Ticari balina avcılığına ülkeler birkez daha 'hayır' dedi!
Geçen
yıl ticari balina avcılığı yasağının artık çok da gerekli olmadığını
ima eden “St. Kitts Deklarasyonu'na ve yarattığı endişeyi takiben, bu
yıl avcılık karşıtı ülkeler ticari avlanma yasağının daha da
güçlenmesini sağlayan bir düzenlemeye 37'ye 4'lük bir çoğunluk
sağlayarak oy verdiler. "CITES Resolution" adlı tam metni tıklayarak okuyabilirsiniz.
Bu dünya çapında balina korumacılığı adına büyük bir zaferdir!
Geçen yıl – avcılık taraftarı Japonya önderliğinde- 33 ülke ticari avlanmayı tekrar başlatma girişimi olan "St. Kitts Declaration" 'a taraf oldu. Oysa ticari avcılık 1986'dan beri yasaklanmıştı.
Bu geçici 1 oyluk çoğunlukla kazanılan girişim birçeşit uyanış çağrısı
oldu ve Japonya, genelllikle yardım paketleri karşılğında,
oluşturdukları pozisyonları desteklemeleri için kendine taraf ülke
aramaya devam etmesinin de yarattığı karşı etki ile, avcılık karşıtı
ülkeler, Greenpeace ve diğer koruma yanlısı gruplar ve dünyanın her
yerinden balina korumacıları söz konusu yasağın devamını bu toplantıda
da sağlayabilmek için kendi çabaları ile mücadele verdiler.
Greenpeace, bu amaçla uğraşan herkesin katılabileceği ve çabalarını paylaşabileceği bir internet sayfası oluşturdu: I-GO/Defending the whales.
BU sayfaya üye olan balina savunucuları dünya ülkelerini balinaların
korunması için cesaretlendirmeye yardım ettiler. Geçtiğimiz son aylarda
birkaç ülkenin ilk kez veya yeniden katılmasını izledik, örneğin Peru,
Kıbrıs, Slovenya, Hırvatistan, Yunanistan, Kosta Rika ve Ekvator gibi,
ya da Nikaragua gibi katılırda balinaların yanında oy kullanacağını
söyleyen ülkeler de oldu. Türkiye de bu yıl ilk kez katılmaya karar
vermiş ancak süreci bitirememişti, ancak gelecek yıl Türkiye'nin de
balinaların korunması yönünde çaba göstereceğini ve katılarak avcılık
karşıtı oy kullanacağını umuyoruz.
Ek
olarak, balinalara destek olmak amacıyla tüm dünyada onlarca ülkede
(Yeni Zelanda, Avustralya, Almanya, Arjantin, Hindistan, Meksika gibi
uzayan bir liste ile) Büyük Mavi Yürüyüş etkinlikleri yapılarak
uluslararası destek gönderildi: Big Blue Marches all over the world.
Bu
ülkeler arasında Türkiye de vardı, gerek Greenpeace'in Istanbul'dan ve
Ağrı dağından gönüllülerinin katılımı ile gerekse bireysel katılımlarla
destek verildi.
Aynı zamanda Japonya'da Balina Sevgisi Vagonu: Whale Love Wagon
Japonya'da ilk kez çok farklı bir ses oluşturarak Japon halkına, eski
balina avcılarından hala balina eti yiyenlere ve Japon gençliğine kadar
ulaşmayı başardı. En son etkinlik ise akademi ödüllü adayı Japon
animasyon sanatçısı Koshi Yamamura'nın, 2.Dünya Savaşı sırasında Japon
halkını açlıktan kurtaran balinalara minnet borcu olarak bir balinayı
kurtaran bir üstadın hikayesini anlatan eseri idi. Bu kısa güzel öyküde
“Bir zamanlar onlar bizi kurtarmışlardı—şimdi onları kurtarma sırası
bizde” diyor Yammamura.
Peki neyi kazanamadık?
Her
ne kadar moratoryumun kalması bir başarıysa da, toplantı tam anlamıyla
memnun edici değildi. Yokolmanın eşiğindeki bir canlı, Baiji dolphin, ile ilgili görüşmele r Anchorage Captain Cook Otelinde yalnızca 15 dakika sürdü.
