2012 Suürünleri Tebliği ile ilgili Greenpeace yorumları

Basın bülteni - 23 Ağustos, 2012
18 Ağustos 2012 tarihinde yayınlanan 3/1 nolu Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğ (2012/ 65) ile ilgili Greenpeace yorumları.

Öncelikle önümüzdeki 4 yılın suürünleri kurallarını belirleyecek bu tebliğin özellikle balık boylarındaki düzeltmeler ve getirilen koruma amaçlı yeni değişiklikleri memnuniyetle karşılıyoruz.

Ancak resmi gazetede yayımlanma sürecinin bu kadar gecikmesini endişeyle karşılıyoruz. 1 Eylül'de açılacak olan av sezonuna hazırlanmakta olan balıkçılar aylardır bu tebliğdeki değişiklikleri bekliyorlardı. Normal koşullarda balıkçıların sezona hazırlanabilmesi için en az 1 ay önceden yeni kuralları bilmeleri gerekirdi. Bu kadar gecikmeli yayımlanacak olması, uygulama aşamasında ciddi sorunlar yaşanabileceğine dair endişelerimizi arttırıyor. Tebliğ henüz resmi gazetede yayınlanmadan basın açıklaması olarak bilgilendirilmesinin de balıkçılara ön bilgi vermek amaçlı olduğunu düşünüyoruz.

Son iki yıldır sürdürülebilir balıkçılık adına yürütülen kampanyalar için de önemli bir adım niteliğini taşıyor.

Ticari balıklar avlanma boylarında değişiklik;

Geçen yıl lüfer, orfoz ve lagosta yapılan değişikliklerden sonra özellikle türü tehlike altına girmek üzere olan kalkan için avlanma boyunun artırılması çok önemli bir adımdır. Kalkan için 40 cm'den 45 cm'ye, Levrek için 18 cm'den 25 cm'ye, Sinagrit için 20 cm'den 35 cm'ye çıkarılması kararını bu nedenle takdir ediyoruz. Her ne kadar levrek için önerilen avlanma boyu 30 cm olsa da şu an için bu karar da uygulandığı takdirde önemli gelişmelerdir. Elbette yalnızca avlanma boyları bu balık türlerinin kurtarıldığı anlamına gelmez, çünkü aşırı avlanma, kullanılacak av araçları ve yöntemleri de türlerin devamlılığı açısndan belirleyicidir. Bu nedenle tebliğin tamamının yayınlanması acilen önemlidir.

Örneğin kalkan için getirileceği bahsedilen, 1 Mayıs-30 Haziran olan yasak dönemin 15 Nisan-15 Haziran olarak değiştirilmesi de bilimsel gerçeklere uygunluk açısından olumlu bir karardır.

Gırgır avcılığına getirilen kısıtlama;

Gırgır avcılığı için öngörülen 24 mt derinlik sınırlaması ise asıl hedef olan (ve AB balıkçılık kurallarına uygun olan) 50 mt'den oldukça uzakta kalıyor. Ancak bakanlıkça yapılan açıklama, 50 mt derinlik sınırına aşamalı olarak geçileceği yönünde olduğundan, önümüzdeki yıllarda bu geçiş sürecinin uzatılmadan gerçekleşmesini umuyoruz. Aksi takdirde 24 mt gibi bir değişim halihazırdaki uygulamadan çok büyük bir fark yaratmayacaktır. Söz konusu aşama, önümüzdeki 2 yıllık süreç içinde gerçekleşmeli ki özellikle kıyı alanlarındaki stoklarda bir gelişim izlenebilsin.

İstanbul Adaları koruma alanı;

Son derece hassas ve özel bir ekosisteme sahip olan Marmara Denizi'nin kendisinin deniz rezervi, deniz koruma alanı, olması gerekirken bugüne dek en azından adalar bölgesinin korunmaması zaten ciddi bir kayıp idi. Tüm dünyada ada ekosistemleri koruma altındadır. Bu nedenle İstanbul adaları ve Büyükçekmece koyunun dahil edildiği bir koruma son derece olumlu bir adım. Aslında getirilecek uygulama yalnızca gırgır ve çevirme ağları için geçerli olacak, yani tam anlamıyla bir 'deniz rezervi' demek doğru olmaz. Ancak zaten trolün de yasak olduğu bu bölgede, gırgır gibi büyük ağlar ile derinde avlanma yönteminin de yasaklanması alandaki deniz yaşamını kısa sürede çok olumlu etkileyecektir. Bu karar ile ilgili faydaları görebilmek için de elbette uygulamasının çok ciddi bir şekilde yapılması ve balıkçılar tarafından da sahip çıkılması şarttır.

Bu karar resmileşirse ve uygulanırsa çok önemli bir örnek teşkil edecektir.

Avcılık yasağı;

Yine Marmara denizinde kaçak trol avcılığının engellenmesi için, manyat ve algarna ile gece yapılan avcılığın da yasaklanacağı belirtilmiş. Bu da önemli ve olumlu bir karar olacaktır. Elbette yine yasa dışı avcılık ile mücadele konusunda çok daha organize ve ciddi çalışılması şartıyla.

Ton balıkları avlanma dönemi;

Daha önce yasak dönemde 1 ay av yapma istisnası tanınan Ton balıklarının (yazılı orkinos, tombik, tulina) avcılığına, Akdeniz'de 6 mil dışında, yıl boyunca izin verileceği belirtilmiş. Bu kararı diğerlerinden farklı olarak hayretle ve eleştiriyle karşılıyoruz. Tüm dünyada ton balığı türlerinin hızla tükenmekte olduğu ve bu nedenle avcılıkları konusunda kısıtlamalara gidilmeye çalışılan bir dönemde, tüm yıl boyunca avcılığın serbest bırakılması kabul edilir bir karar değildir. Bunca olumlu gelişmeye karşılık Akdeniz'in ekosistem açısından en önemli halkalarından biri olan ton balıklarının üreme zamanı da dahil avlanmasına izin verilmesini ancak bazı balıkçılara ödün vermek amaçlı olarak görüyoruz. Bu konuda kararın resmileşmeyeceğini umuyoruz.

Uygulama;

Söz konusu kararların ve olumlu gördüğümüz değişikliklerin uygulama aşaması çok önemli. Çünkü ekosistemi bütüncül olarak koruyabilmenin tek yolu, sürdürülebilir balıkçılık ilkeleri ile beraber gerçek anlamda koruma yaratabilmektir. Bu da kararların uygulanmasından geçer. Aksi takdirde ne ekosistem ne de balıkçılar bu kararlardan bir fayda göremeyecektir. Bu nedenle bakanlıktan bu kararların gerçekten sıkı bir şekilde uygulanmasını garantileyecek mekanizmaları da oluşturmalarını ve daha önceki talebimizi tekrar ederek bir an önce bir 'bilimsel danışma kurulu' oluşturarak, önümüzdeki dönemlerdeki kararları bilimsel veriler ile takip ederek almalarını talep ediyoruz.

Kategoriler
_fbq.push(['addPixelId', '1478316175734165']); })(); window._fbq = window._fbq || []; window._fbq.push(['track', 'PixelInitialized', {}]);