Haber - 8 Aralık, 2009
1977 sonlarında, BBC televizyonundaki akşam haberlerinde, bir haberin sonunu tesadüfen yakaladım. Bütün gördüğüm, Londra’nın West India Rıhtımı’nda paslı, harap görünümlü bir trol teknesinin güvertesinde duran bir grup insanı gösteren bir filmden kısa bir parçaydı. Birilerinin, “Bu gemiyi İzlanda’ya çekmek ve balinaları kurtarmak üzere bize yardımcı olacak profesyonel denizciler arıyoruz” dediğini duydum. Bu çağrı konvansiyonel gemilerdeki çalışmalardan bıkmış olan bana oldukça ilginç geldi ve bu ekibe katılmaya karar verdim.

Yeşil Görünüm'ün bu ayki konuğu Rainbow Warrior'ın kaptanı Pete
Bouquet.
Rainbow Warrior'ın Kaptanı Pete Bouquet
Pete Bouquet Yeşil Görünüm'de
1977 sonlarında, BBC televizyonundaki akşam haberlerinde, bir
haberin sonunu tesadüfen yakaladım. Bütün gördüğüm, Londra'nın West
India Rıhtımı'nda paslı, harap görünümlü bir trol teknesinin
güvertesinde duran bir grup insanı gösteren bir filmden kısa bir
parçaydı. Birilerinin, "Bu gemiyi İzlanda'ya çekmek ve balinaları
kurtarmak üzere bize yardımcı olacak profesyonel denizciler
arıyoruz" dediğini duydum. Bu çağrı konvansiyonel gemilerdeki
çalışmalardan bıkmış olan bana oldukça ilginç geldi ve bu ekibe
katılmaya karar verdim.
Bütün tekneye iğne tabancası yapmak ve motorların yenilenmesi
gibi birkaç haftalık hazırlıktan sonra Gökkuşağı Savaşçısı, 1978
yazı başlarında denize açıldı. Geminin ilk misyonu, Torness'teki
nükleer protestolarına katılmaktı. Bu protesto sonrasında, Kuzey
Avrupa'da çeşitli limanlara gittik ve en sonunda da İzlanda'ya
ulaşarak Avrupa'da, Greenpeace'in ilk önemli doğrudan eylemini
gerçekleştirdik.
Birkaç hafta orada kaldıktan sonra kaptanımız geldi ve, "Yarın
eve gidiyorum" dedi. "Aaa" dedim. "Bu senin için çok güzel. Peki ya
senin yerini kim alacak?". "Sen" dedi. Ve ben de böylece Rainbow
Warrior'un ikinci kaptanı oldum.
“
Geminin ilk misyonu, Torness'teki nükleer protestolarına
katılmaktı.
”
Gemiyle yaklaşık bir yıl seyahat ettikten sonra, bize zamanında
ödeme yapılamadığından, ticari gemiciliğe geri dönerek biraz para
kazanmam gerekti. Bu sırada yine çeşitli kampanyalarda yardımcı
oldum ve 1985'te de Kaptanlık Sertifikası ile birlikte tam zamanlı
olarak geri dönerek MV Greenpeace'in Antarktika'ya yaptığı ilk
seferin kaptanlığını yaptım.
Yıllar içerisinde bir diğer gemimiz Sirius ile yürütülen birçok
kampanyaya katıldım. Geçtiğimiz yıldan bu yana da, Arctic
Sunrise'ın kaptanıydım. Yine bu yılki kampanyanın başlangıcında,
Rainbow Warrior'daydım. Görüyorum ki bazı konularda ilerleme
kaydediyoruz. Şimdi zihnimde oluşan tek soru: "Kalanları korumak
için hala zamanımız var mı?"
Harekete Geçin!
Greenpeace’in Türkiye karasuları kıyısal alanlarında tam korumalı geniş ölçekli deniz rezervleri ağı oluşturulması önerisini destekliyorsanız internet eylemine katılmak için tıklayın.
Destek Ver!
Greenpeace devletlerden ve şirketlerden para yardımı almadan sadece bireysel desteklerle nükleer konusunda kampanya yürütüyor. Kampanyamızı güçlendirmek için simdi destek verin.