Haber - 19 Aralık, 2008
Türkiye'nin enerji politikaları bir bilinmeze doğru itiliyor. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, Atomstroyexport- Inter Rao- Park Teknik konsorsiyumun teklifine 'Teknik Ölçütlere Uygunluk' belgesi verdi. Üçüncü ve son zarf olan fiyat teklifi TETAŞ'a gönderilmiş oldu. Son kararı ise Bakanlar Kurulu verecek.
23 Eylül 2008, Ankara- Greenpeace ve Küresel Eylem Grubu’ndan otuza yakın eylemci Enerji Bakanlığı önünde yüzleri boyalı ve siyah tulumlar giymiş halde ölü taklidi yaparak nükleer ihaleyi protesto etti. Aynı anda bir diğer grup eylemci ise Enerji Bakanlığı'nın karşısına "STOP" yazılı bir pankart açarak eylemi destekledi.
TAEK bu kararla, kendi yeterlilik ölçütlerine ters düştü.
"Sınanmışlık" maddesini ihlal ederek Atomstroyexport'un sadece
Rusya'da prototip düzeyinde inşasına bu yıl başlanan VVER-1200
reaktörüne onay verdi. Denenmemiş bir teknolojiyi kabul ederek de
her türlü güvenlik açığını ve hesaplanmamış maliyet aşımlarını da
onaylamış oldu.
Denenmiş olan teknolojilerin sonuçlarını önce Çernobil'de ve her
yıl nükleer santrallerde yaşanan yüzlerce kaza ile gördük. Sadece
Fransa'da her yıl önemsiz olarak sınıflandırılan ortalama 900 olay
yaşanıyor. TAEK'in bu kararı aynı zamanda oluşturduğu kriterlerde
ve süreçlerde ne kadar ciddiyetsiz davrandığını da gösteriyor.
Şimdi Hükümet karar vermeli! Yapılan hatayı yeni hatalarla mı
düzeltmeye çalışacak yoksa gerçek çözümler mi üretecek?
Denenmemiş teknolojiler ülkelere yüklü ek faturalar
çıkartıyor!
Areva tarafından dünya üzerindeki ilk EPR reaktörünün yapımına
Finlandiya'da başlandı. Olkiliuoto-3 nükleer santrali daha
inşaatının ikinci yılında öngörülemeyen güvenlik açıkları nedeniyle
inşaatının ikinci yılında projenin iki yıl gerisinde ve en az 2
milyar Euro maliyet aşımıyla karşı karşıya. Bu ek maliyetin Fransız
vergi mükelleflerine fatura edilmesi beklenirken Finli tüketiciler
de yaşanan gelişmeler yüzünden milyarlarca Euro kayba
uğrayacak.
Dışa Bağımlılık mı, Enerji Devrimi mi?
Bütçe görüşmelerinde bile cari açığın en büyük sebebi olarak
enerjide dışa bağımlılık gösterilirken, Rusya ile nükleer santral
anlaşması da yapmak Hükümet'in hiçbir enerji politikası olmadığını
gösteriyor. Oysa hem ekonomik krizin hem de enerjide bağımsızlığın
çözümü yenilenebilir enerji kaynakları ve enerji
verimliliğinde.
Greenpeace'in EREC ile birlikte hazırladığı
Enerji [D]evrimi , nükleer enerjiye göre çok daha fazla
istihdam sağlarken, yakıt tüketimi maliyetlerinden kurtarıyor ve
çok daha önemlisi yaklaşmakta olan iklim değişikliğine karşı çözüm
oluyor. Bütün bunları da sürdürülebilir bir kalkınma çerçevesinde
yapıyor.