Dünya Kimyasal Devrimi Kutluyor

Basın bülteni - 17 Mayıs, 2004
Çevre ve insan yaşamı adına bir zafer: Stokholm Anlaşması yasal yaptırıma giriyor. Bugün dünya tarihine toksik kimyasal maddelerin denetimi ve yasaklanması yolunda bir kilometre taşı olarak düşülecek. Dünyanın en tehlikeli kimyasal maddeleri sayılan Kalıcı Organik Kirleticilerin (KOK'lar) kısıtlanmasını öngören Stokholm Anlaşması, yürürlüğe girdi.

Liverpool'da yerleşim merkezi yakınında kirlilik saçan atık yakma tesisi

Anlaşma, ulusal meclislerinde onaylayan altmış ülkeyi bugünden itibaren başlıyor. 150'den fazla ülke tarafından imzalanmış olan Anlaşma, pestisitler -bir tür tarım ilacı- ve klorun kullanıldığı endüstriler ve atık yakma tesisleri yüzünden ortaya çıkan, kanserojen olan dioksin gibi maddeleri kapsıyor. (1)

IPEN (International POPs Elimination Network / KOK'ların Ortadan Kaldırılması için Uluslararası Ağ) Koordinatörü Bjorn Beeler, "Anlaşma'nın amacı, kimyasallara maruz kaldığı için kanser, doğuştan sakatlık ve diğer ciddi hastalıklara yakalanan insanların uğradıkları zararın ortadan kaldırılması. Bu, halk sağlığı için büyük bir zaferdir." dedi.

Stokholm Anlaşması, yıllar süren görüşmeler ve özellikle ABD'nin baltalama çabalarına rağmen, 23 Mayıs 2001 tarihinde imzaya açılmıştı.

Sivil Toplum Kuruluşları işin içinde

Stockholm Anlaşması aynı zamanda 'tedbirli yaklaşım ilkesi'(2) uyarınca, yeni KOK'ların yaratılmasını, hatta varolanların geri dönüşümünü de yasaklamayı öngörüyor. Bu, türlü kimya sanayilerinin yeni tehlikeli maddeler geliştirmesini engelleyecek, onları çevre dostu üretim yöntemlerine itecek bir önlem olarak çevre ve insan sağlığı açısından büyük anlam taşıyor.

Bu tarihsel günün önemine binaen, otuzdan fazla ülkede basın toplantıları, yürüyüşler ve toplantılar düzenleniyor. Etkinlikler, 65 ülkedeki 350'den fazla çevre, halk sağlığı ve tüketici örgütünce oluşturulmuş küresel bir ağ olan IPEN tarafından düzenleniyor. Bu örgütler, Anlaşma'nın görüşme ve onanma aşamalarında etkin bir rol oynadılar; şimdi ise aynı rollerini uygulama safhasında sürdürecekler.

Türkiye Ne Yapacak?

Türkiye, 23 Mayıs 2001 tarihinde Stockholm Anlaşması'nı imzaladı, ancak Meclis'inden hâlâ geçirmedi. Ancak Anlaşmanın şu andan itibaren yasal yaptırımının başlayacak olması, Çevre Bakanlığı'nın önce ülkedeki KOK kaynaklarını belirlemesini, envanter hazırlamasını ve ardından bu kimyasallara kaynağında son vermesini ve yeniden üretimlerini engellemesini gerektiriyor.

Türkiye'deki başlıca KOK kaynakları ise İzaydaş gibi atık yakma tesisleri, ülkenin tek PVC ve en büyük klor üreticisi Petkim ve tarım ilacı üretimi ile demir çelik tesisleri. Greenpeace yıllardır gerek İzaydaş'a gerekse Petkim'e karşı sürdürdüğü çalışmalar ile bu tesis ve üretim biçimlerinin çevre ve insan sağlığı üzerindeki korkunç etkilerini vurgulayarak, benzer yanlış yatırımların yapılmasının önlenmesini talep ediyor. (3)

Greenpeace Akdeniz Toksik Maddeler Kampanyası Sorumlusu Banu Dökmecibaşı, "Bu yalnızca bir küresel çevre zaferi değildir, aynı zamanda uluslararası topluluğun siyasi iradesinin gerektiğinde kirlilik saçan endüstriler gibi tehlikelere karşı önlemler alabildiğinin göstergesidir" dedi.

Dökmecibaşı, "Türkiye çok geç olmadan altına imza attığı bu anlaşmanın gereklerini uygulamaya başlamalıdır. İzmit tehlikeli ve klinik atık yakma tesisi İzaydaş gibi başlıca KOK kaynaklarına yatırım yapmak ve teşvik etmek yerine kimyasal kirliliği önlemek adına artık daha ekonomik olan alternatif teknolojilere yönelmelidir. Anlaşma'nın uygulama aşamasında, özellikle atık yakma gibi geçici, tehlikeli ve halk sağlığını tehdit eden çözümlerin yerine, sorunun kaynağında ve sürdürülebilir seçeneklerin uygulanması önemlidir" diye ekledi.

"Anlaşma'nın kağıt üstünde kalmaması için, önce Meclis'ten geçirilmesi, sonra da uygulanması sürecini yakından takip edeceğiz. Her gün çevreye sağlığımızı tehdit eden tonlarca kimyasal madde saçılıyor, bu yüzden acilen harekete geçmemiz gerekiyor."

Notes:

(1)Gerek Anlaşma hakkında bilgi edinmek, gerek bugüne kadar Anlaşma'yı imzalamış ve onamış ülkelerin bir listesi için şu adresi ziyaret edebilirsiniz: http://www.pops.int/documents/signature/signstatus.htm
(2)Tedbirli Yaklaşım İlkesi: Bir kimyasal maddenin / teknolojik yeniliğin çevre ve insan sağlığına etkileri tam olarak incelenip değerlendirilmeden o madde/teknoloji sanayide, üretim süreçlerinde, gündelik yaşamda kullanılmamalıdır.
(3)Greenpeace'in yaptığı analizler üzerine hazırlamış olduğu İzaydaş'daki KOK miktarlarını veren rapor ile 'Petkim'in karanlık yüzü' raporları Greenpeace Akdeniz'den temin edilebilir.

Kategoriler