdaya ayrılacak*. Bu, şu anki sayının beş-altı kat artması demek; bu artış ise, çevre ve insan sağlığında geri dönülemez felaketlere yol açabilir. Bu bağlamda, Avrupa Birliği ülkelerinin, özellikle Malta'nın bu gemilerin çevre dostu yöntemlerle bertarafı konusunda örnek oluşturmaları gerek.

Erdem Vardar, konu hakkında şunları söylüyor: "Ortada ironik bir durum var. Gelişmiş ülkeler tek cidarlı tankerlerin yol açacağı petrol sızıntılarından ve çevre felaketlerinden korkuyor; ancak bunların sökümü sırasında Asya'da ve Aliağa'da ortaya çıkan felaketler kimsenin umurunda değil. Bu çifte standardın dik alasıdır ve ahlaki açıdan kabul edilebilir değildir."

* Bu uygulama, 2002 yılının Kasım ayında İspanya açıklarına olan Prestige petrol kazası sonrasında yasalaştırıldı. Prestige, tek cidarlı bir gemiydi; bu da geminin herhangi bir kaza sonrasında sızıntıya karşı daha az dayanıklı olması sonucunu doğuruyor. Avrupa Parlamentosu'nun istemi sonucunda, Avrupa Komisyonu (DG TREN) tek cidarlı tankerlerin ortadan kaldırılmasının gemi sökümü endüstrisine etkileri konulu bir rapor hazırladı. Geçtiğimiz günlerde kamuoyuna açıklanan bu raporun da belirttiği gibi, ne AB ülkeleri, ne de gelişmekte olan ülkeler, tam anlamıyla çevre dostu söküm uygulamalarına sahip.