Sızan zehirli atık, kömürün gerçek maaliyetini gösterdi

Haber - 15 Ocak, 2009
Tennessee Vadisi Yönetimi’nden Demokrat Jim Cooper, “Greenpeace, sizin kazara yaptığınızdan daha büyük bir kömür karşıtı kampanya yürütemezdi” dedi.

Kingston Termik Santrali’nden zehirli kömür küllerinin saçılmasından sonra Tennessee. 1 milyar galonun üzerinde zehirli atık su Tenessee Irmağının kolları olan Emory ve Clinch ırmaklarına saçıldı.

Tennessee Vadisi Yönetimi tarafından çalıştırılan kömür santralinden zehirli kömür külleri üç hafta içinde ikinci kez santralin yanında bulunan ırmağa sızdı.

10 Ocak 2009 tarihinde Kuzey Doğu Alabama'daki Widows Creek Santrali'nde meydana gelen sızıntının, 22 Aralık günü Kingston Santrali'ndeki sızıntıdan daha büyük ve daha zehirli olduğu belirtildi.

Amerikan MSNBC televizyonu, milyonlarca insana içme suyu sağlayan Tennessee Irmağı'nın kolları olan Emory ve Clinch ırmaklarına saçılan bir milyar galon zehirli kömür külü faciasını "kömür endüstrisinin temiz kömür kampanyasına sürülen kara bir leke" olarak tanımladı. Widows Creek Santrali de aynı ırmak üzerinde bulunuyor.

Kinston Faciasi 1989 Exxon Valdez petrol sızıntısından 48 kat daha büyük

Kingston faciası 1989 Exxon Valdez petrol sızıntısından 48 kat daha büyük. Tennessee Vadisi Yönetimi tarafından çalıştırılan 50 yıllık Kingston kömür santralinin depolama havuzundan sızan atık, evlerin yıkılmasına, ırmakların bulanmasına neden olmuştu. Bundan önce de akıntı yönünde ölü balıklar bulunmuştu.

Kingston faciası hakkında suç duyurusunda bulunan Greenpeace ABD'den Kate Smolski, "Nasıl 20 yıl once Exxon Valdez kirlilik sembolü olduysa, 2008 Tennessee sızıntısı da günümüzün kirlilik sembolüdür" dedi.

Widows Creek sızıntısı Tennessee Vadisi Yönetimi'nin güvenlik protokollerindeki başarısızlığı ve Kingston faciasını acil olarak önleyecek güvenlik protokollerine uymaması bizi suç duyurusunda bulunmaya itiyor.

Yerel cevre grupları ve vatandaşlar, kanunlara uymadığı için Tennessee Vadisi Yönetimi'ne dava acmaya hazırlanıyorlar. Ayrıca, ABD Senatosu Çevre ve Kamu İşleri Komitesi gelecekte benzer faciaları önlemek amacıyla kömür küllerinin daha sıkı düzenlenmesini araştırmaya yönelik bir oturum düzenledi. Tennessee Vadisi Yönetimi'ne yakın olarak bilinen Kongre üyeleri bu kazanın ABD dahilindeki bütün kömür santrallerini etkileyeceğini söylediler.

Kömür külü kirli bir miras

Kömürün yanmasıyla ortaya çıkan kömür külü kanserojendir ve kömürde bulunandan daha yüksek miktarda kadmiyum, cıva, kurşun, krom, arsenik ve benzeri ağır metal konsantrasyonları içerir.

Şaşırtıcı olan, yetkililerin tehlikeyi hafife alarak insanlara sularını kaynatmalarını tavsiye etmeleridir. Keşke suyu kaynatarak arsenik ve kurşunun yan etkilerinden kurtulabilseydik ama ne yazık ki bu mümkün değil.

ABD Çevre Koruma Ajansı'nın Kingston sızıntısının gerçekleştiği yere yakın bölgelerden aldığı su numunelerinin test sonuçları kanser yapıcı olarak bilinen arseniğin, kabul edilebilir miktarın 100 kat üzerinde olduğunu gösterdi.

