Nükleere sonuna kadar karşıyız!

Yorum ekle
Haber - 28 Ekim, 2010
Bugün, TBMM önünde nükleer karşıtı eyleme katılan 58 kişi hakkında 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefetten açılan dava görüldü.

Yargılanmakta olan nükleer karşıtı eylemciler duruşma sonrasında bir basın açıklaması yaparak nükleere hayır demeye devam edeceklerini belirtti.

Eylemcilerden bazıları, Ankara Adliyesi'nde 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ifade verdi. Aralarında sayıştay emeklisi, öğrenci, doktor, sosyolog, makine mühendisi, emekli öğretmen bulunan eylemciler ifadelerinde bir suç işlemediklerini, anayasal bir hak olan düşünce özgürlüklerini kullandıklarını belirttiler. Hakimin kararın ertelenmesini istiyor musunuz sorusuna da "Beraatimi istiyorum çünkü bir suç işlemedim" şeklinde cevap verdiler. Eylemciler milletvekillerine nükleer karşıtı 170 bin imzayı verebilmek için TBMM önüne gittiklerini de belirttiler.

Yaklaşık bir saat süren celsede hakim tüm ifadelerin tamamlanması için 12 Ocak 2011 günü saat 09.30'a duruşma tarihi verdi. Davanın ardından adliye önünde bekleyen basın mensuplarına açıklama yapmak isteyen nükleer karşıtları 3 minibüs dolusu polisle karşılandılar.
"Biz de Nükleere Karşıyız, Bizi de Yargılayın" yazan pankart açarak basın açıklamasını gerçekleştirdiler.

Yargılanmakta olan nükleer karşıtı eylemciler duruşma sonrasında bir basın açıklaması yaparak nükleere hayır demeye devam edeceklerini belirtti.

Sivil toplumun susturulması, hükümetin gücü suistimal etmesine kapı açar

Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Kampanyası Sorumlusu Korol Diker dava ile ilgili şunları söyledi: "Biz bugün uluslararası sözleşmelerle de garanti altına alınmış düşünce ve ifade özgürlüğümüzü kullandığımız için yargılanıyoruz. Bireye ve doğaya karşı işlenen suçlara karşı ses çıkarmanın engellendiği, hatta bu suçlara barışçıl yöntemlerle engel olmanın cezalandırıldığı bir ülkede demokrasiden ve bireysel özgürlüklerden bahsedilemez. Daha da korkuncu bu tür eylemlerin susturulmaya çalışılması hükümetlerin, vatandaşların ve sivil toplumun gözetiminden uzak, elde ettiği gücü suistimal etmesine de kapı açar".

Mahkeme çıkışında konuşan Yeşiller Partisi Eş Sözcüsü Ümit Şahin "Mersin'de, Akkuyu'da ve Sinop'ta yaşayan insanların çoğu kendi topraklarında kirli nükleer enerjiyi istemiyor. Türkiye'de yaşayan insanların nükleer santrallerin tehlikeleri konusunda bilgilendirilmeye hakları var. Zaten Meclis'e taşımaya çalıştığımız 170 bin imza, insanların büyük çoğunluğunun nükleere karşı olduğunun kanıtlarından biridir. Demokrasi her şeyden önce yönetimlerin aldığı kararlar konusunda doğru bilgilendirilmek,seçme şansına sahip olmak ve karşı çıkma hakkını kullanabilmektir. Nükleer santral yapımı konusunda ne yazık ki halkın doğru bilgilendirilmediği, şeffaflıktan uzak bir süreç yaşanmaktadır. Hükümet, yapılan anlaşmaların halk tarafından sorgusuz sualsiz kabul edilmesini istemekte, hukuksal denetimden bile kaçmaktadır. Nükleer santrallerin tehlikeleri konusunda kamuoyunu uyaracak, yönetime halkın tepkisini yansıtacak her çalışmanın demokrasinin ve açık toplumun gereği olduğunu düşünüyoruz. Nerede ve ne zaman olursa olsun nükleer enerjiye karşı olmaya devam edeceğiz"dedi. Mersin Nükleer Karşıtı platformundan da temsilciler davada hazır bulundu.

Eylemcilere destek olmak icin eylemdeyim.org sitesini ziyaret edip fotoğrafınızı ekleyebilirsiniz.

Harekete Geçin!

Nükleersiz bir dünya mümkün. Onu yaratmak ve yaşatmak için harekete geçin.

Kategoriler
Etiketler