Greenpeace, Çevre ve Orman Bakanlığı'nın önünde eylem yaptı

Eylemciler, Bakanlığın önünde bir pankart açarak atığın temizlenmesi için Bakan'ı göreve çağırdılar.

Haber - 20 Eylül, 2004
Greenpeace eylemcileri, bugün, Ankara'daki Çevre ve Orman Bakanlığı'nın girişini "Bakan bekliyor, MV Ulla zehirliyor!" yazan bir pankartla bloke ettiler. Eylemciler ayrıca batık MV Ulla'nın 14 Eylül'de Greenpeace dalgıçları tarafından çekilen sualtı fotoğraflarını da ellerinde tutarak Bakan Osman Pepe'yi acil önlemleri hayata geçirmeye çağırdı.

Greenpeace, Çevre ve Orman Bakanlığı'nın önünde, hükümetin MV Ulla konusundaki yavaşlığını protesto ediyor.

Greenpeace, Bakan'ı acil eylem planı hakkında net bir açıklama yapmaya ve İskenderun'daki batık MV Ulla gemisinden kaynaklanan büyük çevresel kirlilik riskini durdurmaya çağırıyor. Greenpeace Akdeniz Toksik Maddeler Kampanya Sorumlusu Banu Dökmecibaşı "Çevre Bakanı, MV Ulla'daki atıkların temizlenmesi için hemen harekete geçilmediği taktirde, bu atıkların Akdeniz'i kirletebileceği yönündeki uyarılara kulaklarını tıkıyor. Bakan, iki haftadır halkı yanlış yönde bilgilendirmek yerine bu atığı çıkarma çalışmalarını çoktan başlatmış olmalıydı," dedi.

"Çevre Bakanı başarısız"

MV Ulla, dört yıl boyunca İskenderun Körfezi'nde İspanya'ya geri götürülmeyi bekledikten sonra, 6 Eylül'de battı. Gemi, toksik maddeler içeren yasa dışı 'uçucu küller' içeren kargosu nedeniyle Haziran 2000'de Bakanlık tarafından mühürlendiğinden beri terk edilmişti. Küllerin, sağlığa zararlı olarak sınıflandırılan ve uluslararası ticareti yasaklanan Krom 6'dan yüksek oranda içerdiği bulgulanmıştı*.

Dökmecibaşı sözlerini şöyle sürdürdü: ''Çevre Bakanı ve diğer ilgili tüm kurumlar MV Ulla felaketinden sorumlu tutulmalıdır; çünkü Türkiye sularını korumada başarısız olmuşlardır ve başarısız olmaya devam etmektedirler. Dört yıldır yaptıkları gibi önlem almada yine geç kalmışlardır. Acilen harekete geçilmemesi durumunda, atık her an denize yayılabilir."

İspanya hükümeti, 2002 yılında atığın İspanya'ya geri götürülmesini kabul etmişti; bununla birlikte Türkiye'deki yasal süreç daha ileri atılacak bir adımı engelledi. Bu sırada, gemi, ambarındaki zehirli atıklarla birlikte kaderine terk edildi. Hem Greenpeace, hem de uzmanlar 35 yaşındaki geminin her an batabileceği konusunda yetkilileri uyardılar. Üstelik, İspanya hükümeti gemi battıktan sonra hükümete acil yardım önerdi; ama günlerce yanıt alamadı. İki hükümet, Basel Sekreterliği'nin de tarafsız olarak katılacağı Cenevre'de gelecek hafta bir araya gelme konusunda anlaşsa da, bölgenin temizlenmesi için çok geç kalınmış olabilir.

Greenpeace, 14 Eylül'de durumu belgelemek ve atığın çoktan denize yayılıp yayılmadığını belirlemek amacıyla numuneler almak üzere batığın bulunduğu yere daldı. Mahkeme kararı ile yapılan dalışta elde edilen belgeler ve numuneler, kazanın çevresel ve sağlık sonuçları üzerine bir rapor hazırlayacak olan bağımsız uzmanlardan oluşan bilirkişi heyetine teslim edildi. Greenpeace, ayrıca, Başbakan ve Cumhurbaşkanı'na, Bakanlık görevini yapmadığı için duruma el koymaları gerektiğine dair bir mektup gönderdi.

Dökmecibaşı, sözlerini şöyle bitirdi: "Hükümet, bu sorumsuz tavrına son vermeli, İspanya hükümetiyle işbirliği yapmalı ve atığı acilen denizden çıkarmalıdır. Şu noktadan sonra sorumluluk hissinin gerektirdiği tek çözüm budur."

* Basel Anlaşması, OECD üyesi ülkelerden OECD üyesi olmayan ülkelere zehirli atık ihracatını düzenleyen bir Birleşmiş Milletler anlaşmasıdır. Madde 10/1 der ki: "Taraflar tehlikeli atıklar ve diğer atıklar için çevresel olarak sağlam bir yönetimi geliştirmek ve bunu başarmak üzere işbirliği yapmalıdır."

Kategoriler