— Greenpeace, Akdeniz’deki deniz çayırlarının korunmasına ilişkin, Avrupa Birliği’nin kendi çevresel koruma kanunlarını uygulamaya geçirmesi için Avrupa Komisyonu’na resmi bir şikayette bulundu. Greenpeace ayrıca Fransız, Yunan, İtalyan ve İspanyol makamlarının posedonya deniz çayırlarının korunmasına yönelik yeterli çaba göstermeyerek topluluğun yasalarını ihlal ettiğine dair kanıtlar da sundu.
Her Poseydon Deniz Çayırı Yok Olduğunda, Akdeniz Yaşam Desteği Yapılarından Birini Kaybediyoruz.
Ne zaman bir posedonya deniz çayırı yok olsa veya zarar görse,
Akdeniz'in yaşam desteği yapılardan birini kaybetmekteyiz. Deniz
çayırları, binden fazla çeşit sualtı canlısının gelişmesi için bir
barınak sağlamalarının yanı sıra, aynı zamanda oksijen üretimi için
de vazgeçilmez bir kaynak vazifesi görmekteler.
Genelde 'denizin ormanları' diye de tanımlanan 'Posidonia
oceanica' yani Akdeniz deniz çayırları, Akdeniz'in kıyısal
habitatlarını oluşturan en önemli türlerden biri sayılıyor.
Ekosistem açısından önemli olan işlevlerinin yanı sıra, posedonya
çayırları aynı zamanda sahil şeritlerini aşındırıcı etkilerden
koruyor ve de her bir metre kare çayırın günde 14 litre oksijen
ürettiği tahmin ediliyor. Dahası, 1200'den fazla türün posedonya
çayırı ile yakından bağlantılı olduğu bilinmekte.

Türkiye'nin Ege kıyıları ise, Akdeniz'in en önemli
habitatlarının başında gelen posedonya çayırları açısından oldukça
zengin bir yapıya sahiptir. Ancak yasalarla da koruma altında
bulunan bu deniz bitkileri, ne yazık ki Türkiye'de de aynı
tehditlerle karşı karşıya. Özellikle yoğun deniz trafiği, aşırı ve
hızla artan kıyısal yapılaşma ve kirlilik bu habitatları tehdit
ederken, ticari pek çok balık türünün de gelişme alanının yok
olmasına yol açıyor. Türkiye, hala en değerli kaynaklarından biri
olan denizel alanlarını korumada başarılı deği. Posedonya çayırları
gibi her anlamda koruma altında olan habitatların öncelikle
haritalandırılması ve özellikle de yoğun oldukları alanlarda bu
tehditlere karşı acilen önlem alınması gerekiyor.
Posedonya deniz çayırları, AB mevzuatına göre çevre koruma
açısından öncelikli bir tür olarak tanımlanmasına rağmen, kirlilik,
kıyısal yapılaşma, balıkçılık, iklim değişikliği ve de tropik
macroalgo Caulerpa taxifolia yosunu tarafından istila edilmesi
sebebiyle, Akdeniz havzasında ciddi ölçülerde ve yaygın olarak
yokoluyor. Üstelik, bu çayırlar uzun yaşayan, yavaş gelişen ve az
miktarda tohum üreten bir bitki türü olduğundan dolayı, ve de
özellikle yokolan deniz çayırlarının telafisinin birkaç yüzyıl
kadar sürebileceği de göz önünde bulundurulduğunda, her kaybın
neredeyse geri dönülemez olduğu da söylenebilir.
Akdeniz genelinde ise, İspanya, Fransa, İtalya ve Yunanistan,
önemli üreme ve büyüme alanlarında ciddi tahribata yol açacak
oranda balıkçılık faaliyetlerine izin veriyorlar. Bu nedenle bu
ülkeler, AB'nin çevre kanunları açısından, hassas denizel alanların
korunması konusunda sınıfta kaldılar. Şikayetimiz konuya ilişkin
eylemsizliğin boyutlarını belgeliyor, Avrupa Komisyonu'ndan, AB
kurallarının uygulanıp uygulanmadığını takip etmesini talep
ediyoruz.
Yerel habitatların etkili bir şekilde korunması, aşırı avlanan
türlerin yeniden çoğalması ve ekosistemlerin iklim değişikliğine
karşı direncinin artırılması için Akdeniz'in acilen büyük çaplı bir
deniz rezervleri ağına ihtiyacı var. Posedonya çayırları ise
Akdeniz'deki deniz rezervleri ağı için kilit bir unsur
olmalıdır.
Greenpeace'e destek verin
Bağımsızlığımızı korumak için hiçbir şirket, devlet ya da politik partiden bağış ya da sponsorluk kabul etmiyor, sadece sizin gibi bireylerin desteği ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz.