Greenpeace, iklim değişikliğini protesto eden eylemcilere uygulanan kısıtlamaların kaldırılmasını talep ediyor

Basın bülteni - 31 Ağustos, 2005
31 Ağustos 2005, Istanbul – Greenpeace, Hükümetin fosil yakıta dayalı enerji politikasını (1) protesto etmek üzere pazartesi günü Çan Termik Santrali’nde barışçıl bir eylem yapan eylemcilere, Çan Sulh Ceza Mahkemesi’nce verilen yurtdışına çıkmalarını engelleyen tedbir kararının kaldırılması için Cuma günü Asliye Ceza Mahkemesi’ne başvuracağını duyurdu.

31 Ağustos 2005, Istanbul – Greenpeace Akdeniz Ofisi Genel Direktörü Ahmet Bektaş ve Barışçıl Enerji Turu Koordinatörü Hilal Atıcı, SV Anna gemisi yanında yaptıkları basın toplantısında, 29 Ağustos günü Çan Termik Santrali’nde barışçıl bir eylem yapan 5’i yabancı, 21 eylemcinin yurtdışına çıkmalarını yasaklayan tedbir kararına itiraz edeceklerini açıkladı ve Greenpeace’in, hükümetin fosil yakıtlara dayalı enerji politikasının değiştirilmesi için Enerji Bakanı Güler’le görüşme talebini, yineledi

21 eylemci (16’sı Türk, 1’i Avustralya, 2’si Hollanda, 1’i İsrail ve 1’i Kuzey Kıbrıs uyruklu) Çan Bölge Mahkemesi’nce, mahkemenin ileri soruşturmaları için belirsiz bir süre boyunca ülkeyi terk etmemeleri koşuluyla serbest bırakılmışlardı (2). Çevre eylemlerine karşı bu tip uygulamalara Türkiye hukuk tarihinde daha önce rastlanmamıştır ve Türkiye’nin mevcut enerji politikalarına ve bu politikaların körüklediği iklim değişikliğine karşı yapılan tamamen barışçıl bir protestoyla ilgili mahkemenin aldığı tedbir kararı orantısız ve ağırdır.

Greenpeace Akdeniz Genel Direktörü Ahmet Bektaş: “Bu kısıtlamalar –özellikle henüz herhangi bir suçlamada bulunulmamışken- açık ve demokratik bir toplumda kabul edilemezler ve Türkiye’nin uluslararası topluluğun bir parçası olma yönündeki hedefini saptırmaktadırlar.” diye belirtti.

Greenpeace tarihine bakıldığında, daha önceden hiçbir Greenpeace eylemcisi herhangi bir mahkeme tarafından alınan bir tedbir kararını çiğnememiştir.  Bu sebeple, Çan’daki gönüllülerin bu şekilde davranacaklarını düşündürecek herhangi bir gerekçe bulunmamaktadır.

Bektaş ayrıca:

“Iklim değişikliği tehdidi ile kömür, petrol ve doğal gazın bundaki rolünü gündeme getirenleri suçlayacağına, yenilenebilir enerjilere dayalı bir enerji geleceğine geçişin yollarını aramaya çalışmalıdır. Yenilenebilir enerjiler yerli, güvenilir, sürdürülebilirdir ve iklim değişikliğini durdurmamıza yardımcı olabilirler. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’yla Türkiye’nin yenilenebilir enerji geleceğini nasıl gerçekleştirebileceğimizi tartışmak üzere yaptığımız toplantı talebimizi yineliyoruz.” diye ekledi.

Greenpeace, Mahkeme’ye bu tedbiri bir an önce kaldırmasını ve eylemciler icin tamamen demokratik ve sağduyulu yasal bir süreç sağlanarak özgürlüklerinin tekrar kazandırılması için çağrıda bulunuyor.

VVPR info:

Daha fazla bilgi için: Greenpeace Akdeniz Ofisi Genel Direktörü Ahmet Bektaş 533-3734862; sözcü Hilal Atici 538 6601824; iletişim sorumlusu Melda Keskin 532 3243204

www.greenpeace.org.tr

Notes:

1. Türkiye kendi başına tüm enerji ihtiyacını karşılayabilecek bir rüzgar enerjisi teknik potansiyeline sahiptir. Güneş, küçük hidroelektrik ve jeotermal gibi diğer yenilenebilir enerjiler de göz önüne alındığında bu potansiyelin büyüklüğü ortaya çıkmaktadır. Fakat yeni kabul edilen yenilenebilir enerji yasasında bu potansiyelden faydalanılmasını sağlayacak ulusal bir enerji hedefi bulunmamakta bu da yatırımları teşvik etmek yerine yasanın zayıflığını göstermektedir . Aynı zamanda, Hükümetin mevcut enerji politikası da Türkiye’nin elektrik üretiminin büyük bölümünün kömür ve doğalgazdan sağlanmasına yol açarak ülkenin enerji güvenliğini ve çevreyi tehdit etmektedir.

Greenpeace Hükümet’ten:
· 2010 yılına kadar %10, 2020 yılına kadar ise %20’lik bir yenilenebilir enerji hedefi koymasını,
· Küresel yenilenebilir enerji hedeflerini belirlemek amacıyla, Kasım 2005’te yapılacak olan Johannesburg Yenilenebilir Enerji Koalisyonu’nun (JREC) toplantısına katılarak, Koalisyon’da etkin bir rol oynamasını,
· Kyoto Protokolü’nü imzalamak ve onaylamak üzere Kanada’da aralık ayında gerçekleştirilecek olan uluslararası iklim değişikliği konferansına katılmasını talep ediyor.

2. Sulh Ceza Mahkemesi itiraz için 7 gün süre tanımakta ve Asliye Ceza Mahkemesi 7 gün içinde cevap vermektedir. Böylece, Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararı 5 Eylül Pazartesi günü öğrenilecektir.

Kategoriler