Greenpeace, Cumhurbaşkanı'ndan MV Ulla olayına el koymasını istedi

Uluslararası çevre örgütü, Çevre ve Orman Bakanlığı'nı MV Ulla konusunda kayıtsız kalmakla suçluyor

Haber - 16 Eylül, 2004
Greenpeace, bugün Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, birer mektup göndererek, MV Ulla adlı geminin enkazının her geçen gün daha fazla tehlike yarattığını belirterek, acil önlem alınmasını istedi.

Greenpeace ekibi, MV Ulla'nın batığının önünde 'Toksik atık ticaretini durdurun; harekete geçin!' yazılı bir pankart açıyor.

Greenpeace, geminin batmasında özellikle Çevre Bakanlığı ve Denizcilik Müsteşarlığı yetkililerinin birinci dereceden sorumlu olduğunu belirtti.

Çevre örgütü, geminin atığı ile birlikte suyun dibinden çıkartılmasının, ya da atığın tahliye edilebilmesinin teknik olarak mümkün olduğunu belirtti ve bir an önce bu doğrultuda harekete geçilmesini istedi.

Mektubun tam metni şöyle:

Sayın Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SEZER,

T.C. Cumhurbaşkanlığı,

Çankaya /ANKARA

Bildiğiniz üzere geçtiğimiz hafta 6 Eylül 2004 tarihinde İskenderun Körfezi'nde bir çevre felaketi yaşanmış ve dört yıldan fazla bir süredir körfezde bekletilen MV Ulla adlı gemi, içindeki tehlikeli atıklar ile birlikte batmıştır.

MV Ulla, 2000 yılının Şubat ayında İskenderun İsdemir limanına ambarındaki 2200 tonluk 'uçucu baca külü' ile yüklü olarak gelmiştir. Gümrük yetkilileri tarafından yaptırılan analizlerde, söz konusu yükün içeriğinde bulunan ağır metallerden Krom 6, yasalarımızca belirlenen sınır değerlerin üzerinde çıkmıştır. Son derece tehlikeli toksik bir kimyasal olan bu madde, insan ve canlı yaşamına kalıcı etkiler yapmakta, çok ciddi sağlık riskleri ve çevre kirliliğine neden olmaktadır.

Gemi ve yükü, dönemin Çevre Bakanlığı'nca tehlikeli atık ithalatı yasağı gereğince mühürlenmiş, geminin limandan çıkışı ve yükünü satması ya da boşaltması riskine karşı durdurulmuştur. Greenpeace uluslararası çevre örgütü olarak MV Ulla'nın ilk geldiği tarihten itibaren, içindeki tehlikeli atığın İspanya'ya geri gönderilmesi için her iki ülkede ve ilgili Basel Anlaşması nezdinde çalışmalar yürütmüştür.

Konu, Türkiye'nin de taraf olduğu Tehlikeli Atıkların Taşınması ve İthalatı ile İlgili Uluslararası Basel Anlaşması Sekretaryası'na sunulmuştur. Ancak İspanyol hükümetinin 2002 yılında atığın sorumluluğunu üstlenmesi ve geri almayı kabul etmesine karşın, Türkiye'de gemi acentasının açmış olduğu haciz davası nedeniyle gemi ve yükü gönderilememiştir.

T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı, Denizcilik Müsteşarlığı ve ilgili tüm birimler, böylesine ciddi riskler taşıyan bir yükü, sorumlu hükümet geri almayı kabul etmesine karşın Türk karasularında tutmaya devam etmiş, süreci hızlandırmak için hiçbir ciddi girişimde bulunmamış, hiçbir önlem almadan geminin başıboş bir şekilde körfezde beklemesine göz yummuş ve yükü getiren gemi acentası hakkında soruşturma bile açmamışlardır. Geminin batarak bugün asla onarılamayacak zararlara yol açmasında Türkiye Cumhuriyeti'nin söz konusu kurumlarının sorumlu olduklarını düşünüyoruz.

