"Keep the promoce - eliminate POPs!"

Rapor - 12 Nisan, 2005
İzmit, Türkiye’deki tehlikeli atık yakma tesisi yakınındaki tavuk yumurtalarının dioksinler, PCBler (poliklorlu bifenil) ve hekzaklorobenzen ile kontaminasyonu “Sözünüzü Tutun, KOK'lara Son Verin!” Kampanya Raporu

Greenpeace ve Bumerang İzmit'te Alikahya köyünde yumurta analizleri icin numune toplarken.

Download document

Executive summary: İzmit, Türkiye’deki tehlikeli atık yakma tesisi yakınındaki tavuk yumurtalarının dioksinler, PCBler (poliklorlu bifenil) ve hekzaklorobenzen ile kontaminasyonu “Sözünüzü Tutun, KOK'lara Son Verin!” Kampanya Raporu Uluslararası KOK Eliminasyon Bilgi Ağı (IPEN) Sekreterliği Dioksin, PCB ve Atık Çalışma Grubu, Bumerang (Türkiye), Greenpeace Akdeniz (Türkiye) ve Arnika Çevre Derneği (Çek Cumhuriyeti) Tarafından Hazırlanmıştır Özet İzmit’teki İzaydaş tehlikeli ve klinik atık yakma tesisi çevresinden toplanan serbest beslenen tavukların yumurtalarındaki dioksin düzeyinin AB limitlerini aştığı ve HCB (hekzaklorobenzen) düzeyinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Yumurtalardaki dioksin düzeyi, geçmişteki düzeyini neredeyse ikiye katlamıştır. HCB düzeyi ise geçmişteki düzeyinin neredeyse beş katıydı. Bilgimize göre, bu çalışma Türkiye’den, tavuk yumurtalarında bulunan yan ürün olarak açığa çıkan Kalıcı Organik Kirleticiler (KOKlar) üzerine elde edilen ilk verileri göstermektedir. Bölgedeki en bariz KOK kaynağı tehlikeli ve klinik atık yakma tesisi Izaydaş'dır. Çevre Bakanlığı’nın taleplerini karşılayacak şekilde yapılan birkaç iyileştirme çalışması sonucunda alınan lisanstan önce bu atık yakma tesisi ya yasadışı yollarla ya da çoktan süresi dolmuş geçici bir izin altında 2002 yılına kadar işlemiştir. Türkiye’de son dönemde değişen Tehlikeli Atık Yönetmeliği nedeniyle bu yıl tekrar yenilenmesi gereken lisans 2004’te tesis tarafından yenilenmiştir. Bu incelemede ölçülen toksik maddeler, 2 Mayıs 2005’te ilk Taraflar Konferansını düzenleyecek Stokholm Konvansiyonu tarafından kaynakta azaltılmaya ve üretimine son verilmeye aday gösterilmiştir. Türkiye bu konvansiyonu Mayıs 2001’de imzalamışsa da konvansiyon henüz meclis tarafından onaylanmamıştır. Konvansiyon, tarafları, bu kirleticilerin küresel çevreden yok edilmesini amaçlayan belirli önlemler alması için şart koşmaktadır. Biz bu konvansiyon metnini, Türk halkının ve dünyadaki her insanın sağlığını ve çevreyi kalıcı organik kirleticilerin neden olduğu hasarlara karşı korumak için gerekli önlemleri almak için verilen bir söz olarak görüyoruz; küresel toplumun temsilcileri tarafından kabul edilen bir söz: hükümetler, ilgili kurumsal paydaşlar ve sivil toplumun temsilcileri. Türk hükümetini Stokholm Konvansiyonu’nu onaylamaya davet ediyor, hükümet temsilcileri ile ilgili tüm kurumsal paydaşları Konvansiyon metninin bütünlüğüne saygı göstermeye ve KOK ların azaltımı ve yok edilmesi konusundaki sözlerini tutmaya çağırıyoruz. Öneriler: 1) Türkiye’de daha fazla KOK denetimi gerekli; 2) Bölgedeki tüm potansiyel kaynaklardan yapılan KOK (yan ürün olarak istenmeden ortaya çıkan KOK'lar) yayılımı konusunda, halkın erişebileceği daha fazla verinin bu kaynakları düzgün bir şekilde ifade etmesi gerekli; UNEP (Birleşmiş Milletler Çevre Programı) rehberi tarafından veriler tatmin edici değil; 3) HCB’nin