Balıkçılık

Sayfa - 25 Şubat, 2008
Akdeniz bölgesindeki balık stoklarının durumu alarm veriyor. Av büyüklüğünün ve kalitesinin dramatik bir biçimde düştüğüne dair açık göstergeler bulunuyor. Birçok alanda ticari avlarda görülen eskiden daha uzun ömürlü ve daha büyük olan türler artık ne yazık ki görülemiyor.

Akdeniz'de aşırı avlanma gittike daha küçük balıkların hedef alıyor.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Organizasyonu'nun (FAO)  yakın zaman önce ortaya koyduğu bulgular mavi yüzgeçli orkinos, albacore, hake, kılıç balığı, marlin, barbunya ve karagöz gibi bölgedeki en önemli balık çeşitlerinin tehdit altında olduğunu ortaya koydu. Avrupa çevre örgütüne göre Akdeniz'deki balık stoklarının %65 'ten fazlası güvenli biyolojik sınırların dışında.

Orkinos ve kılıçbalığı gibi açık deniz balıkları binlerce yıldır balıkçılık için paylaşılan bir kaynak olmuştur. 1999 yılında Greenpeace, Akdeniz'deki mavi yüzgeçli orkinos miktarının son 20  yıl içinde %80 azaldığını ortaya çıkaran bir rapor yayınladı. Korsan avlanma, yavru balık avcılığı ve son yıllarda da orkinos çiftlikleri, bu durumun düzelmesine engel olduğu gibi  stokların daha da tehlikeli bir seviyede tükenmesine neden oldu.

Boyut önemlidir

Aşırı avlanma genelde boyut sınırlamalarına karşın her zamankinden daha da küçük, henüz olgunlaşmamış balıkların (standart altı) yakalanmasına yol açtı. Troller tarafından hedeflenen olgunlaşmamış balıkların korunması sürdürülebilir bir balıkçılık yönetimi için çok önemlidir. Şu ana kadar ki sınırlamalar, Greenpeace'in Yunanistan'daki balık pazarlarındaki durumu ortaya çıkardığı çalışmasında da görüldüğü gibi sıkça göz ardı edilmektedir.

Yetişkinliğe erişmemiş balıkları avlarının en önemli kısmı olarak gören balıkçılık anlayışı -kılıç balığı avında olduğu gibi-  ne yazık ki bu durumun düzelmesine yardımcı olmamaktadır. Belirlenen standartların altında, henüz yavrulamaya  bile fırsat bulamamış balıkları hedef almak yerine, Akdeniz'deki balık türlerinin yumurtlama ve gelişme alanlarını korumalıyız.

Çünkü küçük balık yoksa, büyük balık da yok.

Hedef dışı avlanma

Akdeniz balıkçıları için ıskartaya çıkarma oranı derinlik ve mevsime bağlı olarak %20 ila %70 arasında düşünülmüştür. Olgunlaşmamış ve hedeflenmeyen türlerin ölüleri veya ölmekte olanları denize geri atılmaktadır.

Yaşa dışı, düzenlenmemiş ve rapor edilmeyen avlanma (IUU)

Azalan avlanma kaynaklarımızın üzerindeki artan ticari baskı ve etkili yönetim sistemlerinin eksikliği, yasadışı, düzenlenmemiş ve rapor edilmemiş bir balıkçılık endüstrisini ateşlemektedir. Bunun bir örneği de Akdeniz'deki yasaklamalara karşın devam eden akıntı ağlarının aşırı kullanımıdır.

Bütün Akdeniz ülkeleri içinde İspanya, IUU avlanma  problemiyle mücadele etmek için Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Organizasyonunun hareket planında ortaya koyulan, uygun ulusal bir hareket planı  benimseyen tek ülkedir.

Balıkçı tekneleri için herhangi bir bölgesel sicil sistemi yoktur. Fon yetersizliği ve açık denizlerdeki yasadışı avlanma ile mücadeleyle ilgili kanunları uygulamakta ciddi bir altyapı  eksikliği vardır.

Akıntı ağları

17 km uzunluğa kadar varan akıntı ağları ve beraberinde getirdiği hedef dışı avlanma olaylarının etkileri uzun zamandır incelenmektedir. Türü tehlike altında olan deniz kaplumbağaları, yunuslar ve köpekbalıkları da dahil büyük deniz canlılarının popülasyonu için endişe edilmektedir.

2003'ten beri Akdeniz'deki akıntı ağlarının kullanımını yasaklayan ve kullanımlarını ''4 kat daha yasadışı'' hale getiren birçok düzenleme getirilmiştir. Ancak bazı akıntı ağı filoları yeniden yapılandırılırken bazıları hızla genişletilmiştir.

Fas, 300'den fazla akıntı ağı teknesinin faaliyetine izin vermiştir. 90-100 arası gemisiyle İtalyan filosu, 45-100 tekneden oluşan Türk filosu ve 45 ila 75 tekneden oluşan Fransız filosu diğer önemli filolardır.

Kategoriler
_fbq.push(['addPixelId', '1478316175734165']); })(); window._fbq = window._fbq || []; window._fbq.push(['track', 'PixelInitialized', {}]);