Geminin batmasının ardından geçen günlerde tüm sivil toplum kuruluşları derhal tespit yapılarak yükün çıkarılması için çalışmaların başlatılmasının gerekliliğini duyurmuş; ancak yine yetkili kurumlar tarafından bir çalışma başlatılmamıştır. Greenpeace ve İskenderun Çevre Koruma Derneği, geçen zamanın çevre ve insan sağlığı açısından aleyhimize işlediğini düşünerek mahkemede açtıkları tespit davası ile izin alarak bölgede çalışma yapmış ve bilirkişi raporu hazırlamaya başlamıştır.

MV Ulla 6 Eylül günü battıktan sonra bile bölgeye hiçbir Bakanlık yetkilisi gelmemiş ve kamuoyuna doğru bilgiler yansıtılmamıştır. 8 Eylül 2004'te, İspanya Dışişleri Bakanlığı, Madrid Büyükelçimiz ile konu ile ilgili görüşme yapmış ve durumun aciliyeti nedeniyle acil destek sağlayabileceğini belirtmiştir. Ancak 10 Eylül tarihinde İspanya Büyükelçiliği'nin tarafımıza yazmış olduğu mektupta, Türk yetkililerinin henüz yanıt vermedikleri ve kaybedecek zaman olmadığı belirtilmektedir (Sözkonusu mektup ekte dikkatinize sunulmuştur).

Greenpeace'in, İspanyol hükümetinden almış olduğu bilgiler, Türk yetkililerinin geminin battığı günden itibaren hiçbir bilgi ulaştırmadıkları ve olay ile ilgili bilgileri ancak basın aracılığıyla aldıkları yönünde olmuştur.

İspanyol yetkililer, ancak 13 Eylül tarihinde, yani geminin batışından bir hafta sonra Türkiye'ye davet edilmiş ve iki günlük görüşme sonucu İskenderun'a getirilmeden geri dönmüşlerdir. Yine İspanyol hükümetinin Greenpeace İspanya ofisine verdiği bilgiler, bu ziyaretlerine karşın olayla ilgili yeterli bilginin taraflarına ulaştırılmamış olduğudur. Bakanlık yetkililerinin vermiş olduğu bilgiye göre iki hükümetin oluşturacağı bir komisyon önümüzdeki hafta Cenevre'de biraraya gelerek konu ile ilgili görüşmelere ve planlamalara başlayacaklardır.

Sayın Cumhurbaşkanı,

MV Ulla batalı on gün geçmiş ve söz konusu batığa yapmış olduğumuz tespit dalışında, atığın bulunduğu ambar kapaklarının kırılmış ve atığın ambarda yığılı ve su ile doğrudan temas halinde olduğu gözlenmiş ve belgelenmiştir. Bu belirleme, atığın henüz tamamen boşalmamış olduğunu göstermek ile birlikte, bilimsel yaklaşımlara göre birkaç gün içinde iyice çözünerek yayılacağını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Sözkonusu Krom 6 adlı ağır metal,Sayın Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nin kamuoyuna açıklamış olduğu gibi gelip geçiçi bir madde olmayıp, doğaya ve besin zinciri yoluyla insana kalıcı etkiler yapabilmektedir.

MV Ulla gemisinin atığı ile birlikte çıkarılması; ya da önce atığın tahliyesi, ardından geminin suyun altından çıkarılması teknik olarak olasıdır. Atığın daha fazla yayılarak büyük bir çevre katliamının göz göre göre yaşanmasına çok az zaman kalmıştır. Böylesine acil bir durum söz konusu iken bir hafta daha bir toplantının beklenmesi kabul edilemez.

T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı, kanımızca gerek MV Ulla körfezde beklerken, gerekse battıktan sonra görevini yapmamış ve İspanyol hükümeti ile zamanında temasa geçmemiş, olayın çözülmesi için bir çaba sarfetmemiş ve halen geminin çıkarılması için teknik çalışmalara başlamamıştır.

Sizden uluslararası hukukun ve en doğal hakkımız olan sağlıklı bir çevrede yaşama hakkımızın çiğnendiği bu olayla ilgili tüm Bakanlıkları acilen görevlerini yapmaya çağırmanızı, ve duruma müdahale ederek atığın en acil şekilde çıkarılması için gerekli çalışmaları başlatmanız istemini saygılarınıza sunuyoruz.

Kategoriler