Ayrıca Vaquita
adındaki Meksika yunusu, çok yakın bir gelecekte muhtemelen yokolacak
olmasına karşın çok az ilgi görebildi. Bunun yanında dünya çapında
balıkçı tekneleri tarafından hedef-dışı avlandığı için ya da gemi
çarpmaları, kirlilik, iklim değişikliği gibi çeşitli nedenlerle
sayısının 59th IWC toplantısının başlangıcından itibaren yaklaşık 3,288
olduğu tahmin edilen deniz memelileri hakkında ise hiçbir tartışma
yapılmadı bile.
Onun
yerine Japonya'nın bu yıl içinde planladığı JARPA II “BİLİMSEL
BALİNACILIK” planlarına yönelik birçok ülkenin sansür uygulamasına yol
açan, ticari balinacılık üzerine tartışmaların sürdüğü bir dizi
toplantı yapıldı. Japonya bu yıl Güney Okyanusunda tehlike altında olan
50 kambur balinayı avlamayı amaçlıyor. Bu hedefi, 40 ülkenin
Japonya'nın sözde “araştırma” keşiflerine karşı oy kullandığı "Resolution on Jarpa" yı da bir anlamda öldürmek oluyor- ki sözü geçen “araştırma” tam anlamıyla aslında ticari balina avcılığı amacıyla yapılmakta.
Japonya
ayrıca kıyısal balina avcısı topluluklarının ticari avlanmalarını
serbest bırakmayı öngören bir düzenlemeyi de öneri olarak sundu.
Gerekçeleri ise bu toplulukların diğer ülkelerdeki yerli halkın avları
ile benzerlikleri. Oysa sorun şu ki, son on yıl içinde, BM defalarca ve başarısızca Japon hükümetinden Japonya'nın kuzeyindeki yerli halkının - the Ainu
– haklarını tanımasını talep ediyor. Bu çelişkili durum Japonya'nın
neden dünyanın başka yerlerindeki yerli halk ile empati kurma
iddialarının anlaşılmasını zorlaştırıyor. Japonya bu önerisini geri
çekmek durumunda kaldı.
Sore losers
Japonya,
her yıl düzenli olarak IWC'nin kendileri için iyi gitmediğini bahane
ederek komisyondan ayrılmakla tehdit ediyor. Nitekim bu yıl da durum
farklı değildi. Bu yıl başka yeni bir balinacılık organizasyonu
başlatmak ve kıyısal avcılığı açmak istediklerini söylediler.
Jun Hoshikawa, Greenpeace Japonya'nın genel yöneticisi bunun yalnızca yapay bir tavrı olduğunu söyledi.
"Japonya
öylesine çıkıp gidemez- Japonya'da balinacılık diğer önemli
uluslararası ilişkilerin kolayca feda edilebileceği kadar sadece basit
büyük bir iş kolu değil" dedi.
IWC 59 toplantısı, Japonya'nın ilk günde herkesten “medeni” davranması
istemesi ile hareketlendi. Bu duygusallık fazla uzamadı- sözde “nefret
oyları” ile hemen dalgalar başladı- avcılık taraftarı ülkelerin
görünüşlerini beğenmedikleri oylamaya katılmayı reddetmeleri;
Japonya'nın tüm süreçten geri çekilme tehditleri, ve neredeyse tüm üye
ülkelerin balinalar ve yunuslara yönelik gerçek tehditleri detayları
ile gözden geçirmekteki toptan başarısızlıkları.
Sonunda,
IWC üye ülkeleri organizasyonun reformu ile ilgili tartışmak amacıyla
özel bir toplantı düzenlemekte anlaştılar. Ancak bu “reform” deniz
memelilerine yönelik -her 90 saniyede bir hayvanın ölümüne yol açan!-
gerçek büyük tehditleri doğru düzgün gündemine alarak
modernleşmesi anlamına gelmedikçe ve en önlenebilir nedeni, avlanmayı,
içermedikçe, politik gösterinin yapıldığı sabunköpüğü bir başka
toplantıdan başka birşey olmayacaktır; ve bunun tek kurbanı da
balinalar olacaktır!