Türkiye, temiz çevre yolunu mu, çevresel yıkım yolunu mu seçecek?

Greenpeace, TBMM'yi 'temiz üretim'i destekleyen yeni bir Çevre Yasası'nı benimsemeye çağırıyor.

Basın bülteni - 27 Mayıs, 2005
Greenpeace Akdeniz, bugün yaptığı yazılı açıklamada TBMM üyelerini, kirletici endüstrilerin, yüksek toplumsal maliyetli sürdürülemez uygulamaları destekleyen bir Çevre Yasası'nın Meclis'te kabulüne yönelik baskılarına boyun eğmemeleri konusunda uyardı.

Greenpeace ve Bumerang İzmit'te Alikahya köyünde yumurta analizleri icin numune toplarken.

Geçtiğimiz aylarda TBMM Başkanlığı Çevre Komisyonu'na bağlı bir alt komisyonca gözden geçirilen ve güncellenen 10 yıllık yasa tasarısını (1) sonuçlandırma konusundaki son girişimin ardında, Türkiye'nin AB'ye giriş çalışmalarının olduğu düşünülüyor. Meclis'ten geçirilmeyi bekleyen birçok AB yönergesi nedeniyle, TBMM Genel Kurulu'ndaki tartışmaların Nisan ayı sonunda bitirilmesi ve değişikliğe uğramış çevre yasasının en sonunda yürürlüğe girmesi bekleniyordu; fakat bu, bugüne kadar henüz gerçekleşemedi.

 

Greenpeace Akdeniz, TBMM 21. Dönem Çevre Komisyonu tarafından benimsenmiş olan Çevre Yasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa Tasarısı'na ilişkin yorum ve önerilerini geçtiğimiz ay TBMM Çevre Komisyonu'na göndermiş ve birçok olumlu yanına (2) karşın, tasarının 'temiz üretim'i destekleme konusunda başarısız olduğunu vurgulamıştı.

Greenpeace ve Bumerang çevre kuruluşlarının İzmit'teki İzaydaş Tehlikeli ve Klinik Atık Yakma Tesisi yakınlarında topladıkları tavuk yumurtalarıyla ilgili geçtiğimiz günlerde açıklanan çözümlemenin sonuçları, temiz üretim ilkelerini yok sayan ve atık yakma gibi kirletici uygulamaları destekleyen çevre politikalarının bir çıkmaz sokak olduğunu kanıtlıyor.

Greenpeace Akdeniz Sözcüsü Melda Keskin, "TBMM Çevre Komisyonu'nun, işdünyası ve endüstrilerin yeni cezaları metinden çıkarttırmak için yaptığı baskılara dayanma çabalarını destekliyoruz." dedi. "Buna karşın, alt komisyon toplantılarına katılan işdünyası ve endüstri güdümlü STK'lerin isimlerine bakılınca, atık yakma gibi kirletici uygulamaların neden teşvik edildiğini anlamak zor olmuyor. Yeni yasa, atık üretenlerin, atıklarını kaynağında önlemeleri ve en aza indirebilmeleri için, temiz üretim yöntemlerini benimsemelerine yardımcı olacak yaptırım ve teşvikleri içermek zorundadır."

Greenpeace, dünyanın odaklandığı tedbirli yaklaşım ilkesi, temiz üretim, çevresel (toplumsal) maliyet gibi kavramlar yasa tasarısında yer almadığı sürece, Türkiye'nin insanlarını ve çevresini, yaklaşan ekolojik felaketlerden koruma yolunda büyük bir fırsat kaçıracağına inanıyor.

VVPR info:

Ertan Keskinsoy, Greenpeace Akdeniz Basin ve İletişim Sorumlusu, (212) 248 0331

Notes:

1. 'Çevre Yasasında Değişikliğe Dair Yasa Tasarısı' ilk olarak, 1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Yasası'nı iyileştirmek amacıyla, 1995 yılında hazırlandı. Farklı girişimlere karşın 10 yıldır bir türlü tartışılmak üzere Genel Kurul'a getirilemedi.
2. Okullarda zorunlu çevre eğitimi, çevre konularında zorunlu radyo ve televizyon programları, tüm belediyeler için zorunlu atık su arıtımı, atanmış gönüllü çevre denetçileri, kirliliği ve çevresel bozulmayı önleyici (cezalar ve vergilerin yanısıra) teşvikler, varolan yasa tasarısının olumlu yanları.