UNEP rehberine eklenmesi ve Geçerli En İyi Teknikler (BAT) ve En İyi Çevresel Uygulamalar ile Stokholm Konvansiyonu altında hazırlanan tüm belgelerin yönergelerinde HCB yayımlarının önemi arttırılması gerekli; 4) KOK içeren atıkların yakılması, dioksin ve KOK oluşumunu büyük ölçüde azaltacak veya ortadan kaldıracak alternatif teknolojiler ya da uygulamalar ile değiştirilmeli. Bu, Stokholm Konvansiyon metninde desteklenmiş ancak Stokholm Konvansiyonu’nun Birinci Taraflar Konferansı için teklif edilen belgelerde oldukça uzlaşılmıştır; 5) PVC içeren atıklar yakılmamalı ve tercihen klor içermeyen diğer maddeler de şu anda PVC kullanılan ürünlerin yerine konulmalı; 6) Türkiye Stokholm Konvansiyonu’nu onaylamalıdır. Raporun Giriş Bölümü: Kalıcı organik kirleticiler (KOKlar) insan sağlığına ve çevreye zarar vermektedir. KOKlar çoğunlukla insan etkinlikleri sonucu üretilir ve doğaya yayılırlar. Uzun süre kalıcıdırlar ve havada ve su akıntılarında çok büyük mesafeler gidebilirler. Bazı KOKlar pestisit olarak, bazıları endüstriyel kimyasallar olarak kullanılmak üzere ve diğerleri de yanma ya da klor bileşiklerinin varlığında yer alan kimyasal süreçler sonucu istenmeyen yan ürünler olarak üretilirler. Bugün, dünyanın her yerinde, çevrede ve yiyeceklerde KOKlar yaygın bir şekilde kirletici olarak var olmaktadırlar. İnsanlar her yerde, hastalıklara ve sağlık sorunlarına katkıda bulunan bir KOK’un body burden ( vücudun tehlikesizce kabul edebileceği limit) taşımaktadırlar. Uluslararası topluluklar KOK tehlikesine, Mayıs 2001’de Stokholm Konvansiyonu’nu benimseyerek karşılık vermişlerdir. Konvansiyon Mayıs 2004’te yürürlüğe girmiştir ve birinci Taraflar Konferansı 2 Mayıs 2005 tarihinde yer alacaktır. Türkiye Konvansiyon’u Mayıs 2001’de imzalamıştır. Stokholm Konvansiyonu’nun insan sağlığını ve çevreyi, KOKları azaltarak ve ortadan kaldırarak koruması amaçlanmış ve işe en zararlı 12 KOK’un başlangıç listesiyle başlanılmıştır: “kirli düzine”. Bu KOK listesi içinde yan ürün olarak istenmeden üretilen dört tane madde bulunmaktadır (KOK): poliklorlu bifenil (PCBler), hekzaklorobenzen (HCB), poliklorlu dibenzo-p-dioksinler (PCDDler) ve dibenzofuranlar (PCDFler). Son iki grup basitçe dioksinler olarak bilinmektedir. Uluslararası KOKların Eliminasyonu için Bilgi Ağı (IPEN), Stokholm Konvansiyonu tarafından potansiyel KOK kaynağı yakınında toplanmaları durumunda serbest beslenen tavukların KOKlar içerip içermediğini sordu. İzmit’teki tehlikeli atık yakma tesisinin çevresi, önemli bir dioksin ve furan kaynağı olması ve potansiyel olarak yan ürün hekzaklorobenzen (HCB) kaynağı olması nedeniyle örnekleme alanı olarak seçildi. Tavuk yumurtaları birkaç nedenden dolayı seçildi: a) yumurta yaygın bir yiyecek maddesidir; b) yağ miktarları, yağda çözünen KOK’lar gibi kimyasalların tespiti için uygundur; ve yumurtalar yeni yaşamın güçlü bir simgesi. Serbest beslenen tavukları toprak hayvanlarına kolayca erişip onları yiyebilirler ve böylece yumurtaları çevrenin KOKlar ile kirlenmesine yönelik biyo-gözlem bakımından iyi birer araç olur. Bu inceleme IPEN tararından yürütülen, yumurta örneklerinin KOKlar bakımından küresel olarak gözlemlenmesininbir parçasıdır ve Türkiye’de, yumurtalardaki KOKlar hakkında elde edilen ilk verileri yansıtır.

Num. pages: 25

Kategoriler