Facialar "Temiz Kömür"ün gerçek yüzünü ortaya koyuyor

Her iki facia da aslında "temiz kömür" lobisine sürülen kara bir leke. Facialar bir kez daha "temiz kömür"ün çelişkili bir kavram olduğunu ortaya koydu. Geçtiğimiz son bir kaç hafta içinde kömürün neden her zaman kirli olduğunu gösteren kazalar yaşadık. Böyle bir kaza rüzgar santralinde yaşanmazdı.

Bazı kömür santralleri hava kirliliği açısıdan « temiz » olarak tanımlansa da bu, zehirli kalıntıların ortadan kalktığı anlamına gelmez; yalnızca nasıl kül gibi yan madde haline getirilip santrallerin hemen yanında havuz ve pintler içinde astarsız olarak saklandığını gözler önüne serer. Son yıllarda, ABD dahilinde sayısı 1300'ü aşan çöp alanı bu yakma sonrası ortaya çıkan atıkların ne kadar hızlı arttığını göstermekte. Ancak, ABD Hükümeti'nin enerji santrallerinden gelen kömür külleriyle ilgili halihazırda herhangi bir düzenlemesi yok.

Kömürün gerçek maliyeti

Kömür külü, kömürün kirli mirasının yalnızca bir kısmı. "Kömürün Gerçek Maliyeti" adlı raporumuz, 2007 yılında meydana gelen kazalardan yalnızca bazılarının dünyaya 360 milyor avroya mal olduğunu göstermekte. Bir çok kömür kazasının maliyeti yalnızca parayla ölçülemez ama hepimiz bedelini ödüyoruz.

Madencilikten yakımına, yakımından atığına kadar kömür arkasında büyük bir yıkım izi bırakıyor. Gezegenimizin karşı karşıya olduğu en büyük felaket olan iklim değişikliğinin en önemli nedenlerinden biri olan kömür, hava ve su kirliliğine, hastalıklara, insan hakkı ihlallerine, dağların tahrip edilmesine ve kuraklığa sebep oluyor.

Yalnızca ABD'de her yıl kömür santrallerinin yol açtığı kalp, akciğer kanseri ve solunum yetersizliği gibi hastalıklar nedeniyle 24,000 kisi hayatını kaybediyor. Sadece Tennessee Kömür Santrali'nin sebep olduğu atık sızıntısı potansiyel olarak her yıl 140 kişinin hayatını kısaltıyor.

Kömürü bırakmanın ve iklimi kurtarmanın zamanı geldi

Dünyanın karşılaştığı en büyük tehdit olan iklim değişikliği, her yıl 150,000 kişinin hayatını kaybetmesine neden oluyor. Dünya teknik olarak, enerji talebinin 6 katını karşılayabilecek temiz enerji erişimine sahip. Peki kömür yakmanın bahanesi ne olabilir? Hiç bir bahanesi olamaz.

İklimi ancak kömürden vazgeçerek kurtarabiliriz. Enerji [D]evrimi raporumuz temiz enerjinin büyük enerji verimliliği ile birlikte nasıl küresel CO2 emisyonlarını yarı yarıya düşürebileceğini ve nasıl 2050'ye kadar Dünya'nın enerji ihtiyacının yarısının karşılanabileceğini açıklıyor.

Kömürden sonsuza kadar vazgeçmenin ve rüzgar, dalga ve güneş gibi 21. yüzyıl çözümlerine yönelmenin tam zamanı. Bu enerji türleri, temiz, tehlikesiz, güvenilir ve yeni kömür santrallerinden daha çabuk inşa edilir.

Harekete geç

Hükümet kömürün karası için değil, güneşin aydınlığı için çalışmalı! Kömür kampanyamıza katılmak için tıklayın.

Greenpeace'e bağış yapın

Bağımsızlığımızı korumak için hiçbir şirket, devlet ya da politik partiden bağış ya da sponsorluk kabul etmiyor, sadece sizin gibi bireylerin desteği